Prof. Dr. Ümit Gezgin
Bulutlar sürekli hareket halinde ve sabahın erken aydınlığı olduğu için de kapıcıların dışında dışarılarda kimseyi görmüyordum.. yeni yapılan pahalı apartmanlarda insanlar hala uyuyordu…

Martılar kaldırımlara inmişti, çöp kutularının yanında artıkları kedilerle birlikte paylaşıyorlardı.. sonra kargalar ve onların yavruları vardı.. bir yerlere sığınmışlar ve anneler, babalar da korkunç karga seslerle uçup uçup duruyor, herkesi korkutup kaçırtmaya çalışıyorlardı… Parktaydım ve bulutlar apartmanların çatılarına kadar inmiş görünüyordu.. ağaçlar kurumuş çimenlere doğru eğilmişti…

Her şey hareket halindeydi.. bir kere güneş durmuyordu.. sürekli bir yükseliş ve alçalış içindeydi.. dönüp duruyordu gökyüzünde.. ya dünya.. o sabit mi duruyordu ortalıkta.. araçlar da hareket halindeydi, bulutlar da.. resim nasıl hareketsiz olsun.. martılara, kargalara, rüzgarlara kapılıp giden yapraklar bakıyorum.. her şey hareket halindeydi…

Sanatçı doğadaki ilahi güzelliğin peşinde koşuyor.. ağacın, bulutların uyumu ve şiirselliğini taklit etmek için ben de çalışıyorum.. tinsel ve biçimsel anlama çabası bu.. sürekli bir değişim içinde her şey.. bu değişimi fotoğrafla ve resimle, olmadı kelimelerin büyüsüyle yakalamaya çalışıyorum.. şiir de bir parça yakalar değişimin içindeki sürekliliği…

Hareket içinde sessizlik de dolanıyordu.. araçlar yok denecek kadar azdı ve grilik de sabahın erken saatlerde dolanıyordu binaların, asfaltın yüzeylerinde.. paytak paytak dolaşan bir iki martı gördüm.. gökyüzünde dolananlar da haberleşiyorlardı.. kediler kıyıda köşedeydi…






İlk yorum yapan siz olun