Ümit Gezgin
Kitap okumanın incelikleri vardır.. sürekli kitap okuyanlar bilir.. ben de bir kitaba kapak yazı ve fotoğraflarından, yani dış görünümünden yola çıkarım.. kapaktaki desen, fotoğraf, yazı karakteri ve kitabın ismi, kitaba yönlendirir beni.. daha sonra da arka kapak yazısını ve önsözü, iç giriş yazısını okurum.. sonra kitabın iç sayfalarını karıştırır, bazı yazıları da ya üstünkörü ya da baştan sona okurum…

Sonra da başlarım kitabı en başından başlayarak okumaya.. okuduğum yerlerde, beğendiğim satırların altını da çizerim.. daha sonra tekrar kitabı okumaya döndüğümde ilk önce altını çizdiğim yerleri okurum.. beğendiğim kitapları da mutlaka tekrar tekrar okurum…
“Elma ve Gölge” kitabının kapak tasarımı özgün.. çizgi ağırlıklı ve bir kadın yazarın güçlü anlatılarını kapsayan bir Elma ve Gölge konseptine de uygun.. bu anlamda Liman Yayınları’nı tebrik etmek gerekiyor.. arka kapak yazısı da içeriği açıklar nitelikte… Arka kapak yazısında şunlar yazılı: “Yolculuk güzeldir. Zamanda kaybolmak, aramak, duygulara tutunmak, farklı olana bakmak, gölgeni tanımak güzeldir. Yaşamın çaresizliğinde el yordamıyla ilerlemek, ağlamak ve gülmek de…”

Füsun Uzunoğlu hem hekim, göz dokturu.. hem ressam ve hem de yazar, edebiyatçı.. aslında ruhunda gezginlik de var.. dünyanın birçok yerini gezmiş ve gezmekte.. geniş açıyla bakıyor dünyaya.. hem doktorluğunun verdiği araştırıcı güçle ve hem de içinde saklı yaratıcılıklar olan resim ve edebiyatla, kendini ve insanı, yer yer fantastik ögelerle dile getiriyor.. kadın olmanın ince duyarlılığıyla da kelimelerin büyüsüne egemen…
Kitabın ilk satırlarında, kendi özgeçmişini yazarken, şunları söylüyor yazar: “Tıp eğitimi ve hekimlik zordu, yorucuydu, yıllar boyu gönlümce üretmekten geri kaldım, ama öyle bir gün geldi ki ‘yazmasam ölecektim'”…

Bu duygularla yazar, sanatın birçok alanıyla uğraştığı gibi, aynı zamanda yazarlıkla da bilinçli olarak uğraşıyor.. zaten kendisi yoğun kitap okuyan ve kendisini geliştiren birisi.. Yazar Mario Levi’nin “Yaratıcı Yazarlık Atölyesi” ne yıllar yılı devam etmiş ve yazı konusunda kendisini iyisinden geliştirmiş.. sadece yazıyla uğraşmıyor, aynı zamanda resim, fotoğraf, müzik, sinema, dans.. gibi farklı disiplinlerle de yoğun olarak ilgilenerek, kendisini geliştiriyor…
Litera Edebiyat, Kibele Kültür Sanat, Kiltabletöykü, Pazartesi14 dergi gibi ortamlarda öyküleri, denemeleri, şiirleri yayınlandı. “Zamanı Kırılan Şehir, Yeniden Yazılan Öyküler” isimli ortak kitapta “İsyan” adlı öyküsüyle yer aldı.

Kitap, “Nehir” adlı öyküyle başlıyor.. “Kökleri birbirine dolanmış ağaçların ve sürekli yollarını kesen dalların arasından yürüyorlardı.” diye devam ediyor.. fantastik özelliği olan güzel bir oluşum, mücadele öyküsü Nehir.. yazar, yalın bir dil kullanıyor, kendisini zorlamıyor.. isimler herne kadar fantastik olsa bile, evrensel bir anlatıyla çeşitleniyor…
Birbirinden değerli öyküler, deneme tadında anlatılar var bu ilk öykü kitabında.. Zaman, Dünya Halleri, Boşluk, Buluşma, Dönüş Yok.. severek okuduğum öykülerden.. elbet hepsinin ayrı ayrı değeri ve edebi tadı var…






İlk yorum yapan siz olun