Ümit Gezgin
Bahariye Caddesi’ne çıktım..kalabalıktı.. insanlar yürüyorlar, gidip geliyorlardı.. güneş parça parça her yere ulaşmış, sıcaklık da alabildiğine artmıştı…





Çoluk çocuk, kadın erkek.. genç yaşlı.. herkes, bayramın bu üçüncü günü Bahariye Caddesi’ne çıkmış.. herkesin boş zamanı, dinlenme ve tatil zamanı olduğu için, evlerinden çıkanlar caddeye ulaşmışlar.. caddedeki bütün dükkanların içi de dışı da kıpır kıpır…










Gökyüzünde mavi renk ve bulutsuzluk egemen.. herkes gölgelik alandan yürüyor yukarıya doğru.. Bahariye Caddesi çok yoğun.. bir zamanlar trafiğe açık bir caddeymiş burası.. yoğun araç trafiği yayalara yürüme imkanını da zar zor veriyordu.. şimdilerde rahat.. nostaljik tramvay da işin tuzu biberi…







Cadde 1992’de trafiğe kapatılınca, Bahariye Caddesi cazibeli bir yer haline dönüşmüştür.. her yer daha fazla ışıldamaktadır.. cadde üzerinde sinemalar, kafeler, yeme içme mekanları, giyim mağazaları, Mephisto Kitap Evi ve Penguen Kitap Evi’yle birlikte kültür sanatın da merkezi rolü oynamaktadır.. ayrıca bir arka sokağındaki Kadife Sokak’ta Bahariye Sanat Galerisi de yine çeyrek yüzyıldır sanata hizmet vermeye devam etmektedir…




Ayrıca caddenin en önemli mimari yapılarından biri de Süreyya Paşa’nın 1926 yılında yaptırdığı Süreya Operası’dır… Bahariye Caddesi’nin ayrıcalıklı mekanlarından, tarihi yapılarından biridir bu opera binası… Dönemin Avrupa mimarisine uygun olarak iç ve dış mekanları figürlü rölyeflerle, tavanları freskler ve yaldızlı kartonpiyerlerle kaplıdır…



Bina uzun yıllar sinema salonu olarak hizmet vermiştir.. 2005’de Kadıköy Belediyesi tarafından 49 yıllığına kiralanmış, restore edilmiş ve opera binası olarak hizmet vermeye başlamıştır…



Binanın tavanındaki freskler ünlü ressam Naci Kalmukoğlu imzasını taşımaktadır.. ayrıca opera salonunda da heykeltraş İhsan Özsoy’un yaptığı heykeller vardır…





Yapıldığı ve hizmet vermeye başladığı yıllarda sinemanın ilk müdürü, Nazım Hikmet’in babası Hikmet Nazım Bey olmuştur… Gösterilen ilk sesli filim Broadway Melodisi’ydi.. 1936’da da yazlık bölümü hizmete açıldı…




Bahariye Caddesi’nde yok yok.. Kadıköy merkezdeki Mephisto Kitapevi de buraya taşındı.. sonra Penguen Kitabevi açıldı. Opera Sineması da bu cadde üzerinde.. yine Starbucks’ı Caffe Nero’su.. ünlü İnci Pastanesi de yine cadde üzerinde hizmet vermeye, konuklarını ağırlamaya devam ediyor… Cadde üzerindeki büyük kilise de caddenin tarihselliğini tamamlayan simge yapıtlardan biri olarak beliriyor…




Yiyecek içecek mekanların bolluğu insanların da buraya hücum etmesine sebep olmuş.. gençler özellikle doldurmuş burayı.. birbirlerine hem hava atıyorlar, hem de alış veriş yapıp, pastanelere, kafelere oturup laflıyorlar.. derslerini, hayata dair düşüncelerini, alışkanlık ve tüketim çılgınlıklarını anlatarak, zaman zaman da eski nesille dalga geçerek zamanlarını dolduruyorlar…




Yürüyorum, güneş ışığıyla yıkanmış, insanların daha az olduğu sol taraftan yukarıya doğru yürüyorum.. simitçiler var her adımda.. sonra banklarda oturan yaşlılar var.. kadınlar var.. oturanlar da yürüyenler de bön bön bakıyorlar çevrelerine.. bakmayanlar da telefonlarına bakıyorlar.. telefon icat oldu, kitaplar da buharlaştı.. kitapevlerinde bile fazla insan yok.. daha çok da kadınlar kitap okuyor.. erkeklerde kitap okuyan yok…






İlk yorum yapan siz olun