İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

“Kadıköy Yazılarım” DR. MÜFİD EKDAL: O KADIKÖY’ÜN HAFIZASIYDI

Nusret Karaca

Feneryolu’ndan komşumdu Dr. Müfid Ekdal. Her zaman saygı ve sevgi duyduğum değerli bir büyüğüm, bir İstanbul beyefendisiydi. Yolda sıkça karşılaşır, ayaküstü sohbet ederdik. Ben Gazete Kadıköy’e değişik konularda yazılar yazarken onun özel bir köşesi vardı.
1918 yılında İstanbul’da doğan, 1942’de İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun olup uzun yıllar Haydarpaşa Numune Hastanesi’nde dahiliye uzmanı, servis şefi ve başhekim olarak şifa dağıtan bu değerli hekim, ömrünü sadece bilime değil, doğup büyüdüğü Kadıköy’e de adamıştı. Öyle ki, 1963-1965 yılları arasında kardiyoloji ihtisası için gittiği İngiltere’den döndükten sonra da yine kalbinin ait olduğu yere, Kadıköy’üne hizmet etmeye devam etti. Görev yaptığım Kadıköy Kız Lisesi’nin (İstanbul Kadıköy Lisesi) 50. yıl etkinliklerine konuk olduğunda, okulun eğitim ve öğretime başladığı Moda Mahmut Muhtar Paşa Köşkü hakkında yaptığı o kısa ama derin konuşma hâlâ hafızamdadır.
Hemen her gün yaşadığı sokağın önünden geçerken onu anımsarım. Dün akşam eşimle birlikte yine o sokağın önünden geçerken adının yazılı olduğu tabelaya takıldı gözüm. Doğup yaşadığı köşkün bulunduğu sokağın devamındaki Gazi Muhtar Paşa Çıkmazı’na, ilçeye yaptığı muazzam katkılardan dolayı “Dr. Müfid Ekdal Çıkmazı” adı verilmişti. 11 Temmuz 2014’te, 96 yaşında aramızdan ayrılan o koca çınarın adını taşıyan tabelanın fotoğrafını çektim, oradan ayrıldık. İçimden bir yazı yazmak, bu yazı içine daha önce kendisine ithaf ettiğim bir şiirimi eklemek geldi.
Günün bitiminde boş sayfalarımdan birine dökülenler de bunlardı…
Tıbbi yayınlarının yanı sıra Kadıköy’ün adeta belleği olan “Kapalı Hayat Kutusu: Kadıköy Konakları”, “Bir Fenerbahçe Vardı”, “Bir Konak, Bir Ömür, Bir Devir”, “Bizans Metropolünde İlk Türk Köyü Kadıköy” ve “Kadıköy Sokakları” gibi ölümsüz eserleri bizlere miras bırakan o güzel insanın anısına:

SABAHLAR
(Dr. Müfid Ekdal Anısına)

Hep böyle başlardı sabahlar
Kiminde güneş
Kiminde yağmur
Kiminde kar vardı
Böyle sabahlarda aralardım perdeleri
Bahçemde kuş cıvıltıları
Hep böyle yürürdüm yollarında Kadıköy’ün
Kiminde toz
Kiminde çamur vardı
Her yerde Arnavut kaldırımları
Bahçelerde cevizler / bademler / erikler
Şimdi
Karanlık bir sabaha uyandım
Ne kağıt ne de kalem elimde
Sokaklarda ayak izlerim
Dostlar sizlere emanet
Yazdığım kitaplarım
Yazılarım
Ve de
Sizlere emanet
Kadıköy konaklarım
Nusret Karaca

Evet!
“Bir insanı besleyen damarların içinden akan bir duygudur vefa! Onu alabildiysen dağıtabilirsin.”
Ben bugün birkaç dize ile paylaşılan, yaşanan günler adına biraz dağıtabildim mi acaba? ‎<Bu mesaj düzenlendi>

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

SANAT TASARIM GAZETESİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin