GEZGİN

Ümit Gezgin

21 Ocak 2023, Cumartesi

Kışın gelmeyeceği anlaşılınca biraz daha sevindim.. Çünkü renk vardı, gökyüzünün maviliği daim devam edecekti.. doğal olarak çizgiler ve renkler kendisini daha belirgin olarak gösterecekti ve ben de sevine sevine deniz kenarlarında yürüyecek, bol bol fotoğraf çekip, resim çizebilecektim…

Zaten yürüyordum ve yürürken de köpek gezdiren bayanları görüyordum.. Saçlarını yaptırdıkları gibi, aynı zamanda elbise de giydiriyorlardı köpeklerine.. Yalnız, havalar soğuk değildi ve köpekler de terliyor ve rahatsız oluyordu.. Bir bayana köpeğin terleyeceği yollu imada bulunmaya kalktım, ters ters bakarak cevabını verdi..

Sokaklarda ağaçların arasında, kaldırımlarda temkinli yürüyordum. Geçenlerde kaldırımda paldır kültür düştüğüm ve dizimi yaraladığım için, daha dikkatli olmaya çalışıyorum artık..

Yürümek zindelik de veriyordu. Yürüyerek Kurbağalıdere’ye doğru iniyordum. Orada yelkenlilere bakıyor, insanların parkta sere serpe uzanmalarını gözlüyor ve uzaklara, Moda İskelesi’ne doğru keskin bakış fırlatıyordum.. Sonra insanlarla yüz yüze geliyordum. Geçenlerin yüzlerindeki gizli anlamları anlamaya çalışıyordum..

Sadece insanları değil, kargaları da gözlemliyordum. Kargalar ağaçların tepelerinden aşağılara iniyor ve yol boyunca bir şeyler arıyorlardı. Sabahın erken saatlerinde kalktığımda da kargaları düşündüm. O akıllı ve fazladan aşırdığı yiyecekleri saklayan kargaları.. Gökyüzünün mavi derinliğinde uçan martılar daha masumdu.. Onların öyle saklama gibi bir huyları olmadığı gibi, meziyetleri de yoktu.. Onlar buldukça yiyor, bulamazlarsa da şükrediyorlardı.. Dünya kendi halinde yuvarlanırken, insanlar kör bir telaşla ordan oraya koşturuyorlar.. Bir şeyleri yaptıklarını, yapmaları gerektiğini de sürekli düşünüyorlardı.. Bir telaş bir telaş.. Durmadan telaşlar içinde, birbirine geçen telaşlarla yaşamaya çalışıyorlardı…

“Soluk, güzel yüzlü bir kadındı. Sarı denecek kadar açık, berrak gözlerinin kenarlarında dost, arkadaş, ahbap bir ifade vardı. Her hoşuma giden yüze gözlerimi açarak bakarım.” Sait Faik

Üst üste taşlar, kayalar.. denize doğru adım atmışlar.. Dalgalar da onlara gelip geliyor çarpıyor.. bütün deniz yeşilliklere doğru uzanıyor. Gökyüzünün tüm bulutları dalgaların üzerinde ve dalgaların arasında da yelkenli tekneler ve tekneler de adalara kadar uzanıyor.. Adalar Kalamış Parkı’ndan sisler ardında belirsiz görünüyor…

Kurbağalıdere’ye doğru yürüyorum hemen hemen her gün.. Tekneler derenin üzerinde hafif esintilerle dalgalanmakta. Martılar derenin üstünde balık arıyorlar.. Köpek gezdirenler geliyor karşıdan. Bisikletle, motorla dolaşanlar..Koşanlar da var…

Hava iyi bugün..Bulatlar olsa bile, hava alabildiğine sıcak.. İnsanlar kalabalık ve bir çay içimi oturuyorum kafelerde.. Resim çizmek ve boyamak için…

Bir Cevap Yazın