İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ağaç yaprakları kaldırımlarda serin gölgeler oluşturuyordu…

Ümit Gezgin

Sabahın erken saatlerinde yola çıktığımda, geniş kaldırım üzerinde kestane ağaçlarının sevimli yapraklarının ve dallarının kaldırımları boydan boya serin gölgelere bezediklerini görerek rahatladım.. banklarda oturan ve karşıya, yeni yapılan binalara, hızlıca Bağdat Caddesi’nden geçen araçlara bakan yaşlıları görüyordum.. hey gidi günler!.. diyorlardı içlerinden.. emekli olmuşlar ve şimdi her gün her gün, dışarı çıkıp, banklarda oturup uzak geçmişe bakıyorlardı…

Gölgelik kaldırımladan yürüyordum.. güneş tepelere tırmanmamış, her taraf cayır cayır yanmaya başlamamıştı.. Altıyol’a doğru tırmanıyor ve oradan da Bahariye Caddesi’ne çıkacaktım.. resim çizecek uygun yerler, açılar ve kadrajlar arıyordum.. hem fotoğraf çekiyor ve hem de ayakta durup birkaç dakikada eskizler çiziyordum… Tarihi kilise ağaçların arasında kalmış, sabah sabah fazla kalabalık olmayan ortamlar oluşmuş, ışıklarda duran ve geçen insanlar birbirine karışmıştı.. sokak ve caddelerde daha çok kadınlar vardı… Güneş apartmanların arkasından seyirtiyordu…

Bahariye Caddesi’ne çıkıp yürümeye başlamıştım ve köşebaşına ulaştığımda apartmanların gölgeleri bütün caddeyi kaplamıştı ve bir rahatlama sağlanmıştı.. Cafe Nero’ya mı oturayım ki orada rahat rahat resim çizer ve boyarım, diye düşünüyordum.. eski Halk Eğitim Merkezi’nin bahçesinde de büyük çınarlar ve ıhlamur ağaçları vardı.. simitçi de köşede duruyordu… Ara sokaklara daldım ve eski Lale Sineması’nın köşesinde Göynük Apartmanı vardı ve Lale Sineması, sonrasında Reks Sineması yıkılmış, boş arsa olarak duruyordu.. burada nedense birçok tarihi görünümlü, estetik apartman yapılmıştı… Caddeler, sokaklar tenhaydı.. öğleye doğru gelindiği halde bütün dükkanlar daha açılmamıştı.. bir marketler açılmıştı.. yeme içme mekanları yavaş yavaş açılıyordu…

Bir ileri bir geri yürüyordum Bahariye Caddesi’nde.. Halk Eğitim Merkezi’ni daha yakından görüyordum.. orada tiyatrolar izlemiştim.. özgün bir estetiği vardı binanın ve görkemli ağaçlar bölgedeki en ulu ağaçlardandı…Gölgeler uzamaya devam ediyordu.. sıcaklar da artmaya devam ediyordu.. cadde de hafifinden kalabalıklaşmaya başlamıştı… Eski hamam binasının kapı kalıntıları da vardı De Facto giyim mağazasının önünde.. bir bisiklet duruyordu sonra rayların hemen yanında ve birkaç insan bu kalıntılara bakarak ilerliyordu…

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

SANAT TASARIM GAZETESİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin