İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Pamuk pamuk bulutlarla doluydu mavi gökyüzü…

Ümit Gezgin

Rahatlatıcı bir özelliği vardı bu maviliğin, bu birbirinden pamuk gibi görünen bulutların.. bulutlara doğru bakıyordum ve kampüsün içinde yüzüyordu adeta bulutlar.. gidenler gelenler.. durup bulutlara, mavi gökyüzüne bakan insanlar.. ne dertleri vardı onların da…

Hemen aklıma parktaki asırlık ağaç geldi.. yayılmış, kendini salmıştı ağaç.. güneş parkın içideki yeşilliklerin üzerine bir sürü ağaç gövdeleri indirmişti.. çimenlerde dolaşan köpekler vardı, kargalar vardı.. bir iki martı da çatılardan parktaki çimenlerin üzerine inmiş, paytak paytak dolaşıyordu…

Parkta, güneş altında resim çizmek için dolaşıyorum.. yeni yapılan apartmanların gölgeleri uzanıyor parkın üzerine ve bir iki çocuk salıncaklarda sallanıyor.. anneler de banklarda oturuyor.. kah örgü örüyor kah telefonlarına bakıyor.. genç kadınlar bunlar.. çocuklar salıncaklarda, onlar da telefonlarla eğlenmede…

Sonra bulutların toplandığını gördüm gökyüzünde.. Nisan ayında olduğumuz halde bu kadar yoğun bulutların olması beni şaşırtıyordu.. dışarıda resim yapmak da imkansızdı bu durumda bir kafe köşesine oturmak, çektiğim resimlerden ilhamla resimler çizmem gerekiyordu.. uygun bir kafe aradım ama, onu da bulmak, kafayı dinleyecek ve resim çizecek yer.. yok denecek kadar az.. İstanbul’un nüfusu mu arttı, ben farketmeden…

Moda İlkokulu’nun oraya çıktım.. önünden geçip gidenler vardı.. semtin çocukları burada okuyordu.. ilerde ortaokul ve liseler de vardı ve sonra üniversiteye gidiyordu gençler.. bu okullar meslek seçimi için aynı zamanda yol gösterici oluyordu…

Mavi gökyüzü kaybolmuş ve her tarafa yoğun bulutlar egemen olmuştu…

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

SANAT TASARIM GAZETESİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin