Ümit Gezgin
Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi, Temel Eğitim Bölümü, Öğretim Üyesi: Prof. Dr. Nermin Özcan Özer hocamızın öğrencilerinin sergi hazırlıkları devam ediyordu…


Bugün Cadence Akademi Eğitim Uzmanı: Jale Denizaltı hocamız ve Nermin hocamızla birlikte, Üsküdar’dan arabayla yola çıktık ve hazırlıkların sürdürülmesi için gerekli malzemeleri de yine yanımızda taşıyorduk…


Trafik iyiydi ve rahat yol alıyorduk.. hava güzel ve güneş de mavilikte dolaşıyordu.. ağaçlar iyisinden yeşillenmiş, insanlar rahat ve mutlu kaldırımlarda, deniz kenarlarında dolaşır olmuşlardı.. Üsküdar’da Doğancılar Parkı’nın yanında küçük parklar ve elbet Kız Kulesi’ni gören sahil şeridi vardı ve aileler, gençler burada volta atıyor, banklara oturup Kız Kulesi’ni seyrediyor ve çoğu kere de balık tutanlar hobi kabilinden oltalarını Boğaz’ın haşarı, dalgalı sularına atıyorlardı…


Dr. Alp Özeren hocamızı da Kudüm Enstrumanıyla birlikte Kozyatağı’ndaki evinden aldık.. ağır ağır ilerledik yan yollardan.. sonunda Marmara Üniversitesi’nin Maltepe’deki yerleşkesine ulaştık.. kapıda sergi hazırlıkları için geldiğimizi belirttik, hoca olduğumuzu belgeyen kartımızı da gösterdikten sonra içeriye girdik ve Eğitim Fakültesi’nin bulunduğu binalara doğru yönlendik…

Nermin hocamızın atölyesinin bulunduğu binaya geldik.. eşyaları titizlikle indirmeye başladık.. seramik çalışmalar vardı ve bunların kırılmaması gerekiyordu.. hep birlikte usulüne uygun eşyaları taşıdık, asansöre yükledik ve üst kattaki atölyeye çıktık.. atölyede de uygun bir şekilde yerleştirdik…

Jale hoca ve Nermin hocamız başladılar eksik kalan çalışmaları tamamlamaya ve öğrencilerin yaptıkları işleri, sergi öncesi düzenlemeye.. bunlar 21 Mayıs’taki sergiye yetişmesi gerekiyordu.. aynı zamanda Alp hoca da Kudüm vuracaktı (Kudüm vurulur, diyordu..) ve O da neleri vuracağını ve söyleyeceğini düşünüyor ve aynı zamanda da orada uygulama yapıyordu.. tasavvuf müziğinin eşsiz bestelerini icra ediyordu ve sesler, Kudümün melodileri, sesi etki yaparak binanın içinde dağılıyor, uyumlu, dengeli ve ilahi bir forma bürünüyor ve bizleri de etkiliyordu…

Sergi için hazırlanan Müstesna Rakamlar vardı.. daha sonra, Gelenekten Yüzeye Menkuş da vardı bu sergide.. ayrıca Harflerin Ortak Kullanımı: Tetabuk vardı ve bunlarla ilgili yapılmış öğrenci çalışmaları çok güzel ve etkiliydi.. işte bunlar düzenleniyor ve sergiye hazır hale getiriliyordu…

Sonra atölyedeki sergi alanı da düzenlendi.. hatta orada Alp hocanın Kudümünden ezgiler mırıldanıldı.. Alp hoca uyumlu bir icra ortaya koyuyor ve ses her tarafa yayılıyor ve insanın ruhuna dokunuyordu…

Daha sonra yola çıktık ve geldiğimiz yoldan geri dönmeye çalıştık.. yolda da Alp hocanın eski arkadaşlarıyla Kozyatağı Harman Fırın’da buluşacağını ve doğum gününü kutlayacaklarını öğrendik ve biz de biraz uğrayalım, tanışalım bari, dedik…





İlk yorum yapan siz olun