Günler Geçiyor Sen Ne Dersen De…

Ümit Gezgin

26 Ekim 2022, Çarşamba

Günler geçiyor sen ne dersen de.. Yıllar geçiyor.. farketmesen de…

Evet, günler ve yıllar peşi sıra geçiyor ve bizler oyalanıyoruz.. Kendimizi kandırarak oyalanıyoruz ve geçen zamanı durdurmak da mümkün olmuyor… Şair boşuna demiyordu.. “Nedir zaman nedir.. Bir su mu.. bir kuş mu.. ” diyerek.. Gerçekten de Ahmet Haşim‘in dediği gibi, “Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden, eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak..” mı gerçekten zaman ve insan gerçekliği.. Bilmiyoruz.. Bilmediğimiz, tam da anlayamayacağımız bir hayatı yaşıyoruz dostlarla, arkadaşlarla, meslektaşlarla.. ve.. tüm çevremizdeki insanlar ve nesnelerle birlikte…

Hocalarla birlikte tüm güzellikleri ve anlamlı değerleri paylaşıyor ve sanatla birlikte var oluyoruz…

Bugün yine her sabah olduğu gibi erkenden kalktım.. çamaşır, bulaşıktan sonra.. kendimi dışarıya attım.. bir kafeye giderek çayımı yudumlamaya başladım ve havanın, ağaçların.. çoğu kişiye sevimsiz gelen o kara kargaların ne kadar sevimli ve içten olduklarını kavradım…

Ezgi hocamıza bir tablomu hediye ettim..

Okula uzandığımda sevgili öğrencilerim beni bekliyordu.. nezaketle hocalarını karşıladılar.. Bütün öğrencilerim aynı zamanda benim çocuklarım.. Onlara marketten güzel bir kurabiye aldım ve birlikte çay da yaparak bir güzel yerken.. sanattan, eğitimden, öğretmen olmaktan ve ilerde sorumluluk sahibi olarak diğer gençlere.. ortaokul ve lise talebelerine nasıl davranmaları ve onlara sanatı nasıl öğretip, sevdirmeleri gerektiği konularında fikir alış verişinde bulunduk..

Unutulmaz hatıraları oluşturur unutulmaz kareler…

Birçokları şehrin çok uzak semtlerinden gelmişlerdi.. Resim sanatını, öğretmenliği, görsel sanatları öğrenmek, kendilerini yetiştirmek istiyorlar..Ve ayrıca bu yetiştirme aşamalarından sonra.. kendileri de öğretmen olarak çalışmalarını sürdürmek istiyorlardı… Ne kadar güzel bir şeydi bu.. Kendileri de bilgi birikimlerini ve tecrübelerini anlatmak istiyorlardı…

Hocalarımızla bir çay içimidir mutluluk…

ÖĞRENEREK ÖĞRETMEK VE HAYATI ANLAMAK ÜZERİNE

Hayatı anlamak için, ısrarla ve inatla gayret sarfetmek ve kendini eğitime, öğrenmeye ve gençlere vakfetmek gerekmektedir..

Gençlere eğitimin penceresinden elbirliğiyle bakmak…

Yolda yürürken insanlara bakıyordum.. Onları Sait Faik gibi görmek istiyordum.. Anlamak, değerlendirmek.. En basit ve sıradan insanın bile bir insan olarak değer ifade ettiği ve ancak eğitimle bir insanın insanlaşma süreci içinde bir anlam ifade edeceğini bilmek gerekmektedir. Gerçekten de eğitim hem insanın kendini eğitmesi ve yetiştirmesi anlamlarına gelmektedir.. hem de başkalarından ve başka şeylerden.. mesela kitaplardan.. hayattan, bazen diğer canlılardan.. kedilerden, köpeklerden ve kargalardan.. bir şeyler devşirmek, örnek almak anlamlarına gelmektedir.. Hayatın içinde neyin ne zaman ne öğreteceği pek belli olmaz.. Bu yönüyle hayat süprizlerle doludur ve insanın da her zaman için sürprizlere açık ve hazır olması gerekir…

Hocalarımızla birlikte tabloların arasında…

Okulda.. Zeynep Öztürk hocamızın yanına giderek, sağolsun çayımızı kahvemizi içip güzel güzel sohbetler edebiliyoruz ve birbirimize bütün hocalarımız olarak nezaket kuralları dahilinde davranıyor ve bütün öğrencilerimize de örnek oluyoruz.. Öğrencilerimiz bu birbirimize karşı takındığımız nezaket ve güzellik içinde bizleri seviyor ve sayıyorlar.. bilgilerimize, tecrübelerimize de değer veriyorlar.. Eğitimi, hocalığı ve öğrencilerimizi karşılıksız sevmemiz ve birbirimizi saymamız.. hem hayata, hem de eğitime karşı bizleri daha fazla bağlıyor, sevgi tomurcuğunu içlerimizde büyüttükçe büyütüyor…

Müzik, hayata güzellik ve anlam katıyor.. İnsanları daha bir içten bağlıyor birbirine…

Hayatı anlamak, birbirimizi anlamak ve sevmekten geçiyor.. Kimse kimseye küs olmaması lazım.. Dostluklar, arkadaşlıklar, insanlıklar.. Sokak canları olan hayvanları sevmek.. Ağaçlara sevgiyle bakmak.. Yaşlılara, büyüklere dostluk ve muhabbetle eğilmek.. O zaman daha iyi anlaşılıyor hayat.. O zaman eğitimin değeri, insanlığın değeri daha iyi, daha yakından anlaşılıyor…

Zaman, kitaplarla birlikte anlam buluyor.. Şayet bu bir müzisyenin kaleminden çıkmışsa…

Okulda, hocalarımızla birlikte güzel bir toplantı ve doğum günü kutlamasıyla sevgiyi, saygıyı paylaştık ve güzellikleri çoğaltmaya çalıştık.. Hem öğrencilerimizin değerini anladık.. hem de hocalarımızla birlikte uyum ve dengeyi paylaşmanın ne kadar güzel ve anlamlı olduğunu bir kez daha tecrübe ettik…

Hayata müziğin ritmiyle, sevecenlikle bakmak…

Şairin dediği gibi, “Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden, Eteklerinde gümüş rengi bir yığın yaprak.. Ve.. bir zaman bakacaksın semaya.. Ağlayarak…”

İnsanın hayatı trajedilerle dolu.. Bu gerçekliği bilerek, kimseyi kırmadan, incitmeden yaşamak ve hayata anlam katmak gerekiyor.. Eğitim de, eğitimci olmak da herhalde en güzel yönü insanın.. Kendi konumumuza ve durumumuza neşe ve mutlulukla bakıyoruz… İyi ki eğitimciyiz ve iyi ki sanat eğitimcisiyiz…

Bir Cevap Yazın