Ümit Gezgin
Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi: Prof. Dr. Nermin Özcan Özer, Bezmi Alem Üniversitesi ve İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi Müzik Öğretim Görevlisi: Dr. Alp Özeren ve Cadence Sanat Akademisi Direktörü: Jale Denizaltı hocamızla birlikte, Eğitim Fakülteleri’nde, sanat eğitimini konuştuk.. özellikle Türk Sanatları Eğitimi sorunlarını konuştuk…

Özellikle yıllar yılı müzik alanında, müzik aracılığıyla emperyalizmi işleyen ve dillendiren Alp hocamızı ayrıca dinledik ve Türk Musikisi alanında ne kadar eğitim konusunda geride kaldığımızı belirtiyordu Alp hocamız.. hatta, diyordu.. İTÜ Türk Musikisi Konservatuarı’nda bile Batı Müziği eğitiminin git gide daha baskın olduğunu belirtiyordu…

Bu nasıl oluyordu anlamak mümkün değildi.. birçok yerde, özellikle Resim-iş Eğitim alanlarında Geleneksel Türk Sanatları bölümleri kapatılıyordu ve kimsenin de gıkı çıkmıyordu… Bütün eski ressamlarımızın aynı zamanda Türk Sanatları uzmanı da olduğu düşünülünce bu garip bir durumdu…
Hala Batı sanatları egemendi bütün Eğitim Fakülteleri’nde.. onlar da kifayetsiz ellerde kalmış ve gerçek bir müziğe doğru evrilmemişti.. işin tuhaf tarafı Türk Musikisi de üvey evlat olarak görülmeye devam edip gidiyordu.. Türk Musikisi’ni savunanların savunuları sadece lafta kalıyor, uygulamada büyük üniversitelerde bile adım atılmıyor, akademik anlamda bölümler, konservatuarlar kurulmuyor, Eğitim Fakülteleri içinde bile Türk Musikisi dersleri genel dersler içinde devede kulak kalıyordu…









Bunlar aynı zamanda Resim-iş Eğitim alanlarında da kendisini gösteriyor, Türk Sanatları ya yok ediliyor, ya da tırpanlanarak en aza, yani göstermelik düzeye indiriliyordu.. işte bunları konuşuyorduk.. Türk Sanatları uzmanı olan ve aynı zamanda da sanatçı olan Prof. Dr. Nermin Özcan Özer hocamız da bu alanların gelişemediğini belirtiyordu…
Asıl olan aslında musikiydi.. çünkü o ruhun gıdasıydı ve ruhumuz sürekli olarak kendi müziğimizin dışında kalıyor, kendimize yabancılaşıyorduk.. Türk Musikisi’nin tekrar diriltilmesi için onun yaygın bir şekilde, özellikle Eğitim Fakülteleri’nde canlandırılması gerekmekteydi.. ama bunlar emekleme düzeyinde bile değildi…






İlk yorum yapan siz olun