İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

KAHVE DÜNYASI Dalyan Şubesi’nde Nasıl Hakarete Uğradım!.. Niye Polis Çağırmak Zorunda Kaldım!…

Ümit Gezgin

Kahve Dünyası’nın Fenerbahçe Dalyan Şubesi’nde her zaman olduğu gibi bir kahve içimi oturmak ve kitap okuyup, resim çizmek istiyordum.. ama maalesef hakarete uğrayarak, polis çağırmak zorunda kaldım…

Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi, Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı’nda Doçent Öğretim Üyesi olarak bugün toplantımız vardı.. anabilim dalı başkanımız Prof. Dr. Evren Daşdağ hocamız ve Prof. Dr. Şehnaz Yalçın hocamızla birlikte çalışmaları sürdürdük ve öğrencilerimize faydalı olmak için elimizden gelen gayreti gösteriyorduk…

Saat akşam üzeri beşte okuldan ayrıldık.. Şehnaz hocayı evine bıraktıktan sonra Feneryolu üzerinden fotoğraf çeke çeke Fenerbahçe Dalyan’daki Kahve Dünyası Kafe’ye geldim ve orada kasiyer gence Türk kahvesi söyledim, parasını ödedim, içeride beklemeye başladım.. bekle bekle kahve bir türlü hazırlanmıyor.. yarım saat sonra kalktım arkadaşlar, dedim benim kahve siparişim buhar oldu herhalde.. o ara nöbet değişimi olmuş, yeni gelen genç çalışan, babalanarak, kahve siparişi vereceksiniz, parasını ödeceksiniz, sonra gelip kahve yapılan yerde bekleyeceksiniz! demez mi…

Sen ne diyorsun evladım, dedim.. ben ödedim paramı, siparişimi de verdim.. fakat ortada kahve yok.. her zaman uğradığım yer burası.. haddini aşmıyor musun.. nasıl müşteriye böyle tepeden bakarak davranırsın.. dedim, sesimi de biraz yükselterek…

Sesini yükseltme! diyerek bana karşı çıkmaz mı babalanarak.. hayda! dedim içimden.. arkadaşım, dedim, sen görevini yapsana.. ben müşteriyim.. kahve siparişi verdim, kahvem hazır değil.. her zaman gelip kahvemi içtiğim yerde ilk defa böyle bir şey başıma geliyor.. dedim…

Haddini bil!.. sesini yükseltme!.. bak kameralar çekiyor!.. demez mi… Seni, Kahve Dünyası’nı, senin gibi bir densizi çalıştırdığı için.. polise şikayet edeceğim, dedim.. hemen polisi aradım.. sağolsunlar memurlar kısa sürede geldi.. onunla da benimle de ayrı ayrı konuştular.. polis şefi.. hocam, dedi, genç.. kendisi de mühendislik öğrencisiymiş.. siz de üniversite hocasısınız belirtiğiniz gibi.. hem de Görsel Sanatlar Öğretmenleri’ni yetiştiriyorsunuz…

Tamam, haklısınız ama.. böyle olmaz ki.. yani burada çalışan, hizmet eden biri mi, yoksa ali kıran baş kesen, kabadayı mı.. böyle olmaz.. ben böyle gençler yetiştirmiyorum.. böyle mühendislik öğrencisi de olmaz.. gelsin özür dilesin.. anlaşalım el sıkışarak.. üstüne bir de kahve yapsın.. dedim…

Sonunda genç de geldi.. kusura bakmayın hocam, dedi.. tabi tabi olur, ama böyle davranılmaz.. bak sen mühendislik öğrencisisin, ben de hem sanatçı hem de sanat öğretmenlerini yetiştiren üniversite hocasıyım.. yaşım da altmış iki.. yani genç değilim.. bırak hocalığımı, müşteriliğimi.. yaşıma hürmeten daha saygılı olman gerekmez mi.. dedim…

El sıkıştık, sarıldık.. barıştık.. polis memurlarına da teşekkür ettim.. meşgul ettiğimi söyledim, kusura bakmayan arkadaşlar, dedim.. genç dedim şimdi bana bir kahve yapar iş çözümlenir, dedim.. Polis memurları gitti.. genç de hesapta kahve yapmaya gitti.. ama ortadan kayboldu.. kahve de bir türlü gelmedi… Ortalığı düzenleyen başka gence.. kahve bekliyorum ama, gelen giden yok, dedim.. o da hocam ben yapayım kahvenizi, dedi.. o kahve yapıp getirdi.. görüyorsun, dedim olan biteni.. hocam görüyorum.. arkadaş yeni başladı.. usulü bilmiyor.. bir de biraz sinirli bir tip, dedi.. ben sizi biliyorum iki günde bir geliyor, Türk kahvesi içiyor, sessizce resminizi çiziyor, gidiyorsunuz, dedi…

Bir kahve içimi daha oturdum, yeni aldığım kitaplarıma baktım.. resim çizdim.. sonrasında sessizce, kırgın bir vaziyette Kahve Dünyası’ndan ayrıldım… Bir daha Kahve Dünyası’na gider, kahve içer miyim.. sanmam…

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

SANAT TASARIM GAZETESİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin