“Göstermelik” Kültür Yolu Festivali…

Ümit Gezgin

Göstermelik festivallerden biri de bu: Kültür Yolu Festivali.. festivalleri…

Nitelik sorunu bu tür festivallerde her zaman yaşanmıştır. Birtakım kişiler göstermelik kültür, sanat, sempozyum, etkinlik vb. çalışmalar ve gösteriler düzenlerler.. Amaç, gerçek anlamda festival, sanat, sempozyum düzenlemek değil; “kısa yolun karı” nı elde etmektir..

Kültür Yolu Festivaller dizisi de daha çok bu tür, ‘kısa yolun karı’ düzleminde bir etkinlikler toplamı gibi görünüyor..

Neden böyle görünüyor? Çünkü işin içinde olan bazılarını biliyoruz ki, bunlar her zaman için önde olmak, bir bilen görünmek için her türlü cevvalliği yapan, (ihtiraslı muhteris’ kabilinden kişiler.. Çoğunun lise eğitimi bile yoktur. Ama sanat konusunda kendilerini uzman, küratör, bilirkişi, yetkin vb. kabul ederler ve bunları kabul ettirmek için ellerinden gelen bütün hokkabazlıkları gösterirler.

Bakarsınız bir gün karşınıza küratör olarak çıkarlar, bir gün uzman, danışman, bilirkişi…

Bu festivaller dizisinde de bunlardan pek çok var. Türkiye’deki etkinlik, fuar, festival, yarışma, sempozyum, çalıştay… aklınıza ne geliyorsa.. sanat adına yapılan, kültür adına biçilen bütün çalışmalarda bunlar… Gerçek niyetleri kültür ve sanat değildir.. ranta ulaşmak için kültür ve sanatı, bu en hassas ve yuvarlak alanları kullanmak, kendilerini bilen kişi olarak pazarlamak ve yollarını bulmaktır…

Bu Kültür Yolu Festivali de, diğer bu yolun yolcuları gibi; aslında ‘İpek Yolu’na hizmet eder bab’tan, kar elde etme gayretlerinin neticesi olarak birtakım kişiler tarafından ‘piyasa’ya sürülüyor ki… Bunlara katılanlara mı acımalı.. yoksa ‘sanat’, ‘kültür’ denildikçe büyülenmiş, hipnoza kapılmış kişiler gibi uyurgezer taifeye mi.. yoksa her zaman uyanık çıkar erbabına mı.. (çıkar erbabı acınacak durumda değil elbet… gerçekten onlar acıyor bu ağa düşen zavallılara…)

Velhasıl, her alanda olduğu gibi, liyakatin rafa kalktığı kültür-sanat alanlarında da düzenlenen festival, etkinlik, sergi, sempozyum, yarışma vb. gibi şeylerin gelecek açısından, ne yeri var ne yurdu…

Sadece birbirimizi kandırmakla meşgul oluyoruz…

Ama eleştirinin birinci vazifesi de, bu sanatı ve kültür-sanat kurumlarını çıkar amaçlı kullanan kişileri de bir bir ortaya çıkarmak olmalı…

Bir Cevap Yazın