İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Kedi nereye bakıyor…

Ümit Gezgin

Yürürken sarı kediyi gördüm.. gençti.. daha yaşlanmamıştı.. saksının yanında, apartman girişinin yüksek duvarına çıkmış, oradan gelip geçeni kontrol ediyor.. ben de fotoğrafını çekeyim, dedim ama.. kameraya da bakmıyordu, bana da…

Nereye baktığını anlamadım.. yürüdüm.. resim çizmek için ilerliyordum.. marketten sokak hayvanları için mama alacak ve uygun yerlere koyacaktım… Yaptığım resimler aklıma geldi.. bisikletle giden adam.. kırmızılar her yere egemen olan bir resim bu… Kurbağalıdere’nin üzerindeydim.. hava güzeldi ve sonsuz bir mavilik vardı.. ağaçlar uzamış, evler eskimişti.. dere üzerindeki teknelerinin gölgeleri yüzeyde devinip duruyordu…

Köprünün üstü boştu.. durak vardı ve otobüs de gelmiyordu.. bir yaşlı kadın durakta oturarak bekliyordu.. bastonu vardı yanında ve hemen yanında da bir kedi kulübesi.. kedi yoktu ortada.. ben dereye bakıyor ve resim çiziyordum.. gelen geçen de bana bakıyordu.. ne yapıyor bu adam burada, diyerek içinden.. gökyüzünün maviliği tepeye çıktıkça koyulaşıyor ve aşağıya indikçe de grileşir beyazlaşıyordu.. derenin de rengi, renklerin tonları değişiyordu.. temizlik bitmişti dere ve vinçler gitmişti.. teknelerin yalnızlığına terkedilmişti dere yine.. içine de binlerce balık yavrusu bırakılmıştı… Deredeki eski köşklere de bakarak bir resim çizmiş ve sonra da boyamıştım ve o da kırmızı ağırlıklıydı…

Altıyol’un orda simitçiyi her ordan geçtiğimde görüyordum.. küskün ve soğuk bakıyordu bir noktaya.. kımıltısız duruyordu her zaman için.. işinden memnun değil miydi acaba, diye geçiyordu içimden.. Bahariye Caddesi de tenhaydı.. kilisenin kulesi görünüyordu uzaktan…

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

SANAT TASARIM GAZETESİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin