(Nusret Karaca Tarih Gezi/Araştırma ve Derlemelerinden Kısa Seçkiler)
….

İstanbul’da öğrencilik yıllarımın tatil ayları çoğunlukla çalışmakla geçerdi.
Bence bu da eğitimin bir parçasıydı.
Hayatın içinde görerek ve yaşayarak bir şeyler öğrenmek.
Gedikpaşa’da ayakkabıcılık yapan babam beni kendi dükkânına yakın bir yerde işe yerleştirirdi.
Nuruosmaniye, Beyazıt…gibi.

İşte o işe gidiş dönüşlerde yol güzergâhım üzerinde çoğunlukla sahaflar çarşısı da yer alırdı.
Her geçişimde İbrahim Müteferrika’nın büstü çekerdi dikkatimi.
Avukat Katipliği ve Muhasebe Yardımcılığı yaptığım Cağaloğlu “Bâb-ı Âli”(+) yokuşundaki matbaalar da!

Öğrenciliğimde dinlediklerim ile okuyup araştırdıklarımdan öğrendiklerimi ben de öğretmenlik günlerimde öğrencilerime aktarmışımdır.
Gazete matbaalarına gezilerimiz halâ
Belleğimde.
İşte o bilgilerden çok kısa bir not.
…

Osmanlı Devleti Padişahlarından III.Ahmed zamanında Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın teşvik etmesi ile Osmanlı Devleti’nin önemli bürokratlarından olan Yirmisekiz Mehmed Said Efendi’nin yardımı ile ilk matbaanın Macar asıllı Osmanlı olan matbaacı, yayımcı, yazar ve çevirmen İbrahim Müteferrika tarafından
kurulduğu söylenir.
Kaynaklara göre ilk matbaa 1727 yılının Temmuz ayı başında kurulmuştur.
Matbaa’da basılan ilk eser Vankulu Mehmed Efendi’ye ait olan 2 ciltlik “Vankulu Lügatı”dır.
İbrâhim Müteferrika’nın 1139 Zilkade ortalarında (1727 Temmuz başları), Sultan III. Ahmed’in fermanı ve Şeyhülislâm Yenişehirli Abdullah Efendi’nin verdiği fetva ile İstanbul’da Yavuz Sultan Selim semtindeki evinde kurduğu matbaada bastığı Vankulu Lugatı’nda (gurre-i Receb 1141 / 31 Ocak 1729) matbaanın adı ilk defa Dârüttıbâati’l-ma‘mûre(×) şeklinde geçer.
“Matbaa-ı Amire”adı verilen ilk devlet matbaası ise III. Selim döneminde (1789-1807) kurulmuştur.
…
EK NOTLAR
_____________
1492 yılında İspanya’dan kaçan ve II.Bayezid döneminde Osmanlı Devleti himayesine alınan Yahudi göçmenler oldu.
1493 yılında İspanyol göçmeni David ve Samuel İbn Nahmias Kardeşler tarafından İstanbul’da kurulan matbaa’da İlk kitap, Yakup ben Asher’in Arba’ah Turim eseri 13 Aralık 1493’te basıldı.
Bu girişimin ardından Selanik, Edirne, İzmir şehirlerinde de matbaalar açılmış, basılan eserler İbranice, Yunanca, İspanyolca ve Latince dilinde dini konular ağırlıklı olarak basılmıştır.
1567’de Ermeniler ve1627’de Rumlar matbaa kurarak kitap basımı yapmışlardır.
MS 593’te Çin’de ağaç oyma tekniğiyle matbaa kurulmuş, ilk basılı gazete de MS 700’de Pekin’de çıkmıştır.
Tarihte tahta harfler kullanarak matbaayı deneyen ilk Türk Devleti Uygurlardır.
1450 yılında Alman kuyumcu
Johannes Gutenberg’in icadıyla “tipo” tipi matbaa tekniği geliştirilerek modern baskı makinesi faaliyete geçti ve ilk Alman şiiri basılmıştır.
…
(+) “Bâb-ı Âli” Yüce Kapı anlamına gelir.
Osmanlı devlet yönetiminde sadrazam merkezli hükûmet biriminin adıdır.
Bâb-ı Âli Yokuşu;
“İstanbul.Valilik binasının yanından geçen Cağaloğlu-Sirkeci arasındaki yokuş.”
(×) Dârüttıbâati’l-ma‘mûre=Dar-üt tabaa
…
(*)Kaynaklar; İstanbul Gezi Notlarım,
okuduğum broşürler ve anlatılanlar.Eyüp Lisesi ve Eğitim Enstitüsü Dersleri’ Tarih Söyleşi ve Panelleri,İ.B.B.Kültür A.Ş. Yayınları,
Kentim İstanbul(İ.B.B.İstanbul’un ilk’leri en’leri-2003-
S.Faruk Göncüoğlu),TDV İslâm Ansiklopedisi-Erhan Afyoncu-Gerçek Hayat(Murat Kutlu),Ansiklopeditubitak,
İstanbul Hizmet Vakfı.






İlk yorum yapan siz olun