Nusret Karaca
Biraz dursak!…Biraz düşünsek!…
Biraz sussak!
Bu kadar mı zor!
“Ağzınızdan çıkanlara daima dikkat edin. Çünkü bir sözü unutmak, bir yüzü unutmaktan çok daha uzun zaman alır.’ der Louis Aragon

…
Gerçekten…Kim olursa olsun,hangi kulüp üyesi veya başkanı…yöneticisi…
Bu ülkeye güzel rol model olmalılar.
Futbol zevkini yok etmek,ortamı germek ve insanları birbirlerine düşürmekle kim ne kazanacak?
Bu lig bitse de rahatlasa sporseverler…
Hatta toplum.
Bir eğitimci olarak,yazar olarak,baba olarak içim acıyor…
Gerçekten yetti artık!
Bu ülkenin tek sorunu bu mu?
Bir söz vardır;
Şair Ömer Nida’dan duymuştum.
“Her renge boyandı bu yapı,bir fıstıki yeşil kaldı.”

…
Oğuz Atay’ın “Tutunamayanlar” eserindeki gibi…
-Ne çok şey biliyor bu insanlar Olric?
-Herkes işine geleni biliyor efendimiz…
…
Bu camialar her zaman vardılar…ve sonsuza kadar var olacaklar…
Ve bu da geçecek.
Kupalar, şampiyonluklar alınır, verilir…
Ancak bu camialar köklüdür.Milyonlarca gönül verenleri var.
Kavgayı değil Barış ve Sevgi’yi yüceltmek başarıdır.
İnsanın yaşamı ve mutluluğundan daha önemli ne var ki!
Kişiler gelir geçer…
Bu renklerin hepsi birlikte güzel!
…
“Kabul edilmiş yanlışlık kazanılmış zaferdir.”der CL Gasgoigne.
Hem kendimize hem başkalarına bakarak…
Tek taraflı değil.
Objektif…
Benden bu kadar.
Sırada sanat var…Oradan beslenmek gerekir.
“Sanat insan beyninin vitaminidir.”
demişti bir söyleşisinde Can Gürzap
Müjdat Gezen’ Sanat Onarır.”der.
Enis Fosforoğlu’nun da bir sözü kalmış belleğimde;
“Sanat İyileştirir.”
Sporda gereksiz yaratılan kaos beslemiyor,aksine yavaş yavaş tüketiyor.
M.Kemal Atatürk ne güzel söylemiş;
“Spor, yalnız beden yeteneğinin bir üstünlüğü sayılamaz. Anlayış ve zekâ, ahlâk da bu işe yardım eder. Zekâ ve kavrayışı geri olan kuvvetliler; zekâ ve kavrayışı yerinde olan daha az kuvvetlilerle başa çıkamazlar. Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim. ”
…
“Kalem aklın, düşüncenin, yüreğin ve duyguların dilidir, sesidir.”
….
Gazete Kadıköy’de 23 Haziran 2006’da
yayınlanan yazımın başlığıydı”Sporda
Önce Dostluk Gelmeli”
İstanbul Kadıköy Lisesi’nde(Eski Kadıköy
Kız Lisesi) bir öğrencimle çektirdiğim
bir fotoğraf ile birlikte açıklamıştım bu konudaki düşüncelerimi.
Aradan 18 yıl geçti…
Aynı düşüncem sürüyor…sürecek!
Kavgadan beslenmek yerine sevgi ile
beslenmek!
Biz birlikte varız!
Birlikte güzeliz!
“Ezeli rekabet,ebedi dostluk!
Şimdi buradan….Yine birkaç satır…
YİNE!…YENİDEN!…HER ZAMAN!…
Bir yanım Haliç bir yanım Kadıköy…
İki yaka arasında bir köprü gibiyim.
Beni besleyen damarlar…
Sevgi,emek,alınteri,arkadaşlık,dostluk, paylaşma, haksızlığa karşı direnme, vefa duygularımı pekiştirdi bu semtler benim…
Birinde emekçi kesim, diğerinde sanatçı dostlarım…
Her alanda hangi düşünce, hangi taraf olursa karşıdakine saygı duymak felsefemiz oldu.
Derbiler!…
Ne ilk ne de son olacak!…
Şimdi kalem ve kağıdımızla kısa bir yolculuğa çıkma zamanı…
Yan yana maç seyretmek, sonra çıkışta Beyoğlu’nda birlikte gezmek,ayrı formalarla birlikte yürümek.
Aynı mahallede acıları birlikte hissedip, mutlulukları birlikte paylaşmak…
Andre Gide’in belleğimde kalan bir sözü var.
“Mutluluğum ,başkalarının mutluluğunu artırmak. Mutlu olmak için başkalarının mutluluğuna ihtiyacım var.”
Ne güzel, ne anlamlı!
…
SPORDA ÖNCE DOSTLUK GELMELİ
Bir Galatasaraylı olarak Cemil’i,Ogün’ü’, Ziya yı,Nunweiller’i Datcu’yu,Rıdvan’ ı seyretmek ve bunların keyfini çıkarmak,
Kadıköy e taşınınca FB’ nin sezon açılışına gitmek…
Rıdvan ve Tanju’yu bir arada görmek!
B.Mehmet Fenerbahçe’ye transfer olduğunda onu bir de FB formasıyla izlemek için Elmadağ yokuşundan Dolmabahçe’ye koşmak.
Her derbi öncesi heyecanları birlikte bir şölen havası’nda yaşamak!
Halâ yürekten bir GS’li olarak FB’li öğrencilerimle ‘Barış”,”Kardeşlik” örnekleri sergilemek…
Yine bir derbi olacak…ne derbiler gördük nice dostluklara imza atmış.
Can ve Metin forma değiştirmediler mi!
Bu gençleri aileler ve biz eğitimciler fanatizm ve teröre ,bir serseri kurşuna bıçağa kurban yetiştirmedik…
Ne olur sona ersin bu akıl tutulması!
…
Evet!
I8 Ekim 2015 ve 20 Ekim 2017 paylaşımlarım gibi.
10 Nisan 2022″de..ben yine aynı yerde ve aynı düşüncedeydim…08 Ocak 2023’te de…
30 Mayıs 2023’te de…25 Aralık.2023’te de…19 Mayıs 2024’te de.
….
Ne güzel söylemiş Ludvig Wittgenstein;
“Dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır.”
Öyleyse Shakespeare’in dediği gibi;
“Konuşmadan önce düşün, hareket etmeden önce ölç.”





İlk yorum yapan siz olun