Farketme Üzerine

Ümit Gezgin

Farketme, bilincine varma, şey’lerin ruhuna inme.. Şöyle, derin ve ileriye doğru baktığımda; trafiğin yoğunluğunu, ses karmaşasını ve insanların sürekli gidiş gelişlerini görüyor, dahası derinlemesine hissediyorum.

Sanatın hayatın içinde gizli olduğunu, düşünüyorum bir an. Sanatın belki yeniden tanımlanması gerektiğini.. Geçenlerde bir ressam arkadaşın, herkesin sanatçı olabileceğini, sanatın doğuştan değil, sonradan kazanılan bir iş olduğunu, söylemesi bende farklı düşünüş biçimlerinin oluşmasını doğurdu.

Hep tartışılır.. sanat doğuştan mı gelir, yoksa sonradan mı kazanılır, diye.. Demek ki, sonradan da kazanılıyor sanat. Klasik tanımların ötesinde yapılan her şeyin sanat olabileceği, her uğraşın sanatsal bir boyutunun ortaya konulabileceği fikri, sanatın yaygın bir şekle dönüşmesine sebep olmaktadır.

Trafiğin içinde, öyle durup bakarken, trafik ışıklarında karşıdan karşıya geçmeyi bekleyen insanların bazılarıyla göz göze geliyorum. Ne düşünüyorlar böyle bakınca.. Arabalar bu benzin zamlarına rağmen yoğunluğu artırmaya devam ediyorlar. Nereden geliyor bu araçlar, diyorum içimden..

Karşıda, yeni yapılan apartmanın yanındaki ağaçların ne kadar güzel olduğunu farkediyorum. Ağaçların, onların gölgelerine sığınmış sokak kedilerinin ve simsiyah kargaların, kompozisyonda bir parça oluşturduklarını görüyorum.

Doğanın ve insanın insansal bağlamda betimlemesinden bahseder Hilmi Yavuz.. Ve giderek Tolstoy’un bu insani betimlemenin zirvelerini yakaladığını, anlatır. Nasıl olabilir bu? Üzerinde düşünerek, insanların gerçek karakterlerini ve görüntünün ardındaki gerçekliği sezerek, dahası kelimelerle iyi ve özgün tasvir ederek..

Şehri gözlemlemek, şehrin parçalarındaki varlığı ve anlamı kavramak. Yaşaman, hissetmek, giderek sezmek olduğunu, bilmek.

Farketmenin önemli bir şey olduğunu kavrıyorum. Yeniden düşünerek, gördüklerimiz üzerine bile yeniden ve farklı bir şekilde bakarak, tanımlayarak… Anlamlandırarak yeniden her şeyi… Trafik ışıklarını, ışıklarda bekleyenleri.. Arabalarıyla bir yerlere gitmek için yollara çıkıp, pişman olanları ve gidip gelen sonsuz devinimdeki beyaz bulutları.. Bulutlara eşlik eden karga ve martıları.. Günlük rutin içinde devinip duran aynı şeyleri.. Yeniden düşünmek ve yeniden farketmek gerekiyor…

Bir Cevap Yazın