Prof. Dr. Ümit Gezgin
Bugün yapay zeka destekli sanatı, özellikle resim ve müziği tartıştık değerli arkadaşlarımızla.. Dr. Alp Özeren müzik dünyasının önemli isimlerinden biri.. hem icracı, hem iletişimci hem müzik eleştirmeni, kuramcısı ve eğitmeni.. Bezmi Alem Üniversitesi ve İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi’nin Müzik ve İletişim hocası.. keza Ressam Kadir Uz da, kendine özgü bir tekniği, “Piksel” tekniğini geliştirmiş, sanat üzerine YouTube kanalı kurmuş, onlarca program hazırlamış ve şimdilerde sanatla ilgili bir kitabı hazırlayan değerli bir sanatçı…

Yapay zeka herkes artık biliyor ki daha fazla hayatımızda yer almaya başladı.. bizler de bunu görsel sanatlar ve müzik alanında, hatta edebiyat alanında daha fazla kullanmaya başladık.. yani kullanan kullanıyor ve ne kadar kullanıyor.. onu da tam bilemiyoruz.. Çağdaş Sanat Fuarları’nda karşımıza çıkan çalışmaların çoğunun yapay zekayla yapıldığını, biliyoruz.. geçen fuarda baktım çoğu yapay zeka ürünü şeylerdi.. şimdi bunlara sanat eseri diyebilir miyiz.. ne kadar diyebiliriz.. bunu ciddi olarak tartışmak, konuşmak gerekiyor…

Kadir Uz’a göre yapay zekayla yapılan şeyler sanat olarak kabul edilemez.. Alp Özeren daha toleranslı bakıyor.. ama diyor ben doğal zekayla yapılanları tercih ediyorum.. ve ben de yapay zekayı kendi müzik üretimlerimde kullanmıyorum.. müzik dünyasında git gide yapay zekayla yapılan müzikler var ve hatta bazıları yapay zekayla yaptım, nasıl olmuş.. diye övünenler bile var, diyor…

Elbet aklımız iyice karıştı.. yapay zekayla bir şey üretmek, yapmak isteyen varsa.. bunları da insanlar kabul ediyorsa niye sanat eseri demeyelim.. daha yaşarken kendi resimlerinin benzerlerini, bir tür kopyelerini asistanlarına yaptıran Devrim Erbil ve benzerlerinin eserleri de bir tür yapay zeka veya başkalarının zekasıyla yapılan çalışmalar değil mi.. onlara ne diyeceğiz…

Herkes geliyor yapay zeka hakkında ileri geri konuşuyor ve bazıları, Kadir Uz gibi ressamlar hepten yok sayıyorlar yapay zeka üretimleri.. gerek yazıda, gerek resimde, elbet diğer alanlarda.. yani tiyatrodan, edebiyata ve müziğe kadar kabul etmiyor.. Dr. Alp Özeren ise çekimser yaklaşıyor, kendisi açısından kendi zekasını baştan sona kullanmanın kendisine daha anlamlı ve gerçekçi, doğal geldiğini, söylüyor…

Bu konuda ben ne söylüyorum, dediğimde kendi kendime.. zaten arkadaşlarıma da söyledim bunu.. yapay zeka üretimlerinin sanat kabul edilebileceğini, düşünüyorum.. belki insan ruhunun yaratmadaki süreçlerini yaşamıyor üretim, eser, ama sonuçta yapay zekayı da sanatçı kullanıyor.. gerisinde yine sanatçının düşüncesi, planı, tasarımı var.. ben de zaman zaman yapay zekayı kullanıyorum.. gerek görsel sanatlarda gerekse de yazı alanında.. hiç değilse getirdiği öneri, yorum ve bilgilerden faydalanıyorum.. bilgi kaynaklarını ortaya kısa sürede sürüyor ve onlar üzerine rahat düşünebiliyorsun…

Yapay zekadan kaçmamak ve korkmamak gerekmektedir.. bir tür tercih olarak ele alınması çok daha doğru gibi geliyor bana.. yeni kuşaklar çünkü yapay zekayı her alanda kullanıyorlar.. bunun ne kusuru olsun ki… Belki gelecek nesiller için sadece yapay zeka olacak ortalıkta.. doğal zekanın tamamen yerini alacak.. kim bilebilir ki.. en son olarak herkes sanatçı olmayacak mıydı…






İlk yorum yapan siz olun