Vefatının Ardından, İddiaları Kaldı… ADNAN ÇOKER: “Türkiye’de Ressam-Messam Yok!”

Ümit Gezgin

Türk resminin aykırı çocuğu.. doksan beş yaşında vefat etmiş olmasına rağmen, her zaman için çatlak ses çıkarmayı başarmış bir ustaydı..

Kimi kendisini hiç sevmezdi. Hatta soyut resmi bile çalıntı olarak görürdü. Şadan Bezeyiş; “Soyut resmi benden çaldı..” demiştir. Her kafadan, her iddialı ressamdan bir öneri gelmiştir. Bu da sanatçı için belki doğaldır doğal olmasına da, bunun bir ayarı, bir ortalamasının olması lazım.. Ressamlar her şeyi söyleyebilir belki ama.. bunları tartmak ve düşünmek gerekmektedir. Çünkü her ressam teraziyi kendi kefesi ağır gelecek şekilde tartıyor.. Nalıncı keseri gibi de her şeyi kendine yontuyor…

Adnan Çoker de her şeyi kendine yontan ressamlardandı…

“Artık tuval resmi öldü” eleştirilerine ne diyorsunuz?” sorusuna verdiği yanıtta ise, şöyle demişti:

“Hadi efendim, hadi efendim… Sen öldün kerata! Resimden önce sen öldün! O resim hep yaşıyor, ama sen hayatta olduğun halde yaşamıyorsun? Nerede senin ürettiğin görüntü? Bakın böyle sinirleniyorum ama Türkiye’de ressam messam yok! İstanbul’da yok, Ankara’da hiç yok! Ankara sıfır, İstanbul bir parça daha iyi… Mesela Nuri İyem, bir görseniz hayret edersiniz. Bunlar yapılır mı kardeşim? Bu ne? Kötü kötü resimler. Türkiye’de bunların mı olması gerekiyor? Böyle resim olmaz. Bir zamanların komünist resimlerine takılmış. Hiçbirisine yokum ben. Sanki orijinalite oradan oluyormuş gibi resim sanatına Anadolu’dan yürüyorlar. Yok böyle bir şey. Onların altındaki resimsel eleştiri değil, palavradır. Benim bildiğim büyük sanatçılar takip edilir, sokaktaki kişi değil. Bütün dünyada bu böyledir. İtalyan ressamlara bakın. Ne müthişler!”

Adnan Çoker ‘köylü’ resmine karşıydı. Aslında Nuri İyem üzerinden, Bedri Rahmi’den, Cihat Burak’a ve bugün; ‘naif resim’ denilen bütün eften püften resimlere ve ressamlara karşıydı.. Resmin entellektüel bir alan olduğunu düşünür ve slogana sapan resimden ve ressamdan da nefret ederdi…

Onun resminin de özgün olmadığı, taklide yaslandığı ve en önemlisi pentür değil, grafik olduğunu, söyleyerek eleştirenler de oldu…

Sonuç olarak eleştiriler sanatı ve resmi besler.. Bu tartışmaları daha da genişletmek lazım…

Bir Cevap Yazın