Ümit Gezgin
Her gerçek sanatçı özgün bir dünyadır..her sanatla uğraşan özgün dünyalar kuramazken, sanatçı kendi bakış açısına ve kültürüne göre bir üslup geliştirir ve tarzını yetkinleştirir…
Mümtaz Yener de o özgün sanatçılardan biridir.. Yener sadece ressam değildir, aynı zamanda sanatın başka alanlarında da yetkinleşmiştir.. dekoratörlük yapmıştır, sanat yönetmenliği, reji ve senaryo yazarlığı yapmıştır.. sanatın bu alanlarında para kazanmak için adım atmıştır.. sonuçta ressam da geçimini temin etmek zorunda.. 1918 yılında doğan sanatçı, resimden para kazanılmayan zamanlarda yaşamıştır.. o yüzden de birçok işte çalışmak durumundaydı…

Bir ressam olarak sinemayla ilgilenmesi, hatta senaryo yazarlığı yapması ayrıca önemli.. senaryo yazarlığı yazarlığın önemli bir kolu.. entellektüel birikim ve görsel hafıza, edebi yetkinlik olmadan yazarlık, senaryo yazarlığı yapabilmenin imkanı yoktur.. bu zor alanlarda Mümtaz Yener’in hem yetenekli ve hem de kültürlü olduğu ortaya çıkmaktadır…

Akademi’ye 1935 yılında girmiştir sanatçı.. Nazmi Ziya ve İbrahim Çallı gibi dönemin parlak hocalarından dersler almıştır.. ayrıca kendisi de başarılı ve sanatıyla sivrilen bir öğrencidir.. sekiz yıl Akademide eğitim görmüştür. 1940 yılında “Bir Kadın Portresi” çalışmasıyla, yağlı boya başarı ödülü almıştır…

Toplumcu Gerçekçi bir topluluk olan Yeniler Grubu’nun üyesi olan Mümtaz Yener, “üretim” teması üzerine eserler üretmiştir.. eserlerinde üretimi esas almıştır.. bu yüzden makineler, insanlar ve çalışkanlığın simgesi karıncalar onun ana temasını oluşturmuş.. durmaksızın bu temalar doğrultusunda eserler üretmiştir…

Figür temelli resimlerinde akademik disiplin bir konunun anlatımı çerçevesinde var olur.. renkçi tutum, zor olan figür gerçekliği ve kompozisyon duyarlılığıyla, hem konuyu anlatır, hem de estetik olana önem verir.. bu yönüyle salt kavram ve anlam değil, aynı zamanda görsellik de onun resimlerinde önemlidir…

Kadın erkek kalabalık insan figürleri.. boş mekanlarda veya masa başında toplanmışlar.. ışık altında hüzünlü yüzlerle ressama doğru bakmaktadırlar.. sadece kapalı mekanlarda değil, şehrin içinde de yine kalabalıklar halinde hep bir aradadırlar.. insanın hallerini toplumsal yorumcu olarak ele alıp değerlendirir Mümtaz Yener.. giderek tekil robotlar, robot insanlar.. robot insan olarak iki alanın birlikteliklerinden, üretim merkezli bir mantık çerçevesi içinde fantastik yönelim olarak resme dönüştürür…

Yaptığı resimler hep bir toplumsal içerik taşır.. bu toplumsal gerçekçi ideoloji perspektifinden bakmasıyla ilgilidir hayata.. emeğin kutsallığına inanan ressama, inancın kutsallığı da eklenir ve O resimlerinde çalışan işçileri, köylüleri, gerçek inancı, emeği, kalabalıkları yüceltir.. makineleşmeye de üretim mantığı çerçevesinde önem verir.. ona göre insan düşünmeli, makineler üretimin temel mantığını oluşturmalıdır…






İlk yorum yapan siz olun