“Eğitim ve Sanat” Karma Sergisi Dolmabahçe Sanat Galerisi’nde Açıldı!…

‘55 Görsel Sanatlar Öğretmeni “Eğitim Ƞ Sanat” Sergisinde Buluşuyor’

Ümit Gezgin

“Aynı üniversite sıralarında yetişen ve kutsal bir meslek olan ‘Öğretmenlik’ ile binlerce öğrenciye dokunan görsel sanatlar öğretmenlerinin yolu, bu kez de ‘EĞİTİM ve SANAT’ın iç içe geçtiği bir sergide kesişiyor. Siz sanatsever dostlarımızı aramızda görmek dileği ile…” Küratör: Zeynep Öztürk

Dolmabahçe Sanat Galerisi 25 Ocak – 5 Şubat tarihleri arasında, küratörlüğünü Zeynep ÖZTÜRK’ün üstlendiği, yaptıkları farklı disiplinlerdeki eserleriyle bir araya gelen, 55 görsel sanatlar öğretmeninin yolunun kesiştiği “Eğitim Ƞ Sanat” isimli karma sergiye ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.

Dolmabahçe Sanat Galerisiyeni bir karma sergiyle sanatseverleri bir araya getiriyor. Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Resim – İş Öğretmenliği Bölümünden mezun olmuş ve şu an kutsal bir meslek olan “Öğretmenlik” ile binlerce öğrenciye dokunan 55 görsel sanatlar öğretmeninin yolu bu kez de “Eğitim Ƞ Sanat” sergisinde kesişiyor. Sergiye katılan öğretmenler eserleriyle, sanatın büyüleyici ve bütünleyici yönünü ziyaretçilerin beğenisine sunacak. “Eğitim Ƞ Sanat” isimli karma sergi 5 Şubat’a kadar Dolmabahçe Sanat Galerisi’nde ziyaret edilebilir.

Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Resim – İş Öğretmenliği Bölümünde Öğretim Görevlisi olarak çalışmalarına devam eden Zeynep ÖZTÜRK’ün küratörlüğünde gerçekleşecek karma sergide 55 öğretmen farklı disiplinlerdeki çalışmaları ile yer alacak. Türkiye’nin farklı illerinde görev yapan 55 görsel sanatlar öğretmeni bu kez eğitimci kimlikleriyle değil sanatçı yönleriyle sanatseverlerle buluşacak.

Sergi; konuları, anlatımları, teknikleri farklı birçok eserle izleyicileri görsel bir şölene davet ederken “Eğitim Ƞ Sanat” sergisi 05 Şubat 2023 tarihine kadar Dolmabahçe Sanat Galerisi’nde görülebilir.

Sergide yer alan sanatçılar:

Serap SAVÇIN, Emel TALİ, Pınar HALICI, Ahmet ÖZDEMİR, Aslı EKİNCİ, Aysun ÖZER, Ayşegül KARASU, Barış HATİPOĞLU, Burcu POLAT, Büşra TEZCAN, Can Aksoy AKSOY, Ceylan BULDUK, Çiğdem ÇİFÇİ, Damla ŞAHİN, Damla Gül TANRIKULU, Demet KÖROĞLU, Deniz POLAT, Elif Sinem HACİM, Emine GENÇ, Emine YILDIRIM ŞENCAN, Erhan ATASEVER, Esra HEKİMOĞLU, Fatime Nuray CENGİZ, Fatma BABUR, Gizem  KAPTAN, Gizem Ören DENİZ, Gülçin KARA, Gülçin ÖZTÜRK, H. Deniz DÖNMEZ, Hülya TÜLÜ, İrem YEŞİL, İsmail AYKUTLU, Merve YILMAZ ÖZDEN, Mine Nefise DİNÇER, Nesrin SİNAN, Ömür KILINÇ, Özlem DAĞGEÇEN, Özlem DALKÜREK, Rıdvan TURAN, Salih ERDEM, Seçkin UÇAN DİVAN, Seda AYDIN, Selin YILMAZ AKYÜREK, Sena Nur BEYAZ, Serap GÜRDAMAR YAĞCI, Sinem OKUYUCU, Tuğçe ERDEM, Tülay ÖZÇELİK, Uğur BABUR, Ümran SOLCAN, Vuslat Merve ÖZKAN, Yasemin DİNÇSOY, Yusuf TURAN, Zahide AKBULUT ve Zehra ALTAY KORKMAZ.

KADIKÖY’DEN ÇIKTIK YOLA

Şerif Günyar hoca telefon etti.. Hocam, dedi neredesin. Ben karşıya Zeynep hocanın sergisine geçeceğim de, nasıl geçeceğim… Hocam, dedim.. gel ben Kovan Fırın’dayım.. Seni bekliyorum ve birlikte, burdan Beşiktaş iskelesinden karşıya geçeriz.. hem çaylarımızı içeriz, hem de sohbet ederiz.. Zeynep Öztürk hocamız yine dünya çapında bir sergi organize etti.. Tabi gideceğiz sergiye.. Gel sen, bekliyorum.. dedim…

Sonunda yarım saat içinde Şerif Günyar hocam, şapkasıyla çıkageldi.. Birlikte ayaz artmış, soğuk rüzgar insanları kesmiş vaziyetlerde Kadıköy’deki Beşiktaş tarihi iskelesine ulaştık… Orda bir fotoğraf çekilelim hocam, derken.. bir de baktık ki.. Şehnaz hocamla, Mehmet hocam da orada.. Rüzgarın esen kesen tavrından kaçmak için kuytu bir köşeye sığınmışlar ama.. orası daha fazla esiyor.. tir tir titriyorlar… Allahtan vapur bir an önce geldi de..alel acele bindik ve güzel bir yere yerleşerek cam bardaklarda güzelce çaylarımızı içerken, deniz yolculuğunun tadını çıkarmaya başladık…

Beşiktaş’a ulaştığımızda rüzgar ve soğuk şiddetini arttırmış, insanlar koştur koştur uygun bir yere sığınmanın dert ve telaşına düşmüştü.. Biz de hep birlikte en kestirmeden Dolmabahçe Sanat Galerisi’ne ulaşmaya çalışıyorduk..

Sonunda geldik sergi salonu kapısına.. Devasa bir afiş karşıladı bizi.. İçeriye girerken baktık ki çoğu kişi gelmişti bizden önce.. Zeynep hocamız televizyonlara konuşmaya başlamıştı bile.. Eski öğrencilerimiz, şimdinin görsel sanatlar öğretmenleri ve aynı zamanda sanatçıları da oradaydı.. Hepimizi bir heyecan almıştı.. Bu öğrenciler dün gençtiler.. sonra adım adım olgunlaştılar, büyüdüler.. mezun oldular ve öğretmen oldular.. Sanatlarını bırakmadılar ve her biri birer sanatçı öğretmen olarak yollarına devam ediyorlar…

Sıcak bir atmosfer.. Dolmabahçe Sanat Galerisi’nin görkemli iç atmosferi içinde resimler harika gözüküyordu.. Her biri sanatsal bir kaygı ve özgün bir yaratıcılıkla ortaya konmuştu ve çok güzel organize edilmiş, gerçek bir sanatsal atmosfer oluşturulmuştu. Küratör Zeynep Öztürk hocamızın sihirli eli, her şeyi başarı ve estetik dizayna taşımış, organizasyon ve kompozisyonla profesyonel bir sanatsal gerçeklik ortaya koymuştu…

ÜÇ KUŞAK HOCALAR BULUŞTU

Üç kuşak hocalar buradaydı. Aynı mekandaydık ve bu bizi heyecanlandırdığı kadar, aynı zamanda sanat eğitiminin ve sanatın geleceği konusunda da ümitlendiriyordu.. Bizim öğrencilerimizin yapıtlarıydı duvarlarda asılanlar.. Bizim hocalarımız, bizleri yetiştiren insanlar da oradaydı.. Engin hocamız ve Ahmet hocamız da bizleri yetiştirmişti.. Şimdi, bizim kuşak, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Resim-iş Öğretmenliği‘nde yetiştirdiğimiz genç Görsel Sanatlar Öğretmenlerinin eserleri ve kendileriyle birlikte hep birlikte aynı mekanda buluşmanın mutluluğunu ve sevincini yaşıyor.. bunu gerçekleştiren Zeynep hocamıza teşekkür üzerine teşekkür ediyorduk…

Çok güzel de bir açılış konuşması yapıldı.. Zeynep Öztürk hocamız, serginin küratörü olarak anlamlı bir konuşma yaptı.. Bizler de yanında yer aldık.. Hep birlikte sergi açılışını gerçekleştirmiş olduk böylelikle.. Eski hocalarımız ve şimdiki hocalarla birlikte tek tek konuştuk.. Zeynep hocamızın liyakatli tavrı, geniş görüşü ve kuşatıcı varlığı neticesinde böyle anlamlı ve güzel bir sergi gerçekleşmiş oldu…

GÜNÜMÜZÜN EN ÖNEMLİ SERGİLERİNDEN

Son zamanlarda açılan sergilerin en niteliklerinden.. hatta en önemlisi bu sergi denilebilir.. Çünkü bu sadece bir resim sergisi değil.. Aynı zamanda gençleri resim yolunda yetiştiren Görsel Sanatlar Öğretmenleri’nin sergisi.. Ki, bu görsel sanatlar öğretmenlerini de bizler yetiştirdik.. Sanat öğretmenleri aynı zamanda sanatçı kimliklerini de sürdürüyorlar.. Sanatçı kimliklerini sürdüren sanat öğretmenlerini destekleyen, onlara küratörlük yaparak böyle değerli bir sergiyle taçlandıran ve sanat ortamında onların da var olduklarını ve çoğu kişiden daha başarılı olduklarını ortaya koyan bir yaklaşım gerçekleştiren Zeynep Öztürk hocamıza da yine buradan teşekkür ediyorum…

Karma sergilere bakıldığında, genelde karma bir nitelik söz konusudur ve iyi eserler olduğu gibi vasat eserler de olur.. Ama bu karma sergiye bakıldığında sanatçı kimlikleri özgün ve her biri bir diğerinden değer olarak azımsanmayacak nitelikte olan sanatçı öğretmenlerin olduğunu gözlemliyoruz. Bu sanatçı öğretmenlerin yetiştirdiği öğrencilerin de geleceğin sanatçıları olma potansiyellerinin de yüksek olduğunu bilmek lazım.. Sanatla yoğrulmuş nesillerin yetişmesi için gayret sarfedecek bu sanatçıların, toplumun aydınlanması ve sanat yolunda bilinçlenmesi ve sanat zevkinin aşılanması için de ne büyük gayretler gösterdikleri bu sergiyle bir kez daha kanıtlanmış oluyor…

Her bir resmi, ressamıyla da konuşarak dolaştım ve eserleri hakkında da geniş bilgiler aldım.. Gerçekten büyük özverilerle yapıyorlar eserlerini.. Özgün bir yaratının nasıl ortaya çıkacağını çok iyi biliyorlar. Sanat öğretmenliğinin de getirdiği, sanatı anlamlı hale getirme çabası, sanatlarına da yansımış ve onları gerçek yaratıcı sanatçılara dönüştürmüş…

Gurur duydum eski öğrencilerimizle.. Her biri başlangıcından beri sanattan kopmadı.. Hem sanat öğretmenliğine devam ettiler, hem de sanatçılığa.. Yani ideal olanı gerçekleştirdiler.. Zeynep hocamızın küratörlüğünde de onların gerçek yetenek ve sanatsal güçleri özgünlük boyutunda bir kez daha ortaya çıktı.. Bu aynı zamanda, geleneğin ve geleceğin de bir başlangıcı.. Bu sergiler, yine Zeynep hocamızın öncülüğünde devam edip gidecek.. Sanat dünyası gerçek eğitimci sanatçıların nasıl bir sanatsal özgünlüğe sahip olduklarını da görüp anlayacaklar…

Şehnaz Yalçın hocamla, Neşegül Ekinci Hocamla da sanat eğitimcisinin, aynı zamanda sanatçı da olabileceği üzerinde durduk.. Gerçekten de her sanat eğitimcisi aynı zamanda güçlü ve özgün bir sanatçıdır, önermesini bu sergi haklı çıkarıyor. Elli beş görsel sanatlar öğretmenin, sanatsal yaratıcılıklarını ortaya koyarak böyle anlamlı ve güzel bir karma sergide bir araya gelmesi ve bu öğretmenlerimizin Atatürk Eğitim Fakültesi’nden mezun olmuş öğretmenlerden oluşması hepimiz için bir gurur kaynağıdır… Onlarla gurur duyuyoruz…

SERGİYİ DOLAŞIRKEN GURUR DUYDUM, ZEYNEP HOCAMI BİR KEZ DAHA KUTLUYORUM…

Dediğim gibi..Şu dönem açılan en önemli sergilerden bu sergi.. Türkiye’nin sanat öğretmenlerinin Atatürk Eğitim Fakültesi‘nden yetişmiş olması da bizlere gurur verdi..Hepimiz hocalar olarak onlarla gurur duyuyoruz.. Her biri ayrı bir değere, kişiliğe sahip.. Birçoğu aynı zamanda anne, baba oldu.. Çocuklarıyla geldiler sergiye.. Bazıları anneleri, babaları, kardeşleriyle geldi.. Ne mutlu bize…

Her biriyle tek tek konuşma fırsatımız oldu..Okul yıllarını, eğitimi, o eski güzel günleri.. atölyeleri konuştuk.. Şimdi her biri değişik eğitim kurumlarında Görsel Sanatlar Öğretmenleri olarak sanat eğiticiliklerine devam ediyor ve nice güzel, sanatçı nesillerin yetişmesi için gayret sarfediyorlar…

Sonuç olarak böyle görkemli bir sergiyi düzenlediği için bir kez daha Zeynep Öztürk hocamıza teşekkür ediyorum…

Bir Cevap Yazın