Nusret Karaca Hocayla Kızıltoprak’ta…

Ümit Gezgin

Sıcaktan per perişan olmuş vaziyetteydim Kızıltoprak tren istasyonuna yakın bir pastaneye oturduğumda.. Tam resim defterimi ve kitabımı çıkaracağım sırada, karşıdan gelmekte olan Nusret Karaca hocayı görünce tebessüm ettim…

Nusret Karaca hocayla

Hocam, hocam.. diye seslendim.. Sağolsun o da el salladı, geldi, oturduk konuşmaya başladık.. O da benim ve Alp Özeren gibi sanat yolunda koşturmaktan zevk alanlardan.. Bizler bu dünyanın Donkişotları olarak, görev bildiğimiz sanat koşturmasını kendi alanlarında yapmaktan mutluluk devşiren insanlarız. Ben, plastik sanatlarda, Nusret hoca, edebiyat ve tarih alanlarında.. Alp hoca da müzik ve iletişim alanlarında müthiş birikim ve donanımlarımızla, hem öğrencilerimize hem de tüm insanlara hizmet etmeyi, ülkemizde kültür kalkınması olarak algılamış insanlarız..

Zaten masaya oturur oturmaz, hemen sanat konularında, sanatın sorunları hakkında konuşmaya başladık Nusret Karaca hocayla..

-Hocam yine koşturmaca, yine sanatsal, edebi telaşlar.. Mutluluk buralarda herhalde bizim için..

-Evet Ümit hocam.. sonuna kadar haklısınız.. Bizim, bizler gibi insanlar için bu yolda koşturmak, aynı zamanda da mutluluk kaynağı.. İstiyoruz ki bir nebze sanat ve kültür yaygınlaşsın, yayılsın, insanlar okusun, yazsın çizsin.. nesiller kültürel donanımlarla mesleklerine yönelsinler.. Ben okuluma yirmi beş yıl boyunca, Türkiye’nin en önemli sanat ve kültür insanlarını getirdim; söyleşiler, imza günleri tertip ettim öğrencilerimle birlikte.. İnanın.. kültür sanat donanımıyla okulu bitirmiş o genç insanlar, daha sonra üniversitelerden, meslek sahibi oldukları zaman ve konumlardan geriye dönerek, aldıkları bilgiler ve donanımlarla şükranlarını dile getiriyorlar.. işte hocam.. mutluluk bu.. bu her şeye değer…

-Tamamen haklısın hocam.. Her şey gençler için.. Sizler liselerde, bizler üniversitelerde çocukların, gençlerin daha iyi donanım kazanması için çalışıyoruz. Bütün birikimlerimizi onlara aktarmaya çalışıyoruz arılar gibi gayret göstererek.. Kimseden de bir mihnet beklemiyoruz.. Gölge etmesinler başka ihsan istemez.. Takdir de doğrusu beklemiyoruz.. Bunu yaymak, çoğaltmak için de Alp hocayla birlikte, gerek liselerde, gerek Halk Eğitim Merkezleri’nde ve üniversitelerde konuşmalar, söyleşiler, paneller ve imza günleri düzenlemeliyiz, önümüzdeki dönemden itibaren…

-Buna tamamen katılırım hocam.. Kimler üniversitelerde, kurumlarda söyleşiler, paneller, imza günleri yapıyorlar. Birtakım popüler tipler, yazdıkları abidik gubidik kitaplar için imza günü üstüne imza günleri tertipliyorlar, söyleşiler falan yapıyorlar durmadan.. Oysa o kitapların içi boş.. zaten o kişilerin doğru düzgün bir şey söyledikleri de yok..

-Meydanı boş buldukları için, yaptırdıkları piar çalışmalarıyla kendilerini iyisinden parlatmaya çalışıyorlar. Ana mesele onlar için çıkar. Bizim için ise eğitim.. Kalıcı ve donanımlı, iyi insan kalibresine sahip yeni nesiller yetiştirmek.. Günümüzde küçüğün büyüğe, büyüğün küçüğe saygısının kalmadığı bir ortamda.. bunun değişmesi için elimizden gelen gayreti göstermek. Saygıyı, sevgiyi, insanlığı.. geri getirmek bir anlamda.. Nesiller arası bağlar zayıfladı.. bunu ancak sanatla güçlendirebiliriz.. onu yapmaya çalışıyoruz.. elbirliğiyle de çalışmamız lazım…

-Alp hocayı da alarak, bir üçlü olarak eğitim kurumlarında söyleşiler ve imza günleri düzenlemeliyiz hocam. Benim gençliğim, çocukluğum Haliç’te, şimdi Bilgi Üniversitesinin olduğu yerde geçti.. oralarda top oynadım ben.. Hatta biliyorsunuz, 2010 Kültür Başkenti kapsamında Haliç kitabı yazdım.. Çocukluğumu, gençliğimi.. eski ve yeni zamanlar Haliç’ini bütün boyutlarıyla anlattım. Bilgi’den de bahsettim.. Onun için Bilgi Üniversitesi’nde böyle bir söyleşi ve imza günüyle başlamamız çok önemli olacaktır. Siz de orada aynı zamanda bir sergi açarsınız.. Çok da iyi olur…

-Haklısınız hocam.. Ben de orada aynı zamanda güzel bir sergi açarım. Barkovizyonda da eski-yeni görüntüler gösterilir, konuşmalar yapılırken.. Konuşmalar sonucunda imza günü de düzenlenir. Alp hoca da güzel müzik ziyafeti verir.. sanatın her üç alanında da anlatacağımız çok şeyler var. İnteraktif bir şekilde, bunları masaya yatırırız.. Bunlar yapılmıyor.. Sanatlar arası diyalog çok önemli, bu alanın önemli temsilcileri olarak bunu en kısa sürede gerçekleştirmemiz lazım…

Bir Cevap Yazın