MARMARA ÜNİVERSİTESİ’İNDE “24 Kasım Öğretmenler Günü” Etkinliklerle Kutlandı

Ümit Gezgin

Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi tarafından düzenlenen ve Güzel Sanatlar Bölümü, Resim ve Müzik Öğretmenlikleri Anabilim Dalları’nın katıldığı etkinlikler, 24 Kasım Öğretmenler Günü’ne yaraşır bir şekilde kutlandı…

Kutlamanın ilk durağı Dr. İbrahim Üzümcü Konferans Salonu‘ydu.. Buradaki açılış töreninde, Atatürk Eğitim Fakültesi Dekanı, Prof. Dr. Seyfi Kenan‘ın açılış konuşmasıyla başladı. Seyfi Kenan konuşmasında, Öğretmenliğin çok önemli olduğunu, bir meslekten öte, yaşadığı topluma kültürel ve düşünsel bir hizmeti olarak algılanması gerektiğini, belirtti. Tıpkı arıların muazzam çiçeklerden beslendiği gibi, insanın da çok farklı kaynaklardan beslenmese gerektiğini, söyledi…

Açılış konuşmasının ardından, Güzel Sanatlar Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mustafa Uslu yönetimindeki Marmara Üniversitesi Türk Müziği Topluluğu tarafından sunulan müzik ziyafeti kalabalık bir seyirci tarafından alkışlanarak dinlendi.

Dekan Prof. Dr. Seyfi Kenan’ın, Prof. Dr. Mustafa Uslu’ya teşekkür etmesi ve çiçek takdim edip fotoğraflar çekilmesinden sonra, eski yeni hocaların, 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlandı.. Daha sonra Atatürk Sanat Merkezi Sergi Salonu‘ndaki, Resim-İş Öğretmenliği Anabilim Dalı tarafından hazırlanan ve akademisyen ve master, doktora öğrencilerinin katıldığı sergiye geçildi…

Sergide Resimden, Seramiğe, Fotoğraftan, Özgünbaskı ve Geleneksel Türk Sanatına kadar görsel ve plastik sanatların birçok alanında eğitim ve öğretimini sürdüren öğretim elemanları ve doktora öğrencileri katılıyor…

Sergiye eserleriyle katılanlar:

Prof. Dr. Şehnaz Yalçın (Resim), Prof. Dr. Evren Daşdağ (Seramik), Doç. Dr. Ümit Gezgin (Resim), Doç. Dr. Nermin Özer Özcan (Geleneksel Türk Sanatı), Öğr. Gör. Dr. Şerif Günyar (Seramik), Öğr. Gör. Dr. Mert Gürhan (Fotoğraf), Arş. Gör. Dr. Melik İskender (Resim), Öğr. Gör. Neşegül Ekinci (Resim), Öğr. Gör. Zeynep Öztürk (Resim), Gökçepınar Tunaboylu (Resim), Zeynep Abacı (Resim), Eğitimci ve Doktora Öğrencisi Kader Akçay.

Dekan hoca, sanatçıları tek tek dolaşarak, eserler hakkında bilgiler aldı. Birlikte fotoğraflar çekildi. Zeynep Öztürk hocamızla başlayan sergi turu, bütün hocaların eserlerini tek tek inceleyerek tamamlandı.

Endemik çiçeklerden yola çıkarak, büyük boy tuvallerde, tekstil tekniğini de kullanarak, özgün bir yorum kimliği geliştiren Öğr. Gör. Zeynep Öztürk hoca, Dekan Prof. Seyfi Kenan’ın sanatı hakkındaki sorularına tek tek açıklayıcı cevaplar verdi. Sanatının bir doğaseverlik, tabiatın içindeki ilahi gerçekliği arama ve estetik olarak ortaya koyma biçiminde yansıdığını, günler ve haftalar boyu süren titiz bir işçilik ve estetik gayret sonucunda bu eserlerini bitirdiğini, söyledi.

Ben, Doç. Dr. Ümit Gezgin de, kendi resimlerim hakkında bilgi verirken, spontane mekan ve İstanbul çalıştığımı.. ilhamla resim yaptığımı.. ilham gelmediği zaman resim yüzeyinin beyaz bir ayna olarak ancak kendi boşluğunu dile getirdiğini, söyledim.. Dekan hocamız tarzını biraz değiştirmişsin, dedi.. ben de zaman bizleri değiştiriyor hocam, dedim.. An an farklılaşıyoruz ve bu da resimlerimize de yansıyor.. dedim..

Daha sonra Doç. Dr. Nermin Özer Özcan hocamızın geleneksel sanatlarımızı çok başarılı anlatarak, yansıtarak ve çözümleyerek yaptığı eserlere yöneldik. Yine dekan hocamız Nermin hocamıza büyük bir sabır gösterdiğini takdir hisleriyle dile getirdi. Nermin hocamız da çalışmalarının özgün ve büyük emek isteyen yapılar şeklinde geliştiğini.. geleneksel sanatımızın bezeme, altın varak, çizgi, üslup dahilinde oluştuğunu, gerek hat, gerek tezhip ve ebru, hatta giderek cilt ve geleneksel tasarımın kendi ilgi ve çalışma alanı olduğunu belirtti…

Prof. Dr. Şehnaz Yalçın hocamızın büyük boy tablosunun önünde yine hocadan bilgi aldı dekan hoca ve Şehnaz Yalçın hocamız figür temelli, mekan insan çözümlemelerini özgün bir başarılıkta sürdüren sanatçılardan biri olarak.. renk, biçim dengelerini çok iyi kurduğu resimleriyle tanınıyor. Koyu, açık dengesinin anlam katmanları içinde eritildiği tablosu, etkili bir ışık ve koyuluk içinde, büyülü bir atmosfer yaratarak var oluyor ve bunun da dekan hoca özellikle üzerinde durdu ve etkili bir resim dili tutturmuşsunuz hocam, dedi. Burada figür, insan anlatımını mekanla bütünleşik biçimde, fululuk ve netlik kategorileri içinde yeniden kurgulamışsınız, diyerek, resimde saygı uyandıran bir başarıya ulaştığını da ayrıca tekrardan belirtti…

Daha sonra Prof. Dr. Evren Daşdağ hocamızın değişik dönemlerde üretilmiş heykel, seramik ve taş çalışmaları içeren büyük boy pano tasarımının karşısına geçtik. Tek tek bütün fotoğraflardaki nesne ve tasarımlarla ilgilendi Dekan Prof. Dr. Seyfi Kenan hocamız. Her sanatçı hocamızla olduğu gibi, Evren hocamızla da fotoğraflar çektirdi. Evren hocamız, ayrıca bu eserler için ne gayretler gösterdiğini de tek tek anlattı. Ayrıca seramik çalışmalarının geçmişi, tekniği ve anlamı üzerinde de durarak, bu anlamların nerelerden kaynaklandığı hakkında bilgiler verdi…

Bilgi alma sırada genç kuşak hoca ve sanatçılarından Öğr. Gör. Zeynep Abacı hocaya gelmişti.. Değerli hocamız kendi çalışmaları hakkında güzel, net ve yalın bilgiler verdi. Ontolojik bir hikayesi olduğunu, çalışmalarının belirtti. Kendi varlığı/varoluşu ve aynı zamanda bedensel ve ontolojik varlığını da bir figür ve anlam gerçekliği olarak kompozisyonun içinde yeniden konumlandırdığını anlattı.. Kavramın görselleştiği bir dünyada, kendine özgü bir dil ve kurgu geliştiren Zeynep hocamızın açıklayıcı ve tatmin edici bilgileri hepimizi aydınlattı..

Sıra Öğr. Gör. Gökçepınar Tunaboylu hocamıza gelmişti.. Onun resimlerinin temelinde de kadın sorunsalı olduğu kadar aynı zamanda, yaşadığımız çağa ve insan tekine de gönderme içeriyordu. Reel figür gerçekliği, sembolik tanımlarla çoğalmış ve kadın imgesi, güçlü figür anlatımının içinde, sembolik bir alana uzanmıştı. Plastik özgünlük, kavramsal gönderimlerle çoğaltılmış ve böylece figürün ve temelinde kadının var oluşsal hikayesi devreye girmişti..

Öğr. Gör. Neşegül Ekinci hocamız da yine, kadın duyarlılığı ve gerçekliğine atıfla şekillendirdiği güçlü kadın figürü anlatımını, plastik dilin özgünlüğüyle güçlendirmişti. Dekan hoca, Neşegül hocamızın anlatımları ve gerçekliğe ve kadın sorunsalına dokunan renk ayarlamaları ve desen değerlendirmelerin özgün ve güçlü yapıldığı tablosu karşısında hayranlığını defalarca dile getirdi.. Mutluluk, mutsuzluk, acı, dram ve var oluştan kaynaklanan umut olgusu.. kadını merkeze aldığı yorum denemelerinde hep yeni ve özgün açılımlara çıkıyordu Neşegül hocamız da…

Geldik Eğitim ve bizde doktora yapan Kader Akçay‘ın resimsel kültürüne ve estetik ve düşünsel olarak ele aldığı ve değerlendirdiği plastik yapı bütünlüklerine.. Burada ben dekan hocamıza onun resimleriyle ilgili değerlendirmeler yaptım.. Kader hocanın değerli bir figürcü olduğunu.. sadece figürün salt anlatımıyla sınırlı kalmadığını ve aynı zamanda kadın gerçekliğiyle ilgili olguları da olabildiğince özgün bir plastik dille tanımladığını ve kullandığı renk ve ortaya koyduğu biçim denemeleriyle de bunu başarılı bir şekilde dile getirdiğini, söyledim…

Arş. Gör. Dr. Melik İskender hocanın da kolajvari çalışmaları dekan hocamızı ziyadesiyle ilgilendirdi. Anlatım şeması içindeki kaosu dile getiren ve tek renk tonunun değer skalaları içinde gelişen ve aynı zamanda kavramsal, düşünsel ve güncel gerçeklikleriyle, tarihsel referanslarını, kendi dilinde kurgulayarak anlattığı resimsel çalışmaları dekan hocamızın ilgisini yine ziyadesiyle çekmiş ve bilgilenmek için de soru üzerine sorular sormuştu..

Bu soruları Öğr. Gör. Dr. Şerif Günyar hocamızın seramikleri için de sordu dekan hoca.. Meraklı bir yaklaşımla seramik sanatının teknik ve estetik özelliklerine değinmek ve bilgi almak istedi. Şerif hoca da özellikle kendi geliştirdiği sır’ın ancak kendisi tarafından kullanıldığını, söyledi. Kuş formundan yola çıkarak yaptığı yorumların gerçekten erişilmez düzeyde olduğunu belirtmek lazım.. Keza iç içe geçen tabaklar kompozisyonu da özgün bir tasarım olarak belleklerinde yerini aldı…

Son olarak Öğr. Gör. Dr. Mert Gürhan hocamızın fotoğrafına, ordaki bireysel portre anlamına ve nasıl fotoğrafa dönüştüğü ve anlam katmanları içinde, birden fazla bakışı ve anlamı kapsadığını anlamlandırmaya çalıştı. Bir fotoğraf farklı teknikler kullanıldığında sanatın farklı disiplinlerini de kuşanarak yeni anlamlar kazanacağını çok iyi gösteriyordu..

En sonra bir değerlendirme konuşması ve yapan emeği geçen herkese teşekkür eden dekan hoca, Anabilim Dalı Başkanımız Prof. Dr. Tayfun Akkaya hocamızın da anlam dolu keskin gözlem ve değerlendirmeleri hakkında da değerlendirmeler yaptı.. Keza Tayfun hocamız serginin başlangıcında da katılanlara ve sergiye gezenlere yaptığı değerlendirme konuşmasında da, bu ve benzeri aktivitelerin ve sanatsal faaliyetlerin durmaksızın devam edeceğini belirttiği konuşmasında yeni katkılar sağlamıştı..

Müzik Anabilim Dalı’ndaki değerli öğrencilerin, Bölüm Başkanımız Prof. Dr. Mustafa Uslu hocamızın görevlendirmeleriyle verdikleri müzik ziyafetlerinin de her türlü takdirin üstünde olduğunu, burada özellikle belirtmek gerekmektedir. Mevlana’nın dediği, müzik ruhun gıdasıdır, sözü çok güzel, müzik sanatını ifade etmiş durumdadır. Müziğin ruhumuzun pasını silen nağmeleri, renk, biçim ve anlamla bütünleşince, Müzik ve Resmin bütünsel kimliği ve birbirini tamamlayan estetik gerçekliği bir kez daha ortaya çıkıyordu..

Fotoğraflar fotoğraflar.. Güzel, anlamlı, tarihe kalan fotoğraflar çekilerek, güzel paylaşımlar, anlamlı konuşmalar ve sanat, kültür, müzik üzerine sohbetler gerçekleştirilerek.. 24 Kasım Öğretmenler Günü’ne uygun bir sanatsal, kültürel anlam yaratılmış oldu… Bir 24 Kasım daha böylece güzelliklerle tarih oldu…

Bir Cevap Yazın