İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

“Bilgim yok ama fikrim var.”

Kadir Uz

Sanat ortamında bununla çok sık karşılaşıyoruz.
Bir tabloya bakılıyor.
“Beğenmedim.”
Peki neden beğenmedin?
Sessizlik…
O zaman ikinci soru geliyor:
Bir sanat eserini neye göre beğeniyoruz?

Bilgiye göre mi? Yoksa sadece hoşumuza gidip gitmediğine göre mi?
Bir eseri değerlendirirken; sanat tarihini biliyor muyuz?
Kompozisyonu biliyor muyuz?
Rengi, biçimi, anlatım dilini?
Yoksa sadece:
“Ben sevmedim.”
“Bence olmamış.”
“Bunu çocuk da yapar.”
Bunları mı söylüyoruz?
İşte bunlar bilgi değildir.
Bunlar gerekçesiz kanaatlerdir.
Elbette herkes bir eseri beğenebilir ya da beğenmeyebilir. Bu en doğal haktır.
Ama beğeni ile değerlendirme aynı şey değildir.

Beğeni kişiseldir.
Değerlendirme ise bilgiye dayanır.
Bir eseri anlamadan yargılamak, bir kitabın sadece kapağına bakıp içeriğini eleştirmeye benzer.
Bu yüzden sanat ortamında en çok ihtiyacımız olan şey, daha yüksek sesle konuşan insanlar değil; daha çok bilen, daha çok araştıran, daha sağlam gerekçeler sunan insanlardır.
Çünkü sanat, ahkâmla değil; bilgiyle gelişir.

“Beğenmek için zevk yeterlidir; değerlendirmek için bilgi gerekir.”

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

SANAT TASARIM GAZETESİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin