SATIRBAŞI ANKARA SERGİSİ

Başkent’in 100 yıllık entelektüel birikimi

Satırbaşı Ankara sergisinde!

-Tanpınar’ın ‘Beş Şehir’ kitabı için Osmanlı Türkçesi kaleme aldığı orijinal Ankara notları ilk kez bu sergide gün yüzüne çıkıyor!

-Ankara’nın ilk yayınevinden ilk dergisine, Ankara’yı konu edinen ilk romandan, usta şairlerin Ankara mısralarına, şehrin edebiyat mahfillerinden kurumların yayımladığı şehir kitaplarına, yabancı yazarların Ankara’yı anlattığı kitaplardan, yerli yazarların Ankara metinlerine ve edebiyat dünyasında yolu Ankara’dan geçen bütün edebiyatçıların hikayesi ‘Satırbaşı Ankara’ sergisinde bir araya geliyor!

*

AÇILIŞ 6 HAZİRAN’DA

Başkent Ankara’nın romanlardan yayınevlerine, dergilerinden kültür yayınlarına yüz yıllık entelektüel birikiminin izini süren bir belgesel niteliğindeki ‘Satırbaşı Ankara’ sergisi 6 Haziran Pazartesi saat 15.30’da CSO Ada Ankara’da açılıyor. Sergi açılışının ardından ise 15 şairin yer aldığı ‘Şiir Hatları Treni’ yolcusu şairler de şiirlerini Ankaralılar için okuyacak.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın düzenlediği ‘Başkent Kültür Yolu Festivali’ kapsamında, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğünce hazırlanan ‘Satırbaşı Ankara’ sergisi, 20 Haziran’a kadar ziyaretçilerle buluşacak.

**

Küratörlüğün Mehmet Lütfi Şen’in üstlendiği, proje koordinatörlüğünü Taner Beyoğlu’nun yönettiği, Prof. Dr. Mehmet Can Doğan, Öğr. Üyesi Dr. Bahanur Garan Gökşen, Öğr. Gör. Dr. Erol Gökşen ve Dr. Murat Erdal Dere danışmanlığında hazırlanan sergi, Cumhuriyet’in kuruluşundan 10 gün önce Başkent ilan edilen Ankara’nın o günden bugüne sanat ve edebiyat dünyamıza etkisi gözler önüne seriliyor.

‘ANKARA’NIN KÜLTÜR TARİHİNE TEMATİK BİR BAKIŞ’

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sergi kataloğunun sunuş yazısında ‘Satırbaşı Ankara’ sergisi hakkında şu ifadeleri kullanıyor:

Satırbaşı Ankara sergimizde, Ankara’yı konu edinmiş önemli kurgu ve kurgu dışı eserleri farklı temalar altında sınıflandırarak ziyaretçilerimizle buluşturuyor; edebiyat tarihimize damga vurmuş Ankara çıkışlı dergilere yer veriyoruz. Ankara’nın kültür tarihine geçmiş yazarlara ve edebi şahsiyetlere ilişkin bazı efemera ve filateli öğeleri de yine ziyaretçilerimizin ilgisine sunulmaktadır. Misafirlerimiz, önemli yazarlarımızın yazı ve fikir hayatlarından kesitleri tematik bir anlatım bütünlüğü içinde gözlemleme fırsatını da yakalayacaklardır.

‘BAŞKENTİN BİRİKİMİNİ YÜZBİNLERCE KİTAP ÜZERİNDEN OKUMA GAYRETİ’

Küratör Mehmet Lütfi Şen ise katalog yazısında ‘Satırbaşı Ankara’ sergisinin içeriği hakkında şu bilgileri veriyor:

“Satırbaşı Ankara projesi, yüzyıllık entelektüel birikiminin kitaplar üzerinden bir özeti olarak hazırlandı. Cumhuriyetin ilanıyla İstanbul’daki ve diğer vilayetlerdeki okuryazarlarımızın yeni merkezi olan Ankara, yeni çehresiyle romanlarda ve hikâyelerde yer almaya başladı. Mekân olarak yazarlarımızın tercihi haline gelen Ankara’da, pek çok açıdan ülkeye yön veren gazeteler yayımlandı. Bununla beraber her biri dönemin entelektüel okuluna dönüşen birçok derginin merkezi Ankara oldu. Sizlerin beğenisine sunduğumuz “Satırbaşı Ankara Kitap Sergisi”, modern bir şehir örneği olarak başkentin bütün birikimini sayıları yüz binleri bulan kitaplar üzerinden okuma çabasından oluşuyor. Sergide Ankara merkezli kitaplar, akademik danışmanlarımızın önerisiyle Atatürk, tarih, edebiyat, dergi, sanat, coğrafya, etnografya, flora fauna, sanayi – ticaret, yabancı yayınlar gibi ana kategoriler halinde ve minik seçkilerle izleyiciye sunuldu. Öte yandan “Mısra Mısra Ankara”, “Ankara Edebiyat Mahfilleri”, “Ankara İlhamı”, “Dergiler Yurdu Ankara”, “Şehrin Belleğinden Kalemler”, “Ebedi Ankara Yazar ve Şairlerine Saygı”, “Beş Şehir’de Ankara, Ankara’da Tanpınar gibi özet görsel panolardan oluşuyor.

 ***

TANPINAR’IN EL YAZISI ANKARA NOTLARI İLK KEZ SERGİLENECEK

Tanpınar’ın Ankara’ya da yer verdiği ‘Beş Şehir’ kitabı da serginin temaları arasında. Satırbaşı Ankara sergisi, Tanpınar’ın Ankara’yı en iyi ifade eden edebiyat metinlerinin başında gelen metnine gönderme yapan “Beş Şehir’de Ankara’ ve “Ankara’da Tanpınar” panoları da yer alacak. Tanpınar’ın 1946 tarihinde Ankara’da basılan ‘Beş Şehir’ kitabı için kendi el yazısıyla Osmanlı Türkçesi kaleme aldığı ‘Ankara’ notları da ilk kez ‘Satırbaşı Ankara’ sergisinde gün yüzüne çıkacak. İstanbul Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Ensitüsü Arşivi’nde yer alan orijinal notları ilk kez bu panolarda ziyaretçilerle buluşacak. Panolarda ayrıca Tanpınar’ın Ankara yaşadığı dönemde çekilmiş fotoğrafları ve Ankarlı yazar ve şairlerin Tanpınar’a imzaladığı kitap görselleri yer alıyor.

****

ANKARALI YAZAR VE ŞAİRLER İLK KEZ AYNI KAREDE!

Sergide ayrıca sanat ve edebiyat dünyamızda iz bırakan Ankaralı şair ve yazarların aynı kareye girdiği bir illüstrasyon da ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Sadri Ertem, Falih Rıfkı Atay, Sevgi Soysal, Abdürrahim Karakoç, Halide Edip Adıvar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Adalet Ağaoğlu, Ahmet Muhip Dıranas, Ceyhun Atuf Kansu, Vüsat O. Bener, Kemalettin Kamu, Turgut Özakman, Cahit Külebi, Nuri Pakdil, Memduh Şevket Esendal’ın yer aldığı illüstrasyonda Taha Yiğit Efe’nin imzası bulunuyor.

*****

KATALOGDAN…

REŞAT NURİ, FARUK NAFİZ, BEHÇET KEMAL’İN KİTAPLARINI BASAN YAYINEVİ

Prof. Dr. Mehmet Can Doğan’ın sergi kataloğunda yer alan ‘Ankara’da Yayınevleri’ başlıkla makalesinden:

“29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilan edilmesinden on yedi gün önce yeni devletin başkenti olarak kabul edilen Ankara, yayıncılık yönünden gelişmiş bir şehir değildir. Gazete ve dergi yayıncılığı, 1920’li ve 1930’lu yıllarda epey mesafe kat etse de kurumlaşmış özel yayınevlerinden söz etmek imkânsızdır. Bu yıllarda, kitap yayın işi, nerdeyse her bir bakanlık ve devlet kurumunun himayesinde yürütülür. Bazı bakanlıkların ve kurumların kendi matbaaları vardır ve alanlarına girdiğini düşündükleri kitapları, kendileri yayımlarlar. TBMM, Maarif Vekâleti, Ekonomi Bakanlığı, Başvekâlet İstatistik Umum Müdürlüğü, Diyanet İşleri Reisliği, Ankara Yüksek Ziraat Enstitüsü, Ankara Hukuk Mektebi, Türk Tayyare Cemiyeti, Türk Halk Bilgisi Derneği gibi kurum ve kuruluşlar, kendi matbaalarında uzmanlık alanı kitapları denebilecek yönetsel, öğretici, eğitici ve folklorla ilgili kitaplar basarlar. Edebiyat eserleri ise, gazete ve dergilerin sayfalarında göründükten sonra, CHP’nin yayın organı Hâkimiyet-i Milliye’nin matbaasında basılır çoğunlukla. Söz konusu gazete, Iİstanbul gazeteleriyle kıyaslandığında hayli ciddi ve hantal görünse de, edebiyata epey bir alan açar. Bu tutumda, rejimin beklentileri belirleyicidir. Gazetenin edebiyattan beklentileri veya edebiyata ve edebiyatçıya yüklediği işlev, matbaasında basılan edebiyat eserlerinin de seçildiğini bildirir. Hâkimiyet-i Milliye Matbaası, bir yayınevi gibi işler. 1930’lu yıllarda Faruk Nafiz, İffet Halim, Aka Gündüz, Feridun Fazıl, Hamit Zübeyr, Behçet Kemal, Yaşar Nabi, Reşat Nuri ve Falih Rıfkı’nın bazı kitapları bu matbaada basılır.”

DERGİCİLİK TARİHİMİZİN EN UZUN SOLUKLU DERGİSİ BAŞKENT’TEN

Prof. Dr. Mehmet Can Doğan’ın sergi kataloğunda yer alan ‘Ankara’nın Edebiyat Dergileri’ başlıkla makalesinden:

“Ankara’da 1933’te birbiri ardı sıra dergiler yayımlanır. Bu dergilerin en önemlisi, 15 Temmuz 1933’te yayın dünyasına giren Varlık’tır. Türk dergicilik tarihinin en uzun ömürlüsü olan Varlık, yayınını günümüzde de sürdürmektedir. Dergi; Sabri Esat Siyavuşgil, Nahid Sırrı Örik ve Yaşar Nabi Nayır’ın girişimiyle yayımlanır. Yaklaşık doksan yıllık ömründe, modern Türk edebiyatının pek çok şair ve yazarı Varlık’ta ürünleriyle yer almıştır.”

TÜRK ROMANLARINDA ANKARA’NIN İLK İZLERİ

Doç. Dr. Esra Sazyek’in sergi kataloğunda yer alan ‘Romanımızda Ankara’ başlıklı makalesinden:

Ankara’nın 1920’li yılların sonlarında oluşmaya başlayan yeni ve modern yapısı, sanatçılar, edipler için bir ortam sağlamasının yanında, kurmaca dünya için de gerekli kentsel dokuyu barındırmaya başlar. Böylelikle Ankara, yeni caddeleri, meydanları, özel- sosyal-kamusal binalarıyla romanlara kurmaca ortam olarak da girmeye başlar. Bununla birlikte Ankara’nın Türk romanındaki ilk görünüşünün, Refik Halid (Karay)’in İstanbul’un İç Yüzü (1920) adlı eseriyle olduğunu da belirtelim. Romanda asıl ortam İkinci Meşrutiyet dönemi İstanbul’u olmakla birlikte Ankara, tiftik yünü temin edilen bir Anadolu kasabası hâlinde görünüp yiter. Ankara, yirmili yıllarda kaleme alınan on üç romanda ortam olarak geçer. Bunların hemen tamamı, Millî Mücadele’yi konu edinen eserlerdir. Ancak izleyen on yılda, deyiş yerindeyse niceliksel bir patlama yaşanır ve bu sayı otuz dörde çıkar. Bu artışta hem şehrin romanesk mekânlara kavuşması hem de yazarların Ankara’yı millî davanın kalbi ve yeni devletin modern başkenti olarak gönülden kabullenmesi büyük rol oynamıştır.

.

Bir Cevap Yazın