Kurbağalıdere’de Yürürken ve Çizerken

Ümit Gezgin

Çoğu zaman yolum Kurbağalıdere’ye düşer.. Kurbağalıdere’den geçerek, yürüye yürüye Kadıköy sahile uzanırım. Fenerbahçe’deki eve gelirken de, yine Kadıköy’den, Kurbağalıdere kıyısından eve ulaşırım.

Kurbağalıdere çevresindeki köşklerden

Kurbağalıdere tek başına değildir. Kendisini besleyen, herkesin bilmediği başka küçük dereler de vardır. Bunlardan bazıları: Ayvacık Deresi, Sazlıdere, Acısu Deresi ve Kargadere’dir…

Bazı köşkler tek tek yeniden ele alınıyor, inşa edilip, yenileniyor…

Kenarında dolaşıp resimlerini çizdiğim Kurbağalıdere sadece benim resimlerimin konusu değildi, birçok ressam da dereyi kendi sanatının konusu haline getirmişti. Ama o zamanlar dere bugünkü gibi değildi. Daha genişti.. sağı da solu da ağaçlık ve yeşillikti ve daha çok köşk vardı Kurbağalıdere’nin çevresinde…

Kurbağalıdere çizimlerimden

Sonra, Kurbağalıdere çevresi 1700 yıllarından başlayarak şehzade ve paşa konuklarıyla doluyken, şimdilerde tek tük konak, köşk benzeri yapı görülmektedir…

1900’lü yıllara gelindiğinde derenin çevresi mesire yerine dönüşmüştür ve çeşitli eğlence ve panayırlara da ev sahipliği yapmaya başlamıştır.

Hasan Vecih Bereketoğlu’nun Kurbağalıdere resmi

Dere, günümüzde de varlığını sürdürüyor.. Daralarak, başkalaşarak, yeşilliğini kaybederek de olsa, varlığını sürdürüyor ve benim için de estetiğin ve sanatın konusu olmaya devam ediyor…

Bereketoğlu’nun başka bir Kurbağalıdere resmi

Kurbağalıdere benim için de hem güncel hem de tarihsel bir güzel su yolu.. İçindeki yelkenliler, kayıklar, deniz araçları ve çevresindeki Yoğurtçu Parkı’ndan, köşklere kadar hepsi.. sanatın da konusu aynı zamanda…

Bir Cevap Yazın