BUDVA (Balkan Günlüklerimin Satır araları)

Nusret Karaca

Ve yolumuz Budva…

Karadağ’ın Güney batısında bir turizm merkezi. Kent ne çok küçük ne de çok büyük. Otobüsümüz sahil kenarındaki park yerine giderken bir iki inşaat halinde yer dikkatimi çekiyor. “Eyvah! burada da mı!” diyecekken eşim, kızım hemen Adriyatik sularına kucak açıyorlar. Koşar adımlarla ve çıplak ayaklarla bir serinleme anı. Ben ve baldızım iskelede bir kafede soluklanıp mavi sular ile fonda anı fotoğrafları çekiyoruz. Benim elimde yine telefon. Notlar alıyorum defterim otobüste olunca (zaten o da yazılara dayanamadı ve doldu.. şimdi yenisi..)

Kıyı turistlerle dolu. Dinginlik… Biraz yürüyüş… Merkezde yine bir AVM. Öylesine dolaşıyoruz.

Dağ yamaçlarına sırt vermiş, koyları, dik dağları ile Türkiye’nin Bodrum’u ya da Karadağ’ın Miami’si deniyor Budva’ya.

Tarihi bölgesi, tarihi bir yarımadanın üzerinde Budva Stari Grad 1979 depreminden etkilense de toparlanıp 1987 de yeniden ziyarete açılmış. Otantik bir bölge.

Bir Orta Çağ Kenti KARADAĞ’da..

Budva da gece hayatı da renkli.

Yatırımlar fazla. Otobüsle bölgeden ayrılırken inşaat halindeki yüksek binalar dikkatimizi çekmiyor değil.

“Her popüler olan yer gibi oraları da mı acaba!..” diye sorular geçiyor aklımızdan.

Çünkü Karadağlılar’ın çalışmayı pek sevmedikleri ve turizm gelirinin onlara yettiğini söylemişti rehberimiz. Rahat olduklarından bahsetmişti fıkralarla, anekdotlarla örnekler vererek.

Birisini paylaşayım:

Rehberimizin bir arkadaşı bir başka arkadaşına oturmaya gider. O sırada telefon ısrarla çalar ve ev sahibi umursamaz. Misafir olan durumu hatırlatır ve neden açmadığını sorduğunda aldığı yanıt şu olur. “Önemli bir şeyse yine arar.”.

Gerçi bu rahatlıkta olan kişilere bizler de şahit oluyoruz ya.

Zenginlikten mi, tembellikten mi, rahatlıktan mı onu bilemem.

*******

Ve de..

BİR KARADAĞ FIKRASI

Karadağlıların çalışmayı pek sevmedikleri söylenir. Turizm geliri ile bir rahatlık belki de… Gezimizde bu konuda fıkralar, anekdotlar dinledik. Birini paylaşayım;

Mecliste çalışma günleri belirlenecektir.

Çeşitli fikirler ortaya atılır.

Bir vekil söz alır. “Bakın! “der. “Pazartesi tatil olsun. Cumartesi ve Pazar sonrası.. Salı günü Çarşamba için hazırlık olsun. Çarşamba çalışalım. Perşembe yorgun oluruz. Cuma da hafta sonu tatiline hazırlık…”diye devam ederken arka sıralardan bir ses yükselir “Her hafta mı Çarşamba günü çalışacağız.!”

(*)Haziran/Temmuz 2018

Bir Cevap Yazın