İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

ÖZLEM ÇADIRCI’nın “Birtakım Fısıltılar” ve “Lüfer Mevsimi” Kitapları Üzerine…

Prof. Dr. Ümit Gezgin-Dr. Alp Özeren

Yazar, Özlem Çadırcı, Alp hocamızın Marmara Üniversitesi, İletişim Fakültesi’nden sınıf arkadaşı olmasının yanı sıra aynı zamanda çocukluk arkadaşı da…

Özlem Çadırcı, okuldan mezun olduktan sonra 1991 ve 2018 yılları arasında ulusal ve uluslararası şirketlerin pazarlama ve iletişim departmanlarında çalışıyor.. yazarlığa da o sıralar adım atıyor ve Boğaziçi Üniversitesi, Nazım Hikmet Kültür Sanat Araştırma Merkezi bünyesinde Prof. Dr. Murat Gülsoy’un “Yaratıcı Yazarlık” eğitim programlarına katılıyor…

Hobi olarak başladığı yazarlık, profesyonel mesleğe dönüşüyor.. 2017’de Melis Civelek‘in senaryo ekibine katılıyor.. çeşitli dizilerin hikayelerini, senaryolarını, tretmanlarını kaleme alıyor…

Kitaplarına bakıldığında spontaneden ziyade, düzenli bir yazar olduğu, planlı çalıştığı ortaya çıkıyor yazarın.. kendisi her ne kadar planlı programlı çalışmıyorum, dese de, senaryo yazarlığından da gelen bir disiplinle, ayrıca Murat Gürsoy gibi mühendis kökenli bir yazardan yazarlık dersi alması dolayısıyla, düzenli ve planlı da çalıştığı ortaya çıkmaktadır…

İsten spontane çalışın, ister planlı, programlı yapın yazarlığınızı.. önemli olan ne kadar yaratıcı, özgün ve kalıcı, giderek de edebi olduğunuz önemli.. bu noktalardan bakıldığında da Özlem Çadırcı’nın gerçek anlamda yaratıcı bir yazar, yani edebiyatçı olduğu kitapları okunduğunda ortaya çıkmaktadır…

En önemli noktalara da değiniyor yazar aslında.. şunu diyor: “… zengin ya da fakir, eğitimli ya da eğitimsiz farklı sosyokültürel altyapılara sahip olmamıza rağmen hepimiz aşk acısını, ölüm acısını, dost kazığını, maddi veya manevi kayıplar karşısında içine düştüğümüz boşluğu benzer haller içinde yaşıyoruz…” .

Sil Baştan öyküsünde: “Yaşananlar ortaya çıkıp gerçekler bomba gibi mahalle gündemine düştüğünde ben dahil tüm ahali kalakaldık. Her kafadan bir ses, farklı bir yorum, akıllara ziyan senaryolar havada uçuşurken ben, yaşadığı ihanetin yükünü kaldıramayacağına olan inancımla, intihar etmesini bekler olmuştum.”

Zaten bir öykünün başarısı ve özgünlüğü giriş cümlesinden ortaya çıkar.. anlatım yalınlığı ve gerçekliği kuşatan samimiyetiyle Özlem Çadırcı, ne kadar başarılı ve etkili bir öykücü olduğunu da göstermiş oluyor…

LÜFER MEVSİMİ KİTABI

Lüfer Mevsimi kitabı da diğeri kadar özgün.. ayrıca kapak tasarımlarını da kutlamak gerekmektedir.. her ikisinde de özgün bir tasarım söz konusu… Kitabın arka kapağında şunlar yazıyor özetle: Özlem Çadırcı, Lüfer Mevsimi’nde birbirine eklenen öykülerle, okuru yaşamın dipnotlarına bakmaya çağırıyor…

Belki De En İyisi Televizyonu Açmak hikayesine şöyle başlıyor yazar: ” Bu sabah, karşımızdaki iki katlı eski evi yıkmaya başladılar. Sabahtan beri sokağa giren vinçi, yük taşıyan kamyonları, işçilerin koşturmacasını, seyredip duruyoruz. Ninem kahvaltıda yıkıma hazırlanan binanın, ben doğduğumda yapıldığını anlattı uzun uzun.”

Sonuç olarak gerçek bir yazar, edebiyatçıyla karşı karşıyayız.. yalın ve etkili anlatıyor.. ve evet, kıyıda köşede kalmış gerçeklikler genel çerçeve içine çok güzel yerleştiriliyor.. belki en önemlisi yazmayı seviyor ve yazarlığını da abartmıyor, Özlem Çadırcı…

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

SANAT TASARIM GAZETESİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin