İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

“GEZİ GÜNLÜKLERİMDEN KISA NOTLAR” Eklerle … ÇEŞME-ILICA-ALAÇATI-DALYAN HAKKINDA KISACA

               Nusret Karaca

                          …

          ÇEŞME-ILICA HAKKINDA 

Birkaç yıl arayla geliriz Ilıca’ya. Çeşme Alaçatı ve Dalyan’a da uğrarız zaman zaman.

Bu arada kısa da olsa notlar alırız. Gezdik, fotoğraf çektik, ek notlar tuttuk.

Sohbetlerimiz oldu, değişik kaynaklara göz attık.

Zamanı gelince bunları paylaşmak gerekir diye düşünürüm.

Şimdi yine öyle yapıyorum.

                   ….

12 Ağustos 2024 Pazartesi…

Yolumuz yine Çeşme,Ilıca,Alaçatı, Dalyan…

5-6 günlük bir gezi…

Gittiğimiz,gezdiğimiz,gördüğümüz,yerler hakkında notlar tutmak…

Merak hiç bitmiyor!

Ancak daha önceleri Çeşme, Ilıca Alaçatı, Dalyan gezilerimizde kısa kısa notlar tuttuğumdan, bu kez onları düzenleyip gezilerdeki fotoğraflar ve birkaç ek ile yeniden paylaşayım,bu kez de boş geçmesin istedim.

Hepsi bu!

ÇEŞME

Çeşme’nin tarihi, M.Ö. 1000 yıllarına kadar dayanmaktadır. Eski adı Cyssus olan çeşme 12 İyonya kentinden biri olan Erythrai’nin oldukça korunaklı bir limanıdır. Bu limana sahip olan Erythrai’nın Kıbrıs ve Mısır gibi bazi ülkeler ile ticari ilişkileri kurduğu bilinir.   Erythrai’nin kalıntıları içinde bulunan Çeşme,  Persler, Lidyalılar, Romalılar, Pergoman krallığı, Bizanslılar ve Osmanlı devleti egemenliği altında kalmıştır.  Sakız adasına olan yakınlığı ve güvenli bir liman olması nedeniyle Çeşme’ önemli bir yer konuma sahip olmuştur. Çaka Bey tarafından Selçuklu topraklarına katılmış,

Osmanlılar zamanında Yıldırım Beyazıt tarafından Osmanlı imparatorluğu’na bağlanmıştır. 1402 Ankara savaşının sonrasında Anadolu Birliği bozulmuş Timur beyliklere topraklarını geri verince kent Timur tarafından  Aydınoğulları’na bırakılmış ancak 1422 yılında tekrar Osmanlı Devleti’ne geçmiştir. 1918 yılında Birinci Dünya Savaşınını sona ermesiyle Çeşme Yunanlılar tarafından işgal edilse de  kısa süre sonra Kurtuluş Savaşında Fahrettin Altay Paşa tarafından 1922 yılında yeniden Türkiye topraklarına katılmıştır.

Çeşme içinde yer alan ILICA’da termal kaplıcaları ile ünlüdür.

Yaz ayları Ilıca sahilleri çok sayıda yerli yabancı turistin dinlence yeri.

Yıldızburnu’nun  termal suları ise şifa arayanlar için uğrak yerlerden biridir.

ÇEŞME KALESİ VE CEZAYİRLİ HASAN PAŞA

Çeşme Kalesi,1508 yılında Osmanlı İmparatoru II. Bayezid tarafından yaptırıldı. Kaptan-ı Derya Cezayirli Gazi Hasan Paşa (1714-1790) Osmanlı İmparatorluğu’nun Akdeniz’de egemenlik kurmuş ve en büyük amiralleri arasındadır. Sadrazamlığa kadar yükseldi ve 1770’de Çeşme Körfezi’nde gerçekleşen Osmanlı-Rus Deniz Savaşı’nda büyük kahramanlık gösterdi. Afrika’da küçücük iken yanına aldığı ve büyüttüğü aslanı ile dolaştığı için Avrupalı ressamların yaptığı tablolara ve heykellere konu olmuştur.

ÇAKA BEY

Türklerin 1071 Malazgirt Savaşı ile başlamıştır

Anadolu’yu yurt edinmeleri.Çaka Bey Türkmen beylerindendir. Oğuzların Çavuldur boyundan olduğu söylenir. Bizans komutanı Alexandrosun ordusu ile yaptığı bir savaşta

(1078/1081) yenik düşer,esir alınır.

Komutan Çaka bey’in zekasına hayran olur ve onu imparator’un sarayına gönderir.(Batanciates) Davranışları dikkat çeker.Yunanca’ya merak sarması ve hu dili öğrenmesi üzerine kendisine diğer esirlere göre farklı davranılmasına neden olur. İmparatorluğa I.Aleksion’un geçmesi ile durumu sarsılan Çaka Bey saraydan kaçar.Ege sahillerinde kendine bir donanma oluşturur.

Foça’yı alır.Bizans donanmasını yener ve Midilli ve Sakız adalarını ele geçirip beyliğinin sınırlarını genişletir. Çaka Bey Bizans İmparatoru İznik beyi Kılıçaslan ile bir antlaşma yapar.Abydos’u kuşatır.

Kılıçaslan Çaka Bey’in damadıydı. Onunla dost olup antlaşma yaptıysa’da bir süre sonra Bizans oyunu sonunda Kılıçaslan tarafından öldürülür.

ALAÇATI TARİHİ HAKKINDA 

Günümüzün nezih ve popüler tatil beldesi Alaçatı’nın tarihin çok eskilere uzanır. Arkaik dönem e(×) kadar.Tarihte“İyonya” olarak geçen bölge( İzmir’in güneyinden başlayan ve Menderes Irmağı’na kadar uzanan) bölgenin tam ortasında yer Antik dönemdeki adı “Agrilia”dır. Alaçatı, noktasını Osmanlı Kuruluş döneminde burası “Piyade” ya da “Süvari” yeri olarak bilinir.Bölgede oraya yerleşen “Alacaat Aşireti” ile anılmaya başlar. 17. yüzyıl da ise dönemin Güneyi bataklık olan bölgesi ıslahına karar verilir. 19.y.y.da ise Sakız Adası’ndaki Rum nüfusu bölgeye yerleştirilir. Alacaat köyünde hastalıklara yol açan bataklığı kurutmak üzere, limanda bir kanal açılır. Bu kanal sonradan gemilerin yanaştığı bir liman haline gelir. Yöredeki Türkler, kanal inşası için gelen Rum işçilere tarlalarını belli koşullarla verirler. Böylece denizden uzakta bir köy kurulur. Alaçatı’nın birer birer restore edilen taş evlerinin çoğu, 19.y.y.da inşa edilir.

Rumların bölgede yerleşmesiyle Alaçatı’da bağcılık da gelişmeye başlamış.Ekonomik durumları iyileşen Rumlar işlettikleri tarlaları satın aldıkça ticaret hayatı canlanır.Bölge nüfusu tarihlerde 12.000’e ulaşır.1912-1913 yıllarındaki Balkan Savaşları sırasında Balkanlar’dan kaçan göçmenlerin yurda gelmesiyle Rumlar da göç etmeye başlar. 1923’te Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan “mübadele anlaşması” ile Türkiye’deki yerleşik Ortodoks Rumlar Yunanistan’a gönderilir.19. yüzyıl sonunda bağları ve şarabı ile ünlenen bölgenin geçim kaynağı, nüfus değişimi ile birlikte tütün ekimi, kavun yetiştiriciliği ve hayvancılık olarak dönüşür. Beldenin Alacaat’dan gelen ismi Rumlar tarafından Alatzada olarak kullanılırken, sonraları “Alaçatı” halini alır. 1990’lara gelindiğinde ise Alaçatı bu kez de rüzgarıyla ünlenmiş ve sörf ile birlikte, Alaçatı’nın “turistik belde dönemi başlar. Alaçatı Tarihi dokusu ve doğal güzelliği ile turizmin ilgi çeken yerler arasındadır.Bilhasa yaz ayları Alaçatı sokaklarındaki kalabalık olağanüstüdür.

(×) ARKAİK DÖNEM(M.Ö.8.Y.Y. -5.Y.Y.arası dönem)

Yunanistan tarihinde MÖ 8. yüzyılda Yunan Karanlık Çağı’nı takiben MÖ 480’de ikinci Pers saldırısına kadar olan bir dönemdir.

           DALYAN

2019 yılının Ağustos ayı sonrası yolumuz yine Çeşme…Ilıca … Alaçatı derken uğamadan geçemediğimiz Dalyan.

1 Eylül 2022

İstanbul’dan biraz uzaklaşıp  dingin ortamlarda bir kaç günlüğüne doğayla kucaklaşmak,içice olmak!

Ve elbette  yine küçük notlar almayı sürdürerek.

İzmir Çeşme’nin 5 km.kuzeyinde yer alan daha önceki adı “Köste” olan eski bir Rum balıkçı köyü Dalyan.

Mübadele sonrası Rumlar ayrılınca doğal bir liman olan bölgeye Balkanlardan gelen Türkler yerleştirilmiş.

Bölgedeki en büyük balıkçı barınağı buradadır.

Bu karakteristik ege balıkçı köyüne yaz aylarında çok sayıda  ziyaretçi akın eder.

Dalyanköy’de Rumlardan kalan sayılı yapılar mimari açıdan farklılıklarıyla göze çarpar.

Harika doğası,berrak denizi ve eğlence merkezleri ile de tercih edilen bir yerdir.

Bölgede turizmin gelişmesi üzerine bir yat limanı inşa edilmistir.İnce kumlu plajları yerli yabancı turistlerin ilgisini çeker.

Kocakarı plaji,Ali Bostan Plajı ve Sera koyunda  Sera Beach ilgi çeken yerlerdir.

Evet! Yine bir yemek molası arasında kısa bilgiler edinip notlar tutmak bir alışkanlık halini aldı gibi derim ya gezilerimizde.

Bugün de öyle oldu!

Ve de galiba kalem ve kağıtla kucaklaştığımdan beri adeta bir yaşam biçimi!

Bu kez bir de şiir ekleyelim Çeşme rüzgârına kapılmışken…

RÜZGÂR

Öylesine esti ki rüzgar

Deniz dalgalandı

Saçların dalgalandı

Sen dalgalandın

Şiirler yazdım rüzgâra

Şiirler bile dalgalandı

             Nusret Karaca

(*)Geziler:

2016(Ağustos),

2019 (Ağustos)

2022 (29 Ağustos-4 Eylül)

2024 (12-16 Ağustos)

(*)(Kaynak/Alaçatı Turizm Derneği Çalışmaları)

Çeşme,Ilıca,Alaçatı,ve Dalyan gezilerimde gördüklerim,dinlediklerim

,okuduklarım,tanıtım dergi ve broşürleri,Belediye yayınları,web siteleri. Ilıca sohbetlerim/gezicini/gezipedia/facebok-Ilica-permalink-wikipedi.

Çeşme Belediyesi.Eğitim Enstitüsü ders notlarım,kitaplarım.Tarih sohbetlerim,

Tarih Portalı yazılarım (Çaka Bey)

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

SANAT TASARIM GAZETESİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin