İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

ALTINBAŞ ÜNİVERSİTESİ’nde Yüksek Lisans Jürisine Katıldım…

Altınbaş Üniversitesi’ne gittim bugün.. her zamanki adetim olduğu üzere, saatler öncesinde Altınbaş Üniversite’nin bulunduğu Mecidiyeköy Zincirlikuyu hattındaki yakın bir kafe olan Kovan Fırın’da biraz oturarak, elimde bulunan kitaplardan birini okumaya başladım…

Saat beşteydi sınav.. dört tane sınav vardı, bunların üçüne ben jüri üyesi olarak katılıyordum.. sağolsun, geçen gün Dr. Öğretim Üyesi Fırat Arapoğlu telefon etmişti jüri üyeliğim için.. bugün İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nurcan Perdahçı hocamla da iletişim içinde okula yollanmıştım…

Okula zamanında gitmiştim.. üniversite girişinde bulunan danışmanın olduğu yerde sağolsun Fırat hocam karşıladı beni.. sonra birlikte fakülte katına çıktık.. yüksek lisans tez savunması için Dekan Prof. Dr. Nurcan Perdahçı hocam başta olmak üzere, diğer üniversite olan, İstanbul Aydın Üniversitesi’nden de Tuba Yılmaz hocamız oradaydı ve önce onların yüksek lisans sınavı vardı.. daha sonra da bizim jüri üyesi olduğumuz sınavlar vardı…

Nurcan hocamız sağolsun çok güzel ağırladı bizleri.. çaylar kahveler kurabiyeler eşliğinde içilirken, aynı zamanda sanat ve tasarım üzerine de sohbetler ediyorduk.. ilk öğrencinin konusu zaten Takı Tasarımı’ydı.. bu anlamda Takı ve Mücevherat git gide artan bir ilgiye sahip olmuştu.. adeta herkes bu alana yönelmek istiyordu.. burada hem sanat hem de tasarım vardı ve ciddi bir ekonomik pazar da buralarda oluşmaya başlamıştı…

Yüksek lisans sınavı sonrasında birlikte güzel fotoğraflar da çekildik.. zaten Nurcan hocamızın odası bir sanat ve tasarım mekanı gibiydi.. kendisi de aynı zamanda bir sanatçı ve tasarımcı olarak önemli başarılara imza atmıştı.. geçenlerde çok güzel bir karma sergiye katılmıştı.. hem yönetici olarak hem de sanatçı olarak çalışmalarına devam ediyor ve herkes tarafından sayılan ve sevilen bir insan olarak takdir görüyordu…

Yüksek lisans öğrencilerimiz de konularına çok iyi hazırlanmışlardı.. bizleri aydınlattılar ve ufuk açtılar.. öğrenciler gerek konularını derinlemesine hazırlama bakımından, gerekse de sorularımıza cevap verme bakımından önemli bir eşiği aşmış, donanıma sahip olmuşlardı.. bu anlamda yeterli görüldüler ve sınavı başarıyla tamamladılar.. iş fotoğraflar çekilmeye gelmişti.. çok anlamlı, kalıcı fotoğraflarla bu zamanın görsel hafızasını oluşturduk…

Sınavlar tamamlanır tamamlanmaz, ben gerek Nurcan hocamdan gerekse de Fırat hocamdan izinler isteyerek, apar topar yollara düştüm.. biran önce Kadıköy’e, Barış Manço Kültür Merkezi’ne ulaşmam gerekiyordu, çünkü eşimin yıl sonu müzik korusu sahne alacaktı…

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

SANAT TASARIM GAZETESİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin