Haşim Nur Gürel’in “SIĞ SULARDA SANAT VE SİYASET” Kitabı Üzerine

Ümit Gezgin

Kitaplar ve yazılar kalıcılığını sürdürüyor. Şayet tutarlı ve vizyon barındıran açılımlar barındırıyorsa, herkesi aydınlatmaya ve takdir toplamaya da devam ediyor. Yok, “atmasyon tirilasyon” şeylerle dolu, kendini inkar eden açıklamaları ve yorumları kapsıyorsa, sadece gülüp geçebileceğiniz şeyler toplamı anlamına geliyor…

Sevimce Sanat Galerisi Yayınları olarak 1996 çıkan kitap, genelde 1983-1996 yılları arasındaki yazılarını kapsıyor. Bu yazıların içinde, sonrasında Haşim Nur Gürel’in yaptıkları ve düşündükleriyle çelişen yazılar olduğu gibi, aynı zamanda tutarlı ve doğru yazıları da içeriyor…

Mesela benim de doğru kabul ettiğim şu tespiti yapıyor Gürel; “… Kendilerine inanan koleksiyoner toplulukları oluşturmaya yönelmeleri ve onlara kendi yapıtlarını satmanın yanı sıra başka sanatçıların yapıtlarına yönelik taleplerinin aracılığı yolu ile de bazen kazanç sağlamaları… Resmiyle yaşayan ressamların bazılarının fahri veya resmi sanat danışmanlığı kisvesi altında gizli galericiler olarak da görev yaptıkları bir vakıadır..”

Şimdi buna ne denilebilir. Türk sanat ortamı ve sanatçı kalitesi işte bu.. Esnaf mantığı.. Gürel, doğru bir tespitte bulunuyor, daha doksanlarda söylüyor bunu..

Sonra yine; “…Resim alımları genelde ‘yanlış’ ile ‘çok yanlış’ arasında değişen tercihlerle karşımıza çıkmaktadır.”

Yani resim alımlarını kim yapıyorsa.. doğru değilmiş.. Acaba bunda bu güne kadar Haşim Nur Gürel’in hiç katkısı olmuş mudur? Ben de bu soruyu soruyorum kendisine…

Haşim Nur Gürel, kitapta şunu da yazıyor; “.. Her yıl bu piyasayı ayakta tutan ‘YENİ ALICILAR’ ise, yabancısı oldukları sularda paraları ile bu yanlış dönen çarkın itici gücü olmaktadırlar.”

Gürel, hayal dünyasında yaşıyor.. Bu yazıları yazdığı yıllarda doğru düzgün sanat piyasası bile oluşmamışken, bir de her yıl yeni alıcılar devreye giriyormuş.. Neresi burası böyle?… Bir de bunlar, hiçbir şey bilmeden, ‘itici güç’ oluyorlarmış.. Gerçeklikten kopuk ancak böylesi bir yorum yapılabilir..

Sonuç olarak bir kitapta bütün yorumlar mantıklı, tutarlı ve gerçeğe yaslanacak değil herhalde.. Ama ayakları yerden bu kadar da kesilmemeli…

Daha çok üzerinde durulacak mesele var kitapta…

Bir Cevap Yazın