Ümit Gezgin
Körfez suları dingindi.. akşam alacası bir görünüm vardı.. bulutlu gökyüzü sararmış, grileşmişti.. net ve parlak maviler yoktu.. batmakta olan güneş ışıkları kayaları bile sarartmıştı.. bu sararmışlık körfez sularına da yansıyordu…

Bulutlar iyice alçalmaya ve git gide de karanlıklara gömülmeye başlamış.. cılız ağaçlar yan yana dizilmiş.. derenin çıkışında tekneler duruyor.. kıyıya bağlanmış kayıklar da var.. kayalıklar ve yelkenli tekneler…

Derenin kıyısından yürüyordum.. sakindi dere.. sahilde tek tük aheste aheste yürüyenler vardı.. bulutların ardına saklanmış güneş, zaman zaman çıkıyor ve dereyi sarıya boyuyor.. teknelerde insanlar yok.. ileriye doğru bakıyorum adalar, karşı kıyılar silik görünümler halindeler…

Adalar ilerde, çok uzakta görünüyordu.. bulutlar da fuluydu.. martılar da silikti gökyüzünde.. çok ilerde yine tankerler de vardı ve onlar da sanki hiç hareket etmiyor gibi duruyorlardı.. sonra adaların da ilersinde karşı kıyılar başlıyordu.. Bursa, Mudanya…

Nehre bakıp bakıp birbiriyle konuşan insanları da köprüde görüyordum.. beyazlıkları belirgin bir şekilde ortaya çıkmış bulutların görünümleri nehir üzerine yansıyordu.. tekneler, kayıklar, yelkenliler de doldurmuştu nehri.. sakin ve mutluydu nehir.. martılar da mutluydu.. köşkler batmakta olan güneşle tuhaf bir duygu karmaşası yaşıyordu…

Nehrin karşısında park vardı ve ağaçlar da kışın gerçekliğiyle yüzleşiyordu.. yapraklar dökülmüş, hava serinlemiş ve gökyüzüne uzanmış dalları vardı.. parktan uzaklaşmıştı insanlar.. kediler, köpekler vardı ortada…






İlk yorum yapan siz olun