Mekanın Sanatsal Belleği ve Şiirselliği

Ümit Gezgin

Deniz kenarında, karşıda Haydarpaşa Gar’ı tarihi binası.. Örtülere bürünmüş, sürekli bir restorasyonda.. o ara tarihi buluntular da ortaya çıkınca Bizans’tan kalma.. tadilat ve tamirat da biraz rafa kalkar gibi oldu.. bina bütün tarihi gerçekliğiyle başka bir kimliğe büründü adeta..

Ben de resmin peşindeyim.. Resme bakıyorum. Resmin nasıl ortaya çıktığını düşünüyorum. Bir ressam neler düşünür resim yaparken, diyorum içimden. Bazen anlık bir izlenim çıkar ortaya.. Bazen resim yapmakta zorlanırsın..

Hasan Vecih Berekoğlu, ‘Kurbağalıdere’

Tabi damla damla birikir resim.. Şiir gibidir. Şiir de damla damla birikmiyor mu.. Ne zaman ortaya çıkacağı belli olmaz… Resmin anlattığı şeyle, fotoğrafın anlattığı bir değildir.. Doğayı farklı şekillerde görürüz.. fotoğraf görme biçimlerinden biridir.. Sanat bir görme biçimidir..

İbrahim Çallı

Kurbağalıdere kenarına indiğim zaman da anlıyorum, resimle görmenin ve fotoğrafla gerçekliğin birbirinden farklı şeyler olduğunu.. Derenin gerçekliğini bilen var mı.. Veya bilen birinin olabilmesine imkan var mı.. Dönem dönem dere de değişti.. Büyüktü, küçüldü.. kara tarafından, evler, apartmanlar, hatta uyduruk binalar tarafından, uyduruk köprüler tarafından istila edildi.. Bir zaman geldi boklu dere oldu.. çevresinden dolaşılmaz oldu kokudan.. o kadar pis kokuyordu ki.. insanlar burunlarını tıkamak zorunda kalıyorlardı.. yanına yaklaşamıyorlardı derenin…

İbrahim Çallı

Gel zaman git zaman dere de değişti.. dere olmaktan çıktı.. başka bir şeye dönüştü.. Denize açılan bu kapı, sanki denizle bir dönem tüm bağını yitirmişti.. Sonra sonra açıldı ve hem güzelliğin hem de sanatın kaynağı olmaya başladı.. O zaman anladım ben de Hasan Vecih Berekoğlu’nun dere manzaralarının anlamını.. Daha derinden ve güzel hissettim onu..

İbrahim Çallı, öğrencilerine resim sanatını anlatıyor…

Sanat gerçekliğe bir müdahale.. Bunu ancak sanatın içinde olanlar bilebilirler.. Yoksa mide düzeyinde bir hayat yaşayan ve bütün edebiyatı ve dedikodusu da bu düzeyde olan insanların sanatı bilip, anlayabilmesi.. giderek zevk alıp, mutlu olmalarına imkan ihtimal yoktur ki.. Onlardan yüz çevirmek gerekir, uzak durmak gerekir ancak.. Bir şey veremez yaratıcı insanlara onlar.. Ancak küçümserler, ezip, yok etmek isterler.. Yaratıcı, sanatçı insanı çevrelerinde görmek istemezler onlar.. Yok etmek isterler ve varlıklarına da tahammül edemezler.

Cevat Dereli

Sanat bir nevi düşünme biçimidir. Düşünmeden uzak duran insanların sanata yakınlaşmaları mümkün değildir. Bir risk alma biçimidir aynı zamanda.. Hayata ve ölüme bakma biçimi.. Yeniliğe açık bir şey.. Tamamen düşle, duyguyla, akılla, ruhla ilgili bir şey…

Hale Asaf

Resimlerin dünyası, gerçek hayatın sıradanlığının ötesindedir. Monotonluğun dışındadır resimlerin dünyası.. Resimlerin bana verdiği huzuru ve dinginliği gerçek hayat vermiyor. Başka dünyalardan, estetik ve serinletici şeylerden bahsediyor resimler…

Bir Cevap Yazın