İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Bir kargayla göz göze gelmek…

Ümit Gezgin

Kargaları sevmez Ahmet Haşim.. onları giderek lanetler, çelikten gaga larıyla çıkardığı seslerden biraz ürker..kara gövdeleri de tedirgin eder onu.. oysa kargalar benim için akıllı hayvanlardır, zeki bakışları vardır.. her koşulda da yaşarlar.. şehrin vazgeçilmez varlıklarıdır onlar…

Kediyi gördüm, siyah beyaz küçük kediyi.. masum ve mahsun duruyordu, sanki utanmış gibiydi.. önüne bakıyordu yanından geçerken.. önüne de mama koymuşlardı ama, o daha çok sevilmek istiyordu…

Bulutlar hareket halindeydi, bana doğru geliyordu adeta.. yeşillikler, binalar yan yana dizilmişti.. araçlar da vardı, mezbelelik halindeki yere park etmişti araçlar.. bulutlar, yağmur bulutlarıydı ve hareketleri devam ediyordu…

Kadıköy’e inmiştim.. akşam üstüydü ve kestanecilerin de yanından geçiyordum.. neon ışıkları yanıyor, yağmurlarla birlikte ışıklar yansıyordu oraya buraya.. gri bulutlar toplanmış da toplanmıştı binaların üstüne.. hareket halinde insanlar vardı sakin kaldırımlarda…

Bulutlara, Haydarpaşa Gar tarafına bakıyordum.. evet, bunlar yağmur bulutlarıydı ve yağmurlar da zaten başlamıştı.. araçlar da gelip geçiyordu hızlıca.. motorlar vardı.. ilerde ışıklar vardı.. yenilenen Haldun Taner binası orada duruyordu.. vinçler, inşaat araçları da vardı önünde.. otobüsler gelip geçiyor, habire yolcu taşıyorlardı…

Işıklı tabelalar vardı, onların neon ışıkları asfalt yollara yansıyor, türlü şekiller oluşturuyordu ıslaklık üzerinde.. yağmur da habire yağıyordu, belki yoğun değildi ama martılara, o bulutlara yükselen kuşlara eşlik ediyordu…

Kızıltoprak’ta bir kafeye oturmuştum.. yağmur hızlanmış, araçlar trafikte sıkışmıştı.. şemsiyeli insanlar, özellikle kadınlar kaldırımlarda koşturuyordu.. ortada ne kedi, ne köpek ne de kuşlar vardı.. araçlar ve insanlar.. bir de ara sıra geçen otobüsler vardı.. tabi sarı dolmuşları da saymak gerekiyor… Durmuş, resim çizmiştim…

Aklımda geçen sergideki hocalarla birlikte çektiğimiz fotoğraf vardı.. yan yana kameraya bakmıştık.. ben çekmiştim fotoğrafı.. bir özçekimdi bu, herkes gülüyor, mutluluğu gözlerine, bakışlarına, hal ve tavırlarına yansıyordu…

Köşedeki kedi köpek heykeli geldi gözlerimin önüne.. geçen senelerde vefat etmiş olan heykel hocasının eseriydi.. sevimli köpek ve ona dostça bakan bir kedi.. yine güvenle uzanmış bir kedi.. yağmur yağıyordu bir yandan da.. kafelerde oturanlar vardı.. telefonlarına bakanlar…

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

SANAT TASARIM GAZETESİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin