İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ressam-Prof. HALİL AKDENİZ’in Ardından…

Ümit Gezgin

Çağdaş Türk Resminin önemli isimlerinden Prof. Halil Akdeniz vefat etti.. bir eleştirmen olarak onun sanatını da diğer sanatçıların sanatlarını takip ettiğim gibi takip ediyordum.. ayrıca eleştirmenliğin nesnel olabilmesi için de sanatçılarla bağını ahbap çavuş boyutlarında sürdürmemesi gerektiğini düşünenlerdenim.. uygar bir toplumda eleştirmenin bulunduğu sanat alanındaki sosyal ilişkileri belli kriterler içinde gelişmesi gerekirken, bizde bu maalesef olamamıştır…

Türkiye’de gerçek eleştirmenlik kavramının gelişememesinin sebeplerinden biri de budur.. nesnelliğin bir türlü gelişememesi olgusu… Halil Akdeniz’le, ben Eskişehir Anadolu Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi’nde bulunduğum 2000-2007 tarihleri arasında tanıştım.. hoca 2001 yılında gelmişti kuruma ve eleştirmenlikle ilgili yüksek lisans dersleri başlatmıştı… İşin tuhaf tarafı eleştirmenlik yüksek lisansı sonucu eleştirmen yetişmemişti… Eleştirmenin yetişmesi için gerekli unsurlar olmadığı için, hocalar bile bunu kavrayamamış, programlarla, derslerle eleştirmen yetişebileceği yanılgısına düşmüşlerdi.. hala da bu yanılgı devam ediyor..eleştirmenlik ve eleştiri sadece ders olarak işlev görüyor…

Eleştirmen ancak özgür ve entellektüel bir ortamda yetişir.. zorla güzellik olmayacağı gibi, salt eğitimle eleştirmen olunmuyor.. özellikle eleştirmen… Ressam olunabilir de.. eleştirmen mümkün değil…

Halil Akdeniz disiplinli, mantığı ve akılsal yargıları ön planda tutan bir sanatçıydı… Zaten resimlerine bakıldığında da uygarlıklar birikiminden yola çıktığını, düşün ağırlıklı bir görselliği imlediği görülecektir…

Kendisiyle sayısız görüşmelerim, konuşmalarım olmuştur. Her zaman için sakin, anlayışlı ve mantıklı değerlendirmelerde bulunmuştur.. hümanist bir karakteri vardı rahmetlinin.. bütün insanlara karşı anlayışlıydı.. hoş sohbetti.. anılarını, düşüncelerini güzel güzel anlatır, karşısındaki de bilgi birikimine ve anlatma yeteceğine saygı duyarak dinler ve ikna olurdu…

Halil Akdeniz gerek akademik gerekse de sanatsal yönden faydalı olmak, yararlı olmak için çaba gösterirdi.. gerek Eskişehir’de, gerekse de İstanbul’daki Işık Üniversitesi’nde hocayla görüşmelerimiz oldu.. engin bilgisine her zaman saygı duydum.. bu bilgiyi, bilgece bir tavırla sanatına taşımasını da bilmiştir.. onun sanatı bilgiyle yoğrulan bir sanattı.. geometrik yapı ve topraksı doku, Anadolu medeniyetlerinin özünü oluşturuyor ve evrensel anlatımlar taşıyordu…

Halil hocamızın ruhu şadolsun diyorum…

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

SANAT TASARIM GAZETESİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin