Çağdaş mı, Güncel mi?

Kader Akçay

Çağdaş Sanat Contemporary Art’ın Türkçe karşılığıdır; ne yazık ki çağdaş sanat modern sanat ile karıştırılmaktadır ve daha da çok Güncel Sanat ve Çağdaş Sanat birbiri yerine kullanılmaktadır. Bu karışıklık aslında “contemporary” kelimesinin Türkçe karşılıklarından kaynaklanmaktadır; sözlükte “Contemporary: Çağdaş, modern, günümüze ait, gündeş, eş zamanlı şey, aynı zamana ait” gibi tanımlarla açıklanmıştır, bu sebeple de “modern-çağdaş-güncel” birbirinin içine girmiş ve birbiri yerine kullanılmıştır. Burada Çağdaş ve Güncel’in birbiri yerine kullanılması değil ama Modern ve Çağdaş’ın “sanat” platformunda birbiri yerine kullanılması bilgi yanlışlığı yaratır çünkü bilindiği üzere “Modern Sanat”  Edouard Manet’nin 1862-63 “Kırda Öğle Yemeği” tablosu ile başlamıştır. Çağdaş Sanat ise 1940’larda başlamıştır; aslında 1930 dan itibaren sanatçılar Amerikaya göç etmeye başlamışlardır, bunun birinci nedeni 1917 de Rusyadaki rejim değişikliğidir; Sovyetler Birliğinin çökmesi ve gelişmiş kapitalizmin, yani bir başka deyişle küreselleşmenin bütün dünyaya yayılmasıyla ve sermaye ve emeğin serbest dolaşıma başlamasıyla birlikte Amerikaya göç eden sanatçılar burada sergiler açmışlardır. Dadaist Marcel Duchamp da Amerikaya giden sanatçılar arasında yer alır ve bu  sanatçıların en önemlilerinden biri olarak bugün Çağdaş Sanatın kapsadığı alanlar olan Pop Art ve Kavramsal Sanatın da temellerini oluşturmuştur. Sanat tüccarları da Amerikaya yüzlerce eser getirmiş ve böylelikle 1940’da Çağdaş Sanatın merkezi Paris’ten Amerika’ya taşınmıştır. Buradan da anlaşılacağı gibi Modern ve Çağdaş sanat dönemleri tarihsel olarak başka süreçleri kapsamaktadır. 

Fakat Çağdaş ve Güncel Sanat terimlerinin birbirlerinin yerine kullanılması böyle bir karışıklığa sebep olmaz. Bu “ikili” kullanım aslında çok da yanlış sayılmaz çünkü aslında Türkiye’de 1990’lardan itibaren yayılan Güncel Sanat terimi sadece  ülekimizde ve sadece görsel sanat alanında  kullanılan bir terimdir zira dünyada “güncel” karşılığı olan bir “actuel art” tanımı yoktur. Her ne kadar “güncel sanat” tabirinin Fransızca’daki art actuel’den devşirilmiş olabileceği düşünülse de, Fransızca’da sanat alanında “çağdaş” diye çevrilen contemporain ile “güncel” diye çevrilmesi mümkün olan “actuel” kelimeleri arasında böylesi bir ayrım bulunmamaktadır (burada “ayrım” kelimesini Pierre Bourdieu’nün distinction’da vurguladığı çifte anlamla düşünmek gerekir: Hem en basit anlamıyla farklılığa işaret eden ayrım olarak, hem de bu farklılık üzerinden tesis edilen sembolik ayrıcalık olarak). “Güncel sanat”ın Türkiye bağlamındaki “ayrıştırıcı” işlevine, alındığı Batı’da rastlanmıyor. Bu konuda yığınla örnek verilebilir; Batı’da contemporary art veya artcontemporain tamlamasıyla var olan yığınla müze, galeri veya serginin, yine bu sıfat altında derlenen kitapların içerikleri, bizdeki “güncel sanat” söylemini ve pratiğini de kapsıyor: İkinci Dünya Savaşı sonrasından (kimi çerçeveler 20. yüzyıl başını da kapsayabiliyor) günümüze yapılan tüm sanat. Sözgelimi Art Actuel başlıklı bir dergi, le magazine des arts contemporains alt başlığını taşıyabiliyor. Julian Stallabrass’ın Art Incorporated: The Story of Contemporary Art başlıklı kitabı tam da “güncel” ayrıştırmasındaki dönemle, 1990’lar ve sonrası dönem sanatıyla ilgileniyor. Zaten tersten çeviri yapıldığında, yani “güncel sanat”ı İngilizce’ye çevirmek gerektiğinde, contemporary art deniyor. 

Belki de bunun en temsil edici örneği, ‘postmodern’ Baudrillard olabilir. Baudrillard 1990’larda Sanat Komplosubaşlığıyla derlenen yazılarında art contemporain ve art actuel tabirlerini çoğu yerde birbiri yerine geçecek bir esneklikte kullanır. Bunların her ikisi de İngilizce’ye contemporary art diye çevrilmiş. Baudrillard’ın art actuel’i “son yıllarda yapılan sanat” anlamında kullandığı yerlerde ise İngilizce çeviri current art, yani “günümüz sanatı, halihazırda dolaşımda olan sanat”. Fakat kuşkusuz bu anlamdaki art actuel’in de bizdeki “güncel sanat”a denk düşen olumlu bir anlamı ve içeriği yok. Baudrillard’ın ifadesiyle: “Günümüz sanatı (art actuel), uzak ya da yakın geçmişe, hatta bugüne ait tüm formları ve eserleri az çok oyuncul, az çok kitsch bir yolla temellük etmeye başlamıştır. Elbette, bütün bu tekrar yapımların ve geri dönüşümlerin ironik olması amaçlanıyor, ama onların ironisi eprimiş bir kumaşın atkıları gibi, sadece şeylerin yanılsama kaybından kaynaklanıyor – fosilleşmiş ironi. …günümüzde reklamlara damgasını vuran mizah, ironi ve göz boyayan eleştiriler sanat dünyasını da istila etmiştir. Bu, insanın kendi kültürü karşısında duyduğu pişmanlığın ve hıncın ironisidir”. Baudrillard’ın 1990’lardaki “güncel” sanat hakkındaki yorumu böyledir.

Dünyada “güncelin” yani “o güne ait olan” “gündelik olan” herşeyin yansıdığı yaratıma Contemporary Art denmiştir ve ülkemizde birçok sanat kuramcısı, sanat eleştirmeni, küratör, sanatçı çoğunlukla da bu terimi “Çağdaş Sanat” olarak çevirmiştir fakat tanımın kapsadığı “bugüne/çağa ait herşeyle ilgili” işleri Güncel Sanat olarak adlandıran kuramcı, eleştirmen, küratör ve sanatçı da oldukça fazladır ülkemizde. Süreç içinde de doğal olarak tanım; günümüzde dünyamız ve ülkemizin güncel durumlarıyla ilgili yapılan “güncel” işleri de kapsamaktadır bu sebeple “çağdaş”ın “güncel”, “güncel”in çağdaş” yerine kullanılması çokça karşılaşılan bir durum olmuştur. 

            Dünden bugüne, ‘modern’, ‘postmodern’, ‘çağdaş’ ya da ‘güncel’ denen sanat, burjuva toplum biçiminde inşa edilmiştir. Bugün en muhalif sanatçılar bile, burjuva üretim-tüketim ilişkilerinin egemen olduğu bir ortamda yaşamakta; tuvalinden yağlıboyasına, kamerasından bilgisayarına, burjuvazinin ürettiği malzeme ve araçlarla çalışmakta, işlerini onun finanse ettiği mekânlarda sergilemekte ve nihayet yine ona satmakta ya da satmaya çalışmaktadır. 

“… ne sanatsal, ne de ücretli emeği reddeden çağdaş sanat, sermaye için kolay bir ava dönüşür. hatta tüketimi ve iktidar ilişkilerini estetikleştirmek için sermayenin zaruri kaynaklarından biri haline gelmiştir” demiştir Maurizio Lazzarato. 

Türkiye’de özellikle 90’larda hakim olmuş, öz-oryantalizm aracılığıyla oldukça başarılı denebilecek derecede uluslararası görünürlüğe ulaşmış yerel bir çağdaş sanat (contemporary art) akımıdır. Aynı dönem batılı olmayan başka ülkelerdeki ortamlara paralel olarak gelişmiştir; bu bakımdan küreselliğin talep ettiği yerellikten beslenmiştir. Türkiye’de sosyal, politik, interaktif, hepsini kavrayacak bir terim olarak avantgarde olan bir sanat biçimini arayanlar, arayışlarına karşılık olarak birçok şey denemişler; tam da bu zamanda güncel sanat terimi bu ihtiyacı karşılamıştır. Güncel sanatı, birçok şeyin ardından, aslında tam anlamıyla, İstanbul Bienali ile tanıdık sayılır. Burada sunulan işler, resim, heykel, fotoğraf gibi olağan sergi işleri değillerdi; resim vb. varsa bile bunun sunumu da kendi başına bir sanat olayı olarak kullanılıyordu. Yapıtlar temel olarak enstalasyonperformans ve video art kategorilerinde yer alıyor ve bunları oluştururken resim, heykel, fotoğraf, grafik, edebiyat, tiyatro, sinema, hatta müzik gibi tüm alanlar temel alınabiliyordu, karıştırılabiliyordu ya da bu sanatlara ait çeşitli yöntemler işleri besleyebiliyordu. Hayatla çok daha barışık, disiplinlerin iç içe geçtiği, interaktif olmaya çok daha yaklaşmış ve satılmak için değil, prestij için yapılmış işleri içeren bir yaklaşımdı. 

Sanatçılar eserlerinde bağımsız ve özgün imgelerin yanısıra geçmişten referanslarda alırlar. Üretilen sanat nesnesi toplumsal belleğin ve karakterin oluşmasında etkin rol üstlenmektedir. Her sanat nesnesi çağdaş boyutlarda dokuman niteliğinde canlı birer model olmayı başarmışlardır. Her sanat üretimi bir felsefe üzerine kurulur. Onu algılamadan ve çözümlemeden daha ileriye gitmek imkânsızdır. Sanat yapıtı, sadece ne yansıttığını değil onun üzerindeki düşünceler ve yapıtı biçimlendiren kültürel güçler karşısında etken bir pozisyondadır. Yani eser, kendi toplumsal etkilerini yaratır, çevresindeki dünyayı etkiler. Bir sanatçı eserinde, öznesinin ruhunun, duygularının ve karakterinin halini uslubunu göstermelidir. İzleyiciye ulaşan tek bir duygu tek bir ses vardır. Unutulmaması gereken sanat eserinin suje tarafından pozitif ya da negatif yönde geri bildirimlerle kalıcılığının sağlanmasıdır. Yani sanat eseri üretiminin amacına ulaşması, onun var olması; yorumlanması ve algılanmasına bağlıdır. Başka eserlerde gördüğümüz fikirleri anlayabilmek için ön ve arka yapı elemanlarının nasıl bir araya getirildiklerini ve neden belli bir düzen içinde sunulduklarını anlamamız gerekir. Genellikle bu fikirleri içselleştirmemiz gerekmektedir. 

Küreselleşme, teknolojik gelişim, çokkültürlülük, disiplinlerarasılık gibi kavramların ivme kazandığı bir zeminde, sanatın ve sanatçının fikirleri ve yaratımları öne çıkmıştır. Sanat toplum ilişkisinin işlevselleşmesi ve yaygınlaşması, medya, popüler kültür, tekonoloji-tasarım gibi çağımızın hergün yenilenen ve değişen oluşumları sayesinde gerçekleşmiştir. Ancak toplumların kültürel ve sanatsal dönüşümlerinde bu hızlı ve bazen de bilinçsiz etkileşimin ne ölçüde faydalı olduğu sorgulanmalıdır. İşte bu sorgulamada objektif yaklaşmak adına sanatçının üretimindeki amaç ve fikirlerine cevaplar bulmak gerekmektedir. Bu cevapların içinde sanatçının içinde bulunduğu sosyo ekonomik ortamdan hitap ettiği sosyo- kültürel çevre aynı kadraj içinde olmalıdır. Sanat yapıtının orijinal bir nitelik taşıdığı ve sanatçının bağımsız, öznel görüşünün ürünü olduğu bir gerçektir.

Toplumsal gerçeklik üzerinden varlığını tanımlayan güncel sanat ve bunun üreticisi olan sanatçı kendisinin ve izleyicinin mevcut bilgisine ayna tutar. Böylece, Kuspit’in de ifade ettiği gibi, güncel sanat, izleyicinin “gerçekliğe ve yaşama olan bakış açısını doğrulamış olur. […] sanatsal deprem diye bir şey yoktur […] modern dünyada sanki başka sorun kalmamış gibi çevre düzenlemesiyle uğraşır”. O halde güncel sanat, ‘gerçekliğin’ sarsılmasını değil, bu ‘gerçekliğin’ kendi aracılığıyla yansıtılmasını arzu eden bir sanat tavrını yürütür. Yanılsamaya hem estetize ederek hem de deşifre ettiğini iddia ederek aracılık eden bir sanattır bu. Baudrillard’a göre de güncel sanatın temelinde yatan; gerçekliğin ikizinin yaratılmasıdır. Baudrillard, içinde yaşadığımız postmodern dünyanın ya da “simülasyon çağının” gerçeğin ikizinin yaratıldığı sanal bir gerçeklik olduğunu ve burada artık gerçek ihtiyaçlardan ziyade sembollerin, yani imgelerin, imajların değiş -tokuşunun söz konusu olduğunu açıklar. Yani hiper-gerçeklik düzeyinde, gerçekten daha gerçek olan bu aşırılıkta, insanlar ‘gerçekliğin’ gerçekdışı olduğunu fark edecekleri ölçütleri kaybederler. Güncel sanat da, bu ölçütleri kaybolmuş  gerçekdışılığı, kurgusallığı, atıfsallığı gerçeklik olarak pazarlama görevini edinmiştir.

Güncel sanat anlayışı globalleşmeye bağlı olarak sanatçının içinde bulunduğu zamana, yere, yaşadıklarına, göre evrilerek kendi tarzına ulaşması ve düşünsel olanı ifade etme biçimini seçmesidir. Malzemenin belki de en önemsiz olduğu dönemin içinde yaşayan sanatçı, daha rahat üretebilmektedir. Düşüncenin önemini bilen sanatçı sadece sanatsal üretimle yetinmemekte aynı zamanda yaptıklarını yazarak, yaşayarak, kendi bedenini kullanarak, araziyi, sokak duvarlarını, bulduğu ready- made (hazır yapım) ürünlerinin üzerine bir şeyler yaparak güncel sanatı / kavramsal sanatı gerçekleştirmektedir. Güncel sanat aslında yeni bir şeyler üretmenin hazzından çok, neler yapabilirim?’in sınırlarını zorlamak isteyen farklı insanların ortak buluşma noktasıdır. Seçilen yollar farklılık gösterse bile çıkış noktaları benzerdir. Duchamp’ın “Pisuar’ı”, Kosuth’un “Üç Sandalye’si”, Sol Le witt’in söylemleri, Andy Warhol’un serigrafbaskıyla çoğaltılmış “Ünlülerin portreleri” veya “Brillo Kutuları” gibi…

Danto‘ya göre; “Andy Warhol bize sanatın ne olduğunu söylememiş olabilir, ama sanatla felsefi bağlamda ilgilenenlere önemli ölçüde malzeme sağlamış, yeni düşünce yolları açmıştır. Sözcüklerle değil ama paylaştığımız dünyayı sanata çevirerek ve dolayısıyla sanatın ne olduğunu sordurarak yapmıştır felsefesini”. Estetik beğeniden yola çıkarak yapılan tanımların pek çoğu güncel sanat tanımını karşılamamaktadır. Daha çok kavramlar üzerinden ortaya çıkan ve bir felsefesi olan güncel sanat kendi tanımını düşünsellik yoluyla ifade etmek üzerinden yapmaktadır. Buanlamda tanımlar ile kısıtlanamaz olduğunu da göstermektedir.

Günümüz sanatı Akay’a göre 21. Yüzyılda daha çok deneyseldir. Bunun yanı sıra güncel sanat ‘malzemelerle yapılan bir refleksiyon’dur’ ve sanatçı artık kavramlarla değil malzemelerle düşünmektedir. Bundan dolayı güncel sanat içinde boya ve desenin yanı sıra fotoğraf, dijital çalışmalar, videolar, da yer almaktadır. 20. yy.da güncel sanat, sanatın bir sermaye olarak görülmesine karşı çıkan anlayışla ortaya konulmuştur. Sanatın sadece sanat galerilerinde ve müzelerde olması yerine her an her yerde yapılabilirliği ve daha geniş izleyici kitlesine ulaşabilmeyi hedeflemiştir.

21. yy.da güncel sanat yaparken çok farklı malzemelerin kullanılması, izleyenler üzerinde şaşırtıcı etki yaratırken aynı türden malzemelerin geçmişte sanat için düşünülmesi bile imkânsızdı. “Kavramsal sanat pratikleri olarak anılan (land art, performans sanatı, fakir sanat, video sanatı vb.) etkinlikler, genellikle düşünceyi sanat eserinin önüne koyan, doğa ve farklı malzemelerle etkileşimli, anlığı yakalayan bir sürece dikkat çekerler.

Kandinsky’ye göre de “her sanat eseri zamanının çocuğu, çoğu zaman da duygularımızın anasıdır. Böylece her kültür dönemi kendine özgü ve artık tekrarlanmaz bir sanat yaratır”.

Atakan, “Kosuth için önemli olan, sanatın işlevi ve bu işlevi neden gördüğüdür” ve “Kosuth için sanatçı olmak, sanatın doğasını sürekli olarak sorgulamak demektir” demiştir. Sorgulamak güncel sanatın pratiğidir. Yorumlanmazsa ve düşünceler dilsel olarak yazılıp, üzerinde tartışılmazsa, kısacası izleyici de merak uyandıramazsa, yapılan çalışmalarhedefine ulaşmakta başarısızlığa uğrayabilir.

Sol LeWitt (1969) “Kavramsal Sanat izleyicinin gözü veya duyumlarından çok zihnini uyarmak için yapılır”. İzleyicinin zihnini uyarmak, gözüne ve duyularına hitap etmekten çok önemlidir. Kosuth, Beuys, Warhol, Rene Magritte, yaptıkları çalışmalarıyla izleyenlerini şaşırtarak, düşündürmüşlerdir. Picasso ve Dali ise dönemlerinin güncelsanatını yaparak, farklı çalışmalarıyla düşündürten sanatçılardandır. Türkiye’de güncel sanat çalışan isimlerin en başında ise 1960’lardan itibaren heykel sanatçıları Füsun Onur, Kuzgun Acar, resim sanatçıları Altan Gürman, Bedri Baykam, Sarkis gibi isimler gelmektedir.

Güncel sanat çalışan sanatçıların çalışmaları izleyenler için farklı bir pencereden bakmayı sağlayarak, meraketmelerine ve düşünmelerine vesile olmuştur. Resimlerin üzerinde yer alan yazılar, boş bir çerçeve, atık malzemeler ile yapılan heykeller, dönemin politik, siyasi yönetim biçimini anlatan hazır- nesne üzerine çalışmalar da o dönemin sansasyonel kavramsal çalışmaları olmuştur.

Lotringer’e göre; “Sanat bugün hiç olmadığı kadar başarılıdır. Ama hala sanat mıdır? Sanat, maddi mallar gibi piyasa taleplerini karşılamak için durmadan çalışırken, statüsünü sorgulamak yerine, öne çıkmanın tadına varmaktadır. Günümüzde sanatın yegâne varlık nedeni: Kendi kendini sanat olarak yeniden icat etmektir”.

Günümüzde sanat, çok kolları olan bir ahtapot gibi her yerde, her an, üretilip, tüketilen verimli, özgür sınırlanamaz haldedir. Tapies’e göre “Bir devrin belli bir uslûba yönelik beğenisi bir kez doyuma ulaştı mı, bir bakıma heyecanlandırma mekanizmaları bir kez yıpranıp sanatçının (numarası) açığa çıktı mı, sanatçı eserinin etkili olması için başka biçimler bulmak zorundadır”. 

Güncel sanat, kıtalar arası etkileşime açık, video, internet ağı, ses kaydı, görseller üzerinden anında ulaşılarak tartışmaları yapılabilen haldedir. İnternet üzerinden, grup ve kişisel olarak açılan sergiler önce yadırgansa da sonraları çok pratik gelmeye başlamıştır. Günümüzde sergilemek istediğiniz çalışmalarınızı kendi hesabınız üzerinden uluslararası anlamda galeri ve aracıları ortadan kaldırarak anında hiç bir masraf ve zahmete girmeden sunabilirsiniz

Yılmaz’a göre; “ Bir sanatçının, sanatın kavramsal bir biçimini kullanması demek, bütün plân ve kararların daha ilk baştan yapılması ve uygulamanın ise sadece bir ayrıntı olması demektir”.

Görüldüğü gibi her dönem kendi içinde güncel sanatını yapmaktadır, Güncel sanat o dönemin sosyolojik yapısına göre de şekillenecektir. İlgi ve  ihtiyaçlar değiştikçe sanatın konusu ve yapısı da değiştirecektir. Güncel sanat sadece sanatçının çalışmalarından, kullandığı malzemeden ibaret değildir  asıl önemlisi sanatçının düşünceleridir. Güncel sanat yapanlar, yaptıklarını bu gün için kurgular iken zamanın ötesine taşımak, taşıyabilmek gibi bir derdi yoktur. Sürekli problem çözme halinde olan sanatçı yapacağı işler için uzun zaman düşünmektedir; arka planında bir kurgu vardır. İşte bu nedenle kavramsal sanat çalışan sanatçıların amacı estetik beğeniden uzakta sadece düşündürmeye yöneliktir; izleyeni düşündürmek amaçtır. Sanatın arka plânında yatan felsefeye odaklanmanız istenir. 

Güncel sanat pek çok kavram üzerinden sorgulatarak, düşündürerek izleyene anlatmak istediğini de yaşatmaktadır. Bu nedenle belki de güncel sanatın anlaşılması kendi dönemi içerisinde de zaman alacaktır.


KAYNAKLAR 

Antmen,A.(2008). 20 Yüzyıl Batı Sanatında Akımlar. 1. Baskı. Sel Yayıncılık, İstanbul 

Barrett,T. (2012). Sanatı Eleştirmek/Günceli Anlamak. (Çev.G.Metin). 1. Baskı.Hayalperest Yayınevi, İstanbul

Barrett, T. (2015). Neden Bu Sanat? Çağdaş Sanatta Estetk ve Eleştiri. (Çev.E.Ermert). 1.Baskı. Hayalperest Yayınevi, İstanbul. 

Danto, A.C. (2010). Sanatın Sonundan Sonra. (Çev.Z.Demirsu). 1. Baskı.İstanbul.Ayrıntı Yayınları. 

Danto, A.C. (2016). Brillo Kutusu/Post-Tarihsel Perspektiften Görsel Sanatlar. (Çev.C.Kayaş). Ayrıntı Yayınları, İstanbul.

Danto, A.C. (2021). Sanat Nedir? (Çev. Z. Baransel). 4. Baskı. Sel Yayınları, İstanbul.

Farago, F. (2017). Sanat. (Çev. Ö. Doğan).  3. Baskı. Doğu Batı Yayınları, Ankara.

Farthing, S. (Ed.). (2014). Sanatın Tüm Öyküsü. (Çev. F. C. Çulcu ve G. Aldoğan), Hayalperest Kitabevi, İstanbul. 

Gombrich, E. H. (2007). Sanatın Öyküsü. (Çev.B. Cömert). 4. Baskı. Remzi Kitabevi, İstanbul. 

Hicks, A. (2015). Küresel Sanat Pusulası/ 21. Yüzyıl Sanatında Yeni Yönelimler. (Çev. D. Şendil, M. Haydaroğlu, S. Evren). 1. Baskı. Yapı Kredi Yayınları, İstanbul

Kuspit, D. (2006). Sanatın Sonu. (Çev.Y.Tezgiden). 1.Basım. Metis Yayınları, İstanbul.

Lynton, N(1991), Modern Sanatın Öyküsü, 2. Basım, Remzi Kitabevi, İstanbul. 

Wölfflin, H. (1990), (Çev. H.Örs), Sanat Tarihinin Temel Kavramları 3.Baskı Remzi Kitabevi, İstanbul. 

Yılmaz,M.(2012).Sanatın Günceli Güncelin Sanatı.Ütopya Yayınevi, Ankara

Bir Cevap Yazın