Ümit Gezgin
Marmara Üniversitesi, Göztepe Yerleşkesi, Dr. İbrahim Üzümcü Konferans Salonu’nda, Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi, Resim-iş Öğretmenliği emekli öğretim üyelerinden: Prof. Dr. Zeki Kuşoğlu hocamızın söyleşisi vardı…


Marmara Üniversitesi, Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı tarafından organize edilen ve Daire Başkanı: Dr. Önder Bayır ve Prof. Dr. Nermin Özcan Özer hocamızın yorum ve değerlendirmeleriyle katkı sağladıkları söyleşinin sunuculuğunu da, Kütüphaneci: Ayşegül Türkoğlu üstlendi…



Kütüphane Şube Müdürü: Öğr. Gör. Birgül Çakıral‘ın da organizasyonda yer aldığı bu değerli sohbet toplantısının konusu: Fetihten Günümüze Gelenekli Sanatlar’dı…


Daha öncesinde, Başkan: Dr. Önder Bayır hocamızın makam odasında toplandık.. Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nden bir hocamız da makam odasındaki toplantıya katılmıştı ve O da hocamız Zeki Kuşoğlu’nun kendi okullarında konuşma yapmasını istiyordu…


Zeki hocamızın eşi yazar Sevinç Kuşoğlu da gelmişti Zeki hocanın sohbet programına.. oturduk, çaylarımızı içerken aynı zamanda projeler de geliştiriyorduk.. elbette konumuz sanat eğitimi ve duyarlı akademisyenler yetiştirme projesiydi…



Çok güzel anlamlı konulardan bahsetti Zeki hocamızı ve söyleşiyi de Dr. Önder Bayır hocamız ve Prof. Dr. Nermin Özcan Özer hocamız yönettiler.. hocayı yönlendirdiler ve özellikle Fetihten Günümüze Gelenekli Sanatlar hakkında detaylı bilgiler verdiler.. Zeki hocamız da yaptığı ve farklı malzemeler kullanarak geliştirdiği çalışmalarını ve o çalışmalar için kullandığı malzemeleri geniş olarak anlattı…


Hocamızın yaptığı hatlar, tezhipler.. türlü türlü çalışmalar, armalar barkovizyondan da gösteriliyor, Nermin hocamız, Zeki hocamızın kitaplarından şiirler okuyor ve insanlar da merakla hocanın anlattıklarını dinliyorlardı…


Hocamız devlet bursuyla Almanya’ya gitmiş.. orada Türk sanatının önemini ve anlamını kavramıştı.. bu yüzden de hocamız: “gittim Batı’ya döndüm Doğu’ya” demiştir.. Almanya’nın ve Avrupa’nın çeşitli müzelerinde de incelemelerde bulunan hocamız oralarda kendi kültürlerine ne derece bağlı olduklarını da anlamıştır.. evet, Türk kültürünün geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması gerektiğini daha yakından anlamıştır…



Yurda döndükten sonra Türk İslam sanatlarının ne kadar önemli ve gerekli olduğunu daha iyi kavramıştır hocamız ve dönemin Türkiye’deki bütün önemli sanatkarlarını tanımış ve onlarla temas kurmuştur.. özellikle de ahşap, maden ve taş sanatlarıyla ilgilenerek, Türk-İslam sanatlarının bu alandaki örneklerini incelemiş ve kendi üslubu doğrultusunda bu alanda başarılı ve evrensel düzeyde eserler ortaya koymuştur…


Program sunucusu Ayşegül Türkoğlu, hocamızın meziyetini ve bu söyleşinin anlam ve önemini de belirterek, bu ve benzeri etkinliklerin artarak devam edeceğini belirtti.. ayrıca Prof. Dr. Nermin Özcan Özer hocamıza katkı, yorum ve değerlendirmelerinden dolayı teşekkürler etti…


Nermin hocamızın ve Müzisyen Dr. Alp Özeren hocamızın Küdüm’le takdimi herkesi çok memnun etmişti.. daha sonraki konuşmalarımızda Alp hocamız Küdüm’ü herkesin vuramayacağını ve kendisinin yirmi yıldır müziğin içinde olduğunu, belirtti…



Daha sonra plaket takdim törenine geçildi.. Önder hoca tarafından Zeki hocamıza plaket takdim edildi.. böyle güzel ve anlamlı bir söyleşinin tadı herkesin damağında kalmıştı ve bunların artarak sürdürülmesi gerekiyordu.. başka zaman tekrar bir araya gelmek ümidiyle, dedi Önder hoca… Sonra Nermin hocamıza da katkılarından dolayı çiçek takdim edildi.. Önder hoca, Nermin hocam olmadan böyle söyleşiler, paneller gerçekleşemez, diyordu.. ayrıca Alp hocamızı da takdir ediyordu.. önemli bir Kudümzen olduğunu belirtiyordu.. Kudüm sanatkarlarının da yok olmakta olduğunu, söylüyordu…


En sonunda hep birlikte sahnede yer aldık.. fotoğraflar çekildi ve böyle güzel ve anlamlı tarihi söyleşilerin giderek artması, ayrıca Zeki hocamızla yapılan söyleşilerin tekrarlanması ve hocamızın müze projesinin de gerçekleştirilmesi temennilerimizin de yerini bulmasını, diledik…






Birlikte konferans salonunun dışına çıktık.. Önder hocanın kütüphanedeki makamına doğru yollanırken hep birlikte güzel fotoğraflar çekildik.. sohbet ede ede gidiyorduk… Önde hocamızın makamına geçince çaylar geldi ve yorgunluğumuz da yavaş yavaş ortadan kalkmaya başladı… Alp hocamıza da teşekkür belgesi takdim edildi ve müzik ziyafetiyle bizleri başka boyutlara süreklediği ve sufi müziğinin en güzel örneklerini verdiği için kendisine teşekkür edildi… Yine Önder hocanın makamında da Zeki hocamız geçmiş tarihlerden, unutulmaz anılarından bahsediyor.. üniversitenin tarihi, anılarımızı ve medeniyetimizi koruması bağlamında çok önemli olduğunu, belirtiyordu…

Ayrılmadan önce kütüphanenin dışında da birlikte fotoğraflar çekilindi.. sohbet devam ediyor, projelerden de bahsediliyordu…






İlk yorum yapan siz olun