Ümit Gezgin
Günümüzden 180 yıl öncesinde İstanbul’da doğmuş bir ressamı, resimleri ve hayatı üzerinden anlamak kolay olmasa gerek.. ama her ressam, resmine iyilik yapmak istiyorsa, geçmişteki, yaşadığı mekanlarda yaşamış, aynı doğrultudaki mekanlara, değişse bile bakmış ressamları daha iyi anlamaya çalışması gerekmektedir…
1841 yılında doğmuş Şeker Ahmet Paşa.. 5 Mayıs 1907 yılında da vefat etmiş.. altmış altı yıl yaşamış yeryüzü coğrafyasının bu köşesi, yani İstanbul’da.. paşa’lığa kadar da yükselmiş.. ressamlığını da asker ve bürokrat kimliğinin yanında sürdürmüş…

Üsküdar’da doğan Şeker Ahmet Paşa.. 1855 yılında Tıbbiye Mektebi’ne giriyor.. fakat Tıp öğrenimini tamamlamadan da Harbiye Mektebi’ne geçiyor.. Harbiye Mektebi’nde aldığı anatomi ve perspektif dersleri ile var olan resim yeteneğini iyisinden geliştiriyor… Resim yeteneği Sultan Abdülaziz’e kadar ulaşıyor.. sanat meraklısı Sultan onu Paris’e sanat eğitimini pekiştirmesi için gönderiyor.. Paris’te yedi yıl Gerome ve Boulanger atölyelerinde çalışıyor…

Leon Gerome, Türk ressamlarının fazlasıyla rağbet ettikleri ressamların önde gelenlerinden.. aynı zamanda da sanat öğretmeni ve heykeltraş Gerome.. tarihsel ve oryantalist stilde resimler yapan bir ressam.. yaşamının son yirmi beş yılında da heykelle uğraşmış…

Ayrıca da resim öğretmeni.. birçok ünlü ressamın da öğretmeni.. bunlar arasında Redon, Mary Cassatt, Osman Hamdi ve Şeker Ahmet Paşa var… Boulanger ise klasik figür ressamı ve aynı zamanda doğa bilimci.. Paris’te 1824 yılında doğuyor.. 1888’de de vefat ediyor… Resimleri dönemin akademik resimlerinin önde gidenlerinden.. İtalya, Yunanistan ve Kuzey Afrika’yı ziyaret ediyor ve resimlerinde de bu bölgelerin özelliklerini yansıtıyor…

Gelelim yine Şeker Ahmet Paşa’ya.. Abdülaziz’in ilgisini çekince resim öğrenimi için 1864 yılında Paris gönderiliyor.. sanatçı orada, Mektebi Osmaniye’ye devam etti.. bu okul dışarıya giden Osmanlı’lara Fransızca öğretmek amacıyla kurulmuş bir okuldu.. orada Şeker Ahmet Paşa Fransızca’sını geliştirdi..sonra da Paris Güzel Sanatlar Akademisi’ne geçti…

1867 Paris Uluslararası Fuar sergisinde resimleri sergilendi..resimleri Paris’in en önemli sanatsal etkinliği olan Salon’a kabul edildi… Abdülaziz, Avrupa gezisi sırasında sergideki resimleri gördü ve Şeker Ahmet Paşa’yı, resim seçip, satın almak için görevlendirdi…

1870’te Akademi’yi bitiren Şeker Ahmet Paşa, üç ay süreyle Roma’ya gönderildi.. yurda dönünce de kolağası rütbesiyle Sultanahmet’teki Sanat Mektebi’ne resim öğretmeni olarak atandı, (1871). Orada Türk ve yabancı ressamlardan oluşan bir sergi açtı. Bu sergi Osmanlı’da açılan ilk sergi hüviyetini taşıyordu…

İkinci sergiyi de 1 Temmuz 1873’te, günümüzde Basın Müzesi olarak kullanılan, o zamanın Darülfünun binasında açtı.. bu sergide kendi resimlerinin yanı sıra, diğer Türk ressamlarının, Hristiyan ve yabancı ressamların da eserleri yer aldı…

Şeker Ahmet Paşa, Abdülaziz’in takdirini kazanarak padişah yaverliğine atandı.. bu dönemde manzara ressamlığından uzaklaşarak, İstanbul Mercan’daki konağında daha çok natürmort resimleri yaptı…
Paşa, 5 Mayıs 1907 yılında vefat etti ve Eyüp semtindeki Sokollu Mehmet Paşa Türbesi’ne defnedildi…






İlk yorum yapan siz olun