İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ressam-Prof. EROL BULUT Kitabı ve Sergisi: “Bir Ömür Resim” EROL BULUT Sergisinden İzlenimler…

Ümit Gezgin

Zeynep Öztürk hocamızın küratörlüğünü, giderek de kitap yazarlığını yaptığı “Bir Ömür Resim” Erol Bulut, kitap lansmanı ve sergisi, dg galeride Cumartesi 14’de yapılacaktı ve ona göre kendimi ayarlıyordum…

Kadıköy’den yola çıktım.. Kabataş vapuruna bindim.. giderken de yol boyunca resimler çizdim… Galeriye ulaştığımda kapıdan girişte Nuray hocayla karşılaştım.. Erol Bulut hocamızın başarılı öğrencilerindendi..elinde Erol hocamızın kitabı, birlikte bir fotoğraf çekildik…

Erol hocamız da göçtü.. değerli bir insandı.. hepimize faydalı oldu, dedik.. böyle bir sergi çok önemli, dedik.. Zeynep hocaya teşekkür ettik gıyabında.. O üstlendi böyle bir sergiyi.. anlamlı, anılarla, yorumlarla ve şiirlerle dolu bir katalog-kitap.. içinde hocamızın anıları, fotoğrafları da vardı…

Yine galeri girişinde Zeynep hocanın arkadaşlarıyla, sergiyi gezenlerle, meraklılarla konuşma esnasında gördüm.. kardeşi Mimar Ali Gencal da oradaydı.. selamlaştık.. eskiden beri tanışıyorduk Ali’yle.. başarılı bir mimardı, çok önemli mimari projelerde imzası vardı.. Alp hocayla iki yıl önce mimarlık ofisini ziyaret etmiştik.. bizi çok güzel ağırlamıştı ve hem mimarlıktan, hem de hobilerimizden konuşmuştuk… Aslı hocamız ve eşiyle de karşılaştık.. selamlaştık ve böylesi anlamlı sergilerin hepimizin belleğini harekete geçirdiğini konuştuk ayak üstü…

Sonra bir iki adım attım ve Tayfun hocayla karşılaştım.. yanında Günsu hanım vardı.. bir zamanlar bizim gazeteye bol bol yazı yazardı.. sonra Adana’ya taşındı ve bir daha da yazı yazmadı veya yazamadı.. zamanı olmamıştı.. yazamıyordu.. aman iyi olalım da yazı sonraya kalsın, dedim.. yazıdan ziyade önemli olan bizlerin sağlığı, dedim.. Günsu hanım da hak verdi bana… Elinde Erol hocanın kitabıyla Erol hoca zamanında doktora öğrencisi ve Araştırma Görevlisi olan Görkem’i gördüm.. yanında bir öğrencimiz vardı ve birlikte bir fotoğraf çektirdik…

Sonra Ahmet Özel ve Prof. Dr. Şehnaz Yalçın hocamızın yanına gittim.. elimdeki Erol hocanın kitabını da kameraya tuttum.. birlikte fotoğraf çekildik.. ayaküstü konuştuk.. Ahmet Özel, çok güzel ve anlamlı konuşma da yapacaktı.. Erol hocayla Akademi’den arkadaştılar.. konuşmasında Erol hoca hakkında çok güzel şeyler söyledi.. değerli bir sanatçı ve akademisyen, dedi.. bir araya gelirdik, sürekli bize anlamlı şeyler anlatırdı, dedi…

Kalabalık git gide artıyordu.. herkesin elinde Erol hocanın kitabı vardı.. Zeynep hocamız çok güzel yazmıştı kitabı.. anlamlı, etkili şiirler de özel olarak yazılmıştı.. hem düz yazıda hem de şiirde başarılıydı Zeynep hoca.. anılar, görüşler, düşünceler, Erol hoca hakkında Tayfun hocanın yazdığı kitaptan alıntılar ve anlamlı, kalıcı eski fotoğraflar.. hepsi anıların birer parçası olarak kitapta yerlerini almıştı… Resimlerine bakıyorlar ve resimlerini anlamaya çalışıyorlardı Erol hocanın.. mor en sevdiği renklerden biriydi Erol hocanın.. figür ve desen de baştacı ettiği akademik disiplinlerdi…

Her bir konuşmacı güzel, anlamlı şeylerden bahsetti.. Zeynep Öztürk hocamız açılış konuşmasında serginin ve kitabın anlam ve öneminden bahsetti.. sonra herkes söz aldı ve anılarını, gözlemlerini anlattı Erol hocayla ilgili olarak.. kendine özgü bir şahsiyeti, karakteri vardı Erol hocanın.. ona özellikle değindiler.. erken yaşta vefat etmesi herkesi şoka sokmuştu.. hatta hocası Mehmet Mahir bile şoka girdiğini, söylüyordu.. Erol ölecek insan mıydı, diyordu.. Cemal Süreya’dan, “her ölüm erken ölümdür..” sözünü biliyorduk…

Kalabalık içinden baktım bazıları resimlerini çok dikkatli inceliyordu Erol hocanın.. ilginç bir tekniği ve figür anlayışı vardı Erol hocanın.. biraz gizem, biraz mistik derinlik.. mor bunun gücünü arttırıyorda adeta.. bütün resimlerinde titiz ve temiz bir düzen ve anlatım vardı.. sabırlı resimlerdi sonra.. buna özel önem verirdi Erol hoca…

Sergiler aynı zamanda eşi, dostu, arkadaşı da bir araya getiriyordu.. baktım, ilk defa bir araya gelmiş insanlar da vardı.. öğrencilerimiz bile bazen bizlerden yaşlı görünüyordu.. onlar da olgunlaşmış, büyümüş ve başka bir kimliğe bürünmüşlerdi… Hocaların ve öğrencilerin de fotoğraflarını çektim…

Uğur hocamızın kızı Mavi de gelmişti sergiye.. O da tanıyordu Erol hocayı.. zaman zaman okula gelirdi Mavi.. ama o zamanlar daha küçüktü.. şimdi büyümüş, ortaokula gider olmuştu.. yıllar ne çabuk geçiyordu… Tablolar gizemliydi.. tabloların önünde sohbete dalmış insanlar hem hayatı, hem sanatı konuşuyorlardı.. kestirilemeyen gelecekler hakkında da spekülasyonlar yapıyorlardı.. gidenler gidiyor, kalanlar da tasarımlar yapıyorlardı… Mahir hoca da Çanakkale’den sergi için gelmişti.. Erol hoca en değerli öğrencilerindendi.. onun için sergisine gelmek için yola çıkıp gelmişti…

Çok güzel bir sergi ve kitap çıkmıştı ortaya.. bu konuda Zeynep Öztürk hocamızı ve Erol hocamızın eşi Ümran Bulut hocamızı tekrar tebrik etmek gerekmektedir.. başarılı ve kalıcı sergi ve kitap çıkmıştı ortaya…

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

SANAT TASARIM GAZETESİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin