İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Heykeltraş Prof. Neslihan Pala ile Heykeller ve Heykeltraşlar Üzerine…

Ümit Gezgin

17 Nisan 2023, Pazartesi

Heykeltraş-Prof. Neslihan Pala ve Ümit Zeyni Gezgin

Bugün Kalamış Khalkedon Kafe’de otururken, eşim Ümit Hanımla birlikte, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Heykel Bölüm Başkanı Prof. Neslihan Pala çıkageldi.. Yolda karşılaşmışlar…

Ünlü şair Fazıl Hüsnü Dağlarca’ya yakışıyor mu bu heykel? Tankut Öktem’in başarısız heykellerinden biri.. sadece heykel mi.. aynı zamanda kaide de felaket…

Sohbet sohbeti açtı ve iş döndü dolaştı heykele, heykel sanatının kamusal alanda yer almasına, heykel eğitimine ve kadın heykeltraşlarının heykel sanatı tarihinde ve günümüzde özellikle etkinlik ve ağırlıklarına geldi… (Benim aklım ortalarda arzı endam eden başarısız heykellerde ve bunları yapan heykeltraşlarda… )

Neslihan Pala hocanın başarılı ‘Aslı Nemutlu’ heykeli…

Ümit hanım da seramik sanatçısı, galerici olmasının yanında, heykelden de biraz anlıyor… Heykel elbet seramik gibi değil.. ama ne hikmetse Tatbiki’nin eski hocalarından, seramik sanatçısı Prof. Tankut Öktem yıllar yılı heykeltıraş olarak tanınmış ve nice anıtsal heykel ihalelerini tek başına alıp, yürütmüştü.. Ortaya da doğal olarak çok başarılı olmayan, sorunlu heykeller çıkmıştı… hoca vefat etti ama.. o heykeller ortalarda kaldı…

Bu minicik heykel Münir Nurettin Selçuk’a uymuş mu?…

Heykel biliyoruz ki resim gibi dar alan sanatı değil.. Özel mekanlarda sergilenmez.. kamusal alana açık yapıları vardır ve yediden yetmiş yediye herkes ilgilidir heykelle.. Günün değişik saatlerinde gidin Kadıköy’deki Boğa heykeline bakın.. çevresinde yüzlerce her yaştan ve cinsten insan vardır.. Keza, Kadıköy çarşıiçinde de heykel toplulukları vardı..orada da insanlar toplanırdı… O heykel topluluklarına ne oldu kimse bilmiyor.. Demek ki sanatçının da umrunda değil.. heykellerinin başına ne geldiği… Sesi soluğu çıkmadığına göre…

Ressam Osman Hamdi’nin başarısız heykeli.. artık ne söyleyelim buna…

Ki Kadıköy çarşı içindeki heykellerin ve düzenlemelerin sahibi de bir kadın heykeltıraş.. Oysa biz kadınların hak aramada daha cevval olduğunu, düşünürdük.. Ama ne hikmetse sesi soluğu çıkmadı akademisyen heykeltraşın…

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Caddebostan Kültür Merkezi’nin önündeki başarısız Nazım Hikmet heykeli

Bunun sebeplerinden biri de heykel alanında sanat eleştirisinin pek olmaması.. Daha çok resim alanında sözler söyleniyor, yazılıyor.. Daha çok ressamlar ortada görünüyor.. Heykeltraşlar sessizce kıyıda köşede bekliyor gibi duruyor… Oysa anıtsal heykelleri, hediyelik bibloları, sipariş belediye heykellerini onlar yapıyor ve buralardan da ciddi paralar kazanıyorlar.. Bu kadar, özellikle bazıları için karlı bir alan olan heykeltraşlık neden bugüne kadar yeterli ciddiyetle ele alınmamış ve giderek de heykel alanında eleştirel yazılar yazılamamıştır…

Yoğurtçu Parkı’ndaki Süreyya Paşa Heykeli.. Paşa’nın kemikleri sızlıyordur bu, kaidesi de kendisi de başarısız heykeli karşısında…

Dedim Neslihan hocaya, hocam dedim.. Yok dedim, doğru düzgün bizde heykel yapan yok.. Yoğurtçu Parkın girişindeki Süreyya İlmen Paşa’nın heykelini görseniz göbeğiniz çatlar.. Tonla bir de para harcanıyor.. paralar alınıyor.. ama ortaya doğru düzgün, estetik ve herkesin takdirini kazanacak heykeller çıkmıyor.. Sonra nedir o kaide fukaralığı.. Hiçbir heykelin doğru düzgün kaidesi yok.. Böyle bir şey olabilir mi.. Bunlar sürekli Avrupa ülkelerinde dolaşan insanlar.. Zırt pırt Fransa’ya, Almanya, İngiltere, Amerika’ya gidiyorlar.. Hiç olaralarda gerçek anlamda heykel ve mükemmel kaideler üzerinde yükselen heykeller görmüyorlar mı… Akıl alacak gibi değil…

Hoca tabi ne desin.. Heykelin yanında, ciddi bir de kaide sorunu çıkmıştı.. Bunun da kimse farkında değildi.. Veya herkes farkındaydı ama, üç maymunu oynuyordu… Böylece bizler toplum olarak kötü kaideli kötü heykellere mahkum kalıyorduk.. Nesillerin estetik duyguları doğru gelişmeden de onlar büyüyor ve sanata atılanlar da doğru düzgün heykel yapamıyor.. bu kısır döngü, dönme dolap gibi birbirini tekrar edip duruyordu…

Masadan ayrıldığımda Kalamış Parkı içinde Neslihan hocanın Aslı Nemutlu’nun heykeli dahil birçok heykeli tekrar gezdim ve fotoğrafladım.. Bir heykel ister soyut ister somut olsun.. doğru düzgün olmak zorunda.. abidik gubidik heykel olmaz.. Heykeltraş bunu enine boyuna düşünmek durumunda.. Eski Mimar Sinan rektörlerinden Prof. Tamer Başoğlu’nun Beşiktaş’ın göbeğine dikilmiş olan Aynalı Buru Heykeli‘ne ne oldu. Yok oldu, gitti.. Kaldırıp attılar.. Keza, Kadıköy Çarşı içi heykel topluluğun sahibi Marmara Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi heykel hocası Prof. Nilüfer Ergin.. Heykellerin nerede olduğunu biliyor mu acaba…

CKM’nin önündeki komik Nazım Hikmet heykeli.. beceriksizlikte herhalde zirvelerden biri… Kol kırılır yen içinde kalır.. hesabı.. kimse kimseden hesap sormuyor.. bırakın hesabı.. soru dahi sormuyor… herkes.. daha doğrusu işin içinde olanlar, al takke ver külah devam edip gidiyorlar.. Bu kötü, estetik dışı heykel gerçekliğine, şehirlerimizi çirkinleştiren heykel topluluklarına, kaideleri heykellerden bozuk olguya üç maymunu oynayarak daha ne kadar devem edeceğiz…

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

SANAT TASARIM GAZETESİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin