Sema Uluoğlu ve Dr. Alp Özeren’le Birlikte Sanat Hakkında Konuştuk…

Ümit Gezgin

Bahariye Caddesi’ndeki Penguen Kitabevi’ndeyiz.. Sema Uluoğlu, sanata gönül vermiş, Hukuk mezunu, İktisat alanında doktora yapan değerli bir insan.. O da aynı zamanda müziğe gönül vermiş bir insan.. Dur durak bilmeden çalışıyor ve meslek sahibi birçok insana, sanatla uğraşmaları konusunda örnek bir şahsiyet…

Sema Uluoğlu, Alp Özeren, Ümit Gezgin

Alp hocayı anlatmama bilmem gerek var mı.. Sanatın duayeni Alp hoca.. Sadece müzik sanatı için bir vazgeçilmez değil.. Aynı zamanda iletişim uzmanı.. Bu uzmanlık kuru ve profesyonel bir açıklama gibi durmuyor onda.. Gerçek bir insansever.. Hümanist bir insan.. Herkese yardım etmeyi sevdiği gibi, iyi bir de dinleyicidir, yönlendiricidir Alp hoca…

Üçümüz, yine sanat, merkezine müziği ve müzik eğitimini alarak masa başına oturduk. Çaylarımızı yudumlayarak derin bir sohbete girdik…

Sema Uluoğlu: Müziği çok seviyorum.. bütün boş zamanımı müziğe ayırmak istiyorum. Doktoram tez aşamasında, Makedonya’da tamamladığım hukuk eğitiminin denkliğini de burada kazandım.. Ama içimde bir ukde akademik anlamda müzik eğitimi.. Sesimin çok güzel olduğunu, söylüyorlar…

Alp Özeren: O konuda ben de sesinin çok güzel, daha doğrusu özellikli olduğunu, söyleyebilir. Özellikle türkü formundaki söyleyişin, ona ne kadar egemen olduğunu kanıtlıyor.. Ses tını ve karakterin de özgün ve üst düzey.. Ama müzik eğitimini lisans düzeyinde, akademik boyutta sürdürmek için yapılan çalışmalar başka özellikleri ve donanımları.. daha doğrusu zorunlulukları gerektiriyor… Bu bazen, yani hazırlık çalışmaları yıllarca da sürebiliyor. Bazıları buna hazırlanmadan, müziği amatör bir ruhla sürdürüyor.. Tabi bu bir tercih.. Bana göre herkes müzikle, belki Ümit hocam da katılacak; resimle uğraşmalı.. Müziğe çok genç yaşta başlamak tabi çok önemli.. Resim için nasıl tam bilemem tabi..

Ümit Gezgin: Tabi ortak noktalar var ama.. Farklılıklar da var.. Yetenek önemli elbet.. daha sonrası o yeteneği işlemek, geliştirmekle ilgili.. en sonunda da özgün bir yol çizmek gerekiyor.. Bu nasıl olacak? Çalışma gerekli, ama yeterli değil.. Özgünlük, belki sanatların temeli.. yani sanatçı olmak istiyorsan, özgün olman, özgünlüğe ulaşman gerekiyor.. Onun nasıl olacağıyla ilgili bir formül, bir reçete yok.. Eğitim bunun bir parçasını karşılayabiliyor ancak.. Belki temeli oluşturuyor.. Ama inşaatı bitirmek yine de kişiye kalmış bir şey…

Sema Uluoğlu: Hocam ben de tamamen katılıyorum.. Kişinin gayreti önemli.. sevmesi önemli.. ben de, içimde hep bir ukde kalmıştır.. müzik.. müzik benim hayatım.. ama gençken, okul yıllarında aileler sanata yönlendirmiyor zaten.. bu işte para kazanılmıyor, diye daha çok.. Aileler genelde çocuklarını para ve itibar kazanacakları mesleklere yönlendiriyorlar.. Bu yüzden toplum sanatsız, sanatçısız kalıyor.. Belli bir yaştan sonra da o insanlar, benim örneğimde olduğu gibi.. sanata yönleniyor.. sanatı daha çok seviyor.. tutkuyla bağlanıyor sanata.. aslında daha verimli ve daha çıkar dışı bir iletişimi oluyor sanatla…buna da önem verilmesi, destek olunması gerekiyor bence…

Alp Özeren: Haklısın ama, akademik dilin ve yöntemin de kendine göre kuralları var. Onlar da gerçekleştirilmesi lazım.. Zaten sanat, yaratıcılık falan, diyoruz ama.. bunun eğitim boyutunun aynı zamanda bir bilim olduğunu da bilmek durumundayız.. bilim de uzun yıllara yayılan bir gayreti, disiplini gerektiriyor…

Bir Cevap Yazın