Reyhan Uludağ Sergisi G&G Sanat Merkezi’nde…

Ümit Gezgin

Paris’te Carousel De Lourde Uluslararası Plastik Sanatlar Etkinliği’nde altın madalya kazanan İstanbul Kültür Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Reyhan Uludağ, 14. Kişisel Sergisi Olan “Bana Çizgini Anlat 1” isimli sergisiyle G&G Sanat Merkezi’nde sanatseverler ile buluştu…

Reyhan Uludağ eserlerinde konsept olarak “Çizgileri” ele alıyor. Doğada gördüğümüz her şeyi çizgiler ile anlatan ressam; çizgiler ile kimi zaman dört nala koşan atları, kimi zaman ise İstanbul’un siluetlerini resmediyor.

“Bana Çizgini Anlat 1” isimli sergide çizgiler izleyicileri bir yolculuğa çıkararak ve izleyicilerin kendi çizgilerini keşfetmelerini sağlayacak. Uludağ, Yağlı boya, akrilik boya, karışık teknik, sulu boya gibi tuval ve kağıt üzerine yapmış olduğu resimlerin yanında farklı bir tarz yakalayarak tuval üzerine metal ya da beton efekti gibi tekniklerle sıra dışı çalışmalara imza atıyor.

21 Ocak’ta 16:00-19:00 saatleri arasında açılan sergi, 21 Ocak – 4 Şubat 2023 tarihleri arasında GG Sanat Merkezinde sanatseverlere buluşacak.

Çizgilerin dünyasıyla, dünyanın çizgileri iç içe geçiyor Reyhan Uludağ’da.. Yıllardır tanırım sanatçıyı.. Her adımı başarılarla taçlanmış, azimli ve yeniliğe açık yapısıyla Reyhan Uludağ, plastik sanatların öncü ve yenilikçi kuşağı içinde yer alır.. Zaten sergiyi gezerken ve onunla gerek kendi YouTube kanalım, gerekse de Dr. Alp Özeren’le kurduğumuz sanatsohbetleri.com YouTube kanalı için yaptığımız çekimlerde, enine boyuna sanatını ve gençlere de örnek anekdotları konuştuk…

BAŞARILI SERGİLER BAŞARILI ORGANİZASYONLARLA GERÇEKLEŞİYOR

G&G Sanat Merkezi, namı diğer ‘Beyaz Köşk’, Kadıköy yakasının önemli sanat merkezlerinden biri haline dönüştü.. Etkinlikler, sergiler ve sanat eğitimiyle buluşunca, kültür sanat aktivitelerinin ve sergilerin odağı olmaya başladı…

Reyhan Uludağ sergisi de bu sergilerden biri.. Biz de bir karma sergiyle güzel bir örnek vermiştik bu sergi çalışmaları içinde.. Her defasında şunu söylemek lazım ki, başarılı sergilerin gerisinde ciddi ve başarılı organizasyonlar ve bu organizasyonu hazırlayan insanlar geliyor.. Burada da Güher hanıma ve asistanı Begüm hanıma şapka çıkarıyorum.. Gerçekten de elbirliğiyle yaptıkları çalışmalar ve organizasyon yetenekleri, sergilerin de herkes tarafından takdirle karşılanmasına sebep oluyor…

Bu sergi için de bu geçerli.. İç dış mekanın iyi organizasyonu ve afişle birlikte ortaya çıkan bütünlük.. bahçe kısmı ve iç iki kat mekanın estetik dizaynı ve eserlerin yerleştirilme biçimi ve renk-biçim değerlendirilmesi tam bir profesyonellikle ortaya çıkmış…

Zaten sanat merkezinin içine, galeri kısmına giren izleyici bu etkileyici düzenlemeyle en başında takdir hisleriyle doluyor.. Her sergi, sanatsal yeni bir adım.. Bu adım aynı zamanda sanat mekanını da varsıl bir karaktere, sanatsal başka boyutlara, çok katmanlı bir estetiğe sürüklüyor.. Bu yönüyle bakıldığında, birçok sergi gibi Reyhan Uludağ sergisi de kendi özgün kimliği içinde gelişen bir sergi.. Sergiyi izleyip, izleyenlerle de konuşunca, gerçekten de bu serginin son dönem açılan kişisel sergiler içinde ayrıcalıklı bir konuma sahip olduğunu daha iyi anladım…

Değerli müzik eğitmeni, müzisyen ve müzik eleştirmeni Dr. Alp Özeren de sergiye geldikten sonra, birlikte Reyhan Uludağ ve sanatsever insanlar, arkadaşları ve meslektaşları ve öğrencileriyle birlikte bol bol fotoğraf çekindik ve yine kendisiyle sanat, sanat eğitimi ve genç sanatçı adayları hakkında konuştuk..

SANATA DUYARLI İZLEYİCİLER

Sanata duyarlı insanlar geziyordu sergiyi.. Mantıklı ve estetik sorular soruyorlardı birbirlerine ve sanatçı Reyhan Uludağ’a.. Çizgilerin anlamını, çizgi, kompozisyon değerlerindeki anlamı ve gerek mekan ve gerek doğa, insan, çevre gibi konulardaki çizginin atılımlarını soruyorlardı ve sanatçı da bunları onlara çok güzel açıklıyordu…

Bir de her zaman duyarlı sanat izleyicisi sanatın gelişmesine de katkılar sağlayacaktır.. Baktım sergide aynı zamanda çocuklar da vardı. Ne kadar güzel.. Duyarlılık ve sanatsal beğeni erken yaşlarda başladığında, bilinç de erken zamanda gelişir ve ülkemizde de sanatın gelişmesi daha da kolaylaşır.. Sanatın gelişmesi ve olgunlaşması için çocukların sergilerde bulunması ayrıca önem taşımaktadır. Çocuklar bu yaşlarda başlarsa sanatla, sanatçıyla tanışmaya, ilerde hangi meslekte olurlarsa olsunlar, sanat sevgisine sahip insanlara dönüşecekler ve kendi çocuklarına da sanatı sevdireceklerdir…

Ülkemizde sanatın gelişmesi ve olgunlaşması için yediden yetmişe herkesi sanatla buluşturmak gerekmektedir. Bu da sergi açılışlarından, tiyatro etkinliklerine, yazarlarla sohbetlerden, müzik dinletilerine kadar sanatın her alanında çocukların erken yaşlarda buluşturulması gerekmektedir.. Onun için sergide çocukları da görmüş olmamız bize umut ve mutluluk verdi..

Reyhan hocanın eşi Emek beyle ve diğer sanatçılar, Mustafa Albayrak ve ressam Türkmen Alkan‘la da yine sanatı, sanatın sorunlarını, sanatçıya destekleri ve galeri olgusunu enine boyuna konuştuk.. Çok faydalı konuşmalar oldu benim için.. Yine galeri sahibi Güher Elçiçek hanımla da sanat ve galeri konusunda enine boyuna konuştuk.. Kalıcı ve nitelikli sergilere evsahipliği yaptığı için ayrıca tebrik ettim Güher hanımı.. Sanatın kalıcılığından ve örnek olmasından da dem vurduk…

Sonuç itibariyle Reyhan Uludağ sergisi çizgiye dayalı estetiğiyle yenilikçi kimliğini sanatseverlere bir kez daha göstererek, kendi kuşağı içinde ne kadar başarılı ve özgün olduğunu da aynı zamanda kanıtlamış oluyor…

Bir Cevap Yazın