Ümit Gezgin
Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi’nde bugün oryantasyon programı vardı.. program üniversitemizin Başıbüyük kampüsünde yapılacaktı ve ben de onun için Kadıköy’den yola çıktım…



Eğitim Fakültemizin konferans salonunda yapılıyordu tanıtım konuşmaları.. daha sonra bölümlerin eğitim bölümleri, laboratuarları, müzik eğitim alanları, sınıfları gezilecek ve hocalar da bölümlerini anlatacaklardı… Ondan önce konferans salonunda Eğitim Fakültemizin Dekanı: Prof. Dr. Yusuf Alpaydın hocamız açılış konuşmasını yaptı…


Dekan hocamız konuşmasında fakültemizi tanıttıktan sonra bu yıl birinci sınıf olarak eğitim fakültesinin ilgili alanlarını kazanmış olan öğrencilerin ne kadar şanslı olduğunu belirtti.. gerek Matematik Öğretmenliği, gerekse de diğer Müzik Öğretmenliği’nden, Resim-iş Öğretmenliği’ne, oradan Sınıf Öğretmenliği’nden Biyoloji, Kimya, Fen Bilimleri öğretmenliklerine kadar bütün öğretmenlik alanlarındaki gençler, merak ve ilgiyle açıklamaları, yorumları dinliyorlar ve burada olmaktan hoşnut oluyorlardı.. lise bitmiş, üniversite sınavını kazanmışlar ve şimdi buradaydılar…


Dekan hocamızın konuşması bittikten sonra dekan yardımcımız ve bölüm başkanı hocalarımız da tek tek söz aldılar.. kendilerini tanıttıktan sonra, hem bölümlerini tanıttılar, hem de fakültenin onlara getireceği avantaj ve imkanlardan bahsettiler.. ayrıca kampüsün imkanlarının da ne kadar geniş olduğunu, söylediler…


Yeni yapılan kampüsün imkanları da genişti.. salonlar, asansörler, sınıflar, atölyeler yeni yapıldığı için de onlara geniş imkanlar sunuyor ve rahat bilgilenmelerini doğuruyordu.. ayrıca her fakültenin içinde kantinleri vardı.. büyük bir yemekhane, sosyal imkanlar, alış veriş merkezleri, dükkanlar da mevcuttu.. ağaçlandırılmış alanlar da hızlıca genişliyor ve büyüyordu.. yeşillik oranı da günden güne artmasının yanında, Marmara Denizi ve adalar da uzaklarda görünüyor ve temiz havanın rahatlığı da öğrenci ve hocaları mutlu ediyordu…


Öğrenciler hem sınıfları dolaşmaya ve hem de bölümlerin tanıtım masalarına giderek, bölümler hakkında üst sınıftaki abi ve ablalarından somut bilgiler alma imkanlarına sahip oluyorlardı.. liseden yeni gelmiş olmanın tuhaf duygularını da yaşıyordu gençler.. hatta bazıları öğretmenim diye hitap ediyordu bölüm hocalarına.. bu güzel mutluluklar onların gözlerindeki ışıltılara yansımıştı.. hepsi mutlu ve huzurluydu.. en başta Marmara Üniversitesi gibi bir üniversitede, Eğitim Fakültesi gibi bir fakültede, öğretmenlik okuyorlardı…






İlk yorum yapan siz olun