Ümit Gezgin
Bahariye Caddesi’ne çıktığımda güneş bütün binaları, ağaçları, motorları ve insanları çarpan şiddetiyle mavi gökyüzünde dolaşıyordu.. Bahariye Caddesi boyunca ağaçlar vardı ki bu ağaçlar eski ağaçlar değildi.. eski fotoğraflarda da bu caddenin araç trafiğine açık olduğu görünüyor.. sonra apartmanlardan ziyade iki katlı tarihi binaların olduğu da biliniyordu…

Cadde boydan boya dükkanlarla süslü.. ışıklar, alış veriş merkezleri, her türünden dükkan.. kitap evleri, kafeler, bankalar, tiyatrolar.. en önemlisi de Süreya Operası buradaydı ve Süreya Paşa tarafından eski Olimpiya Tiyatrosuna binaen yapılmıştı…

Süt mısırcı sabahın erken saatlerinden gecenin ilerleyen zamanlarına kadar orada, sabit oturup duruyor.. bir tür kölelik gibi.. dükkanlarda çalışanlar da.. özellikle böyle büyük ve önemli caddelerdeki dükkanlar hiç tatil yapmıyor.. bankaların dışında herkes adeta yedi yirmi dört saat çalışıyor.. hiç uyumuyor sanki cadde.. büyük caddeler bütün dünyada mı böyle acaba, diye geçiyor içimden.. insanların tuhaf bir şekilde buralara hücumlarını da kendilerini göstermek gibi bir içgüdüyle yöneldiklerini, düşünüyorum…

Yaşlı kadın ağır ağır yukarıya doğru ilerliyordu.. tek ayağı aksıyor gibi hissediyordum.. elindeki çantayı da zor taşıyordu.. nefes nefese ve terliyordu.. yanındaki tramvay yolundan hızla geçen otomobiller vardı…

Renkli işaret taşları tramvay raylarını belirliyordu adeta.. mankenmişçesine kaldırımlarda yürüyen genç kızlar vardı.. yaşlılar daha çok banklarda oturuyor ve gelip geçen güzel kızları izliyor, gençliklerini düşünüyorlardı.. sıralı apartmanların çoğu handı, işyeriydi, mini alış veriş merkeziydi.. girişteki dükkanlarda daha çok yeme içme mekanları ve güzellik, ayakkabı, banka, giyim kuşam dükkanları olarak beliriyordu…

Reks Sinaması’nın sokağının başına geldim.. aynı zamanda orada bizim Bahariye Sanat Galerisi de vardı ve otuz yıla yakın orada sanat galerisi olarak devam ediyordu… Binaların gölgeleri uzamış, sokak gölgelere gömülmüştü.. insanların sakin ve huzurlu yürüyorlar ve kendilerinden emin ve mutlu görünüyorlardı…


Bahariye Caddesi’nde ilerliyor, oturacak bir yer arıyor ve resim çizmeyi düşünüyordum.. resme ara verdiğimde de yanımda taşıdığım kitaplardan okumayı düşünüyordum.. caddede ve sokak aralarında güneşin etkisinden dolayı ağır hareket eden insanlar görüyordum.. ağaçların gölgeleri ve yeşilliklerin serinlik yaratan varlıkları hem caddeye ve hem de insanlara huzur veriyordu…





İlk yorum yapan siz olun