Nusret Karaca
“Sevgi insanı birliğe, egoizm ise yalnızlığa götürür.”der Friedrich Schiller
Mihayloviç Dostoyevski de;Sevginin bulunmadığı yerde aklı da arama.”
Erich Fromm ise ;”Kendine karşı sevgi, başkalarını sevebilme yetisine sahip olanlarda görülür.”diyor
Wolfgang Van Goethe”ye gelince; “İçinden şöyle bir etrafına baktı mı insan, sevginin nasıl hayat verdiğini öğrenir.”
George Sand “Sevmek, iki defa yaşamaktır.”
Ve Heinrich Heine “Aşk yepyeni kalabilen eski bir masaldır.”
***
Şiir…
Yine!…Yeniden!…Her zaman!….
“Şair şiiri bir kere yazar,her zaman yaşar, herkese yaşatır.”
Evet!
“Duyguların dilidir sözcükler”
Nusret Karaca
…
SENDENDİR
Sendendir
Her renge tutkunluğum
Kim bilir
Kaç kez girdi rüyalarıma
Gökkuşağı
Sendendir
Uzun gecelerimin sessizliği
İçimdeki fırtına
Uçsuz bucaksız derinlik
Sendendir
Nusret Karaca
…
SENİ SAÇLARINDAN TANIRIM
Seni
Saçlarından tanırım
Bak
Adalardan mimozalar getirdim sana
Ne olur
Elini boynuna dolayıp
Şu saçlarını dağıtsana
Seni
Saçlarından tanırım
İste
Her bir teline şiirler yazayım
İste
Güllerden bir taç takayım
Yeter ki
Elini yanağına koyup
Şu saçlarını savursana
Seni
Saçlarından tanırım
Rüzgarda ucuşundan
Yanağıma vuruşundan
Haydi
Bir tutam kopar da
Şu yüreğime yollasana
Seni
Saçlarından tanırım
Tanırım ya
Yeter artık
Tükendim be güzelim
Ya geleceksen gel
Ya da
Bir toka bulup
Şu saçlarını toplasana
Nusret Karaca
….
AYNALAR
Aynalar senin sevgilim
Bu şehrin tüm aynaları
Perdeler tüller çekilmiş pencerelerde
Camlar yüzünü sana dönmüş
Tak takıştır…
Sür sürüştür…
Salına salına yürü dilediğince
Bu yollar, bu kaldırımlar senin
Dinlediğin tüm şarkılar senin sevgilim
Bu şehrin tüm şarkıları
Notalar dans ediyor seni kucaklamış
Her biri
Sanki kendinden geçmiş
Bütün sazlar seni çalıyor
Dokunsun her bir teline parmak uçların
Titrettiğin her yürek senin
Bu öyküler senin sevgilim
Bu şehrin tüm öyküleri
Çevirdiğim her yaprakta
Okuduğum her sayfada sen
Mahallemin taşları çınlıyor topuk seslerinden
Çekinme artık görünmekten
Bu kaş, bu göz, bu dudak senin
Çevir yüzünü hele bir
Bitsin dargınlık
İstediğin aynalar benden sana armağan
Bu şehrin tüm aynaları, artık senin
…
SEVGİ DAMLALARI
O gün
Pencereme vuran
Yağmur damlalarının
Sesiyle uyandım yatağımdan
Kahvaltı ederken
Yine yağmur yağıyordu
Sana gelmek için
Yağmurlu bir havada bindim
Kadıköy vapuruna
Telefon ederken
Koşarken çamurlara bata çıka
Yağmur yağıyordu hala
Ellerimin arasına alınca yanaklarını
Yağmur damlaları süzülüyordu
Avuçlarıma
İşte hep yağmur yağsın istiyorum
O günden beri
Avuçlarıma yanaklarından düşen
Bereket gibi
Sevgi gibi
Kısacası
Sen gibi
Nusret Karaca
…
RÜZGÂRLA KUCAKLAŞMAK
Bugün
Rüzgârla kucaklaştım ben
Önce
Lodos okşadı saçlarımı
Ardından poyraz
Fırtınalar koptu
Şimşekler çaktı yüreğimde
Yağmur damlaları süzüldü yanaklarımdan
Yağmurla kucaklaştım
Sonra
Sen gözüktün uzaklarda
Sisli puslu
Yaklaştım
Sırılsıklamdı saçların
Sarıldım
Sanki o an
Güneşle kucaklaştım
Nusret Karaca
…
AŞK YAŞATIR (DERİNLİK)
Bir gülüşlük aslında yaşam
Aşk acı
Aşk güzel
Aşk sevindiren/inciten
Sıradışı
Bir oyun
Bir kurgu
Belli ki
Bir bilinmezlik
Peki
Biz neresindeyiz
Yine sarıl bana gökyüzü
Mavi derin
Mavi umut
Aşk iyidir
Aşk yaşatır
Yaşamak güzel
Nusret Karaca
…
DÜŞ
Yalnız bana baksın gözlerin
İşte
Dudaklarımda aşk şarkıları
Elimi koy yüreğine
Sessizce dinle
Yalnız bana uzansın ellerin
Sımsıkı tut
Bırakma
Bak
Yediveren gülü var gökyüzü’nde
Altından geçip de
Gülümse
Yalnız bana koşsun çıplak ayakların
Parmaklarının izi kalsın
Her kum tanesinde
Çığlık çığlığa tepemizde martılar
Ne olur
Bir türkü de sen söyle
Yalnız beni öpsün çatlamış dudakların
Rüzgâr yalnız senin saçlarına essin
Her bir teli savrulsun yanaklarıma
Gelmesen de
Ne olur bir kez dans et
Sabahlara dek
Düşlerimde
Nusret Karaca
…
SANA
Bugün
Sana yazmak geldi içimden
Sanki
Rüzgâr sana savurdu yaprak gibi
Bugün
Seni görmek geldi içimden
Sanki
Martılar senin için aldı kanatlarına
Bugün
Sana sarılmak istedim doyasıya
Seni öpmek geldi içimden
Güneş
Dudaklarına oturmuş sanki
Nusret Karaca
…
AYDINLIK
Bir yanında
Güneşin doğuşunu gördüm
Bir yanın
Sanki ay parçası
Hey!
Sıraya dizilsin
Tüm gezegenler
Bu gece düğünümüz var
Ve etrafımızda dans etsin
Yıldızlar
Sabaha kadar
Nusret Karaca
…
GECE-AY ve YILDIZLAR
Gökyüzü parlak
Ay ışığı vurmuş yüzüne
Yıldızları toplasam senin için
Yüreğinde saklar mısın
Nusret Karaca
…
BAHAR
Bir keman sesi kaldı
Çınlayan kulaklarımda
Bir de senin sesin
Notaların
Her biri ayrı bir şiir
Ayrı bir öykü
Gülümseyen bir yüz süsledi
Duvarlarımı
Soğuk bir kış sabahında
Bahar bu olsa gerek!
Nusret Karaca
….
PEMBE ZARF
Bir pembe zarf yolla bana
İçinde
Kurumuş gül yaprakları olsun
Ne bir resim çıksın içinden
Ne de üç-beş satır
Yeter ki ellerin
Güllere değmiş olsun
Nusret Karaca
…
RENGÂRENK
Bu kadar mı güzel bakar insan
Mavi bu kadar mı derin
Bu kadar mı yaralar kırmızı
Yeşil bu kadar mı yakar
Nusret Karaca
…
GÖZLERİN
Çok yakından geldi sesin
Dur
Yaklaşma
Bırak
Sende kalsın gözlerin
Nusret Karaca
…
GÖZLERE DAİR
Hiç bir şey sorma bana
Fazla söze ne gerek var
Bir kez baktım gözlerine
Sonrası belli
Takıldım kaldım.
Nusret Karaca
…
AY VURUYOR YÜZÜME
Bazen
Bir yürek kalabalığıdır yaşam
Her atış
Uzaklardan bir sese cevap
Yıldız yıldız a bakar-yan yana
Güneş tek
Ama hem aydınlık
Hem sıcak
Isıt içimi yaşama sevinci
Ay vuruyor yüzüme
Yalnızlık benden çok uzak
Nusret Karaca
…
BAHAR YAĞMURLARI
Üzülme bugün
Güneş doğmadı diye
Bu kez
Bahar yağmurları getirdim
sana
Ve ardından
Kır çiçekleri açacak
Sevgi dolu yüreğinde
Anlasana
Nusret Karaca
….
İÇİNDEKİ BAHAR
Bir küçük umut yaşam
Mevsimler bahane
Sen içindeki bahara bak
Kokla koklayabildiğince çiçekleri
Bağ da bahçe de sensin
Bahçıvan da
Sonra
Topla gökyüzünden yıldızları
Serp yüreğine birer birer
Geceleri
Ne istersen
Onlar girsin düşlerine
Nusret Karaca
…
ÖZ SÖZ
Güneş doğmuş gülüşüne
Gökyüzü gibi
Derin bakışın
Nusret Karaca
…
MEVSİM
Dal kuru
Yapraklarda gözyaşı
Suya hasret toprak
İyi ki geldin yeni mevsim
Bak ben karşıladım seni
Yeni şiirlerle kucakla
Unutma
Her aşk’ın
Her mevsim’in şairiyim ben
Nusret Karaca
…
SEVGİ DAMLALARI
O gün
Pencereme vuran
Yağmur damlalarının
Sesiyle uyandım yatağımdan
Kahvaltı ederken
Yine yağmur yağıyordu
Sana gelmek için
Yağmurlu bir havada bindim
Kadıköy vapuruna
Telefon ederken
Koşarken çamurlara bata çıka
Yağmur yağıyordu hala
Ellerimin arasına alınca yanaklarını
Yağmur damlaları süzülüyordu
Avuçlarıma
İşte hep yağmur yağsın istiyorum5
O günden beri
Avuçlarıma yanaklarından düşen
Bereket gibi
Sevgi gibi
Kısacası
Sen gibi
Nusret Karaca
…
TARİH KUCAK AÇINCA AŞKLARA
Aşk şiiri
Önce Sümer’de mi yazıldı
Çağlar boyu
Tek mi kaldı dizelerde
“MEZOPOTAMYA”
Sizce Anadolu’da
Yalnızca ana kraliçe miydi
“TAVANANNA”
Ne bekliyordu
Hükmederken
“KLEOPATRA”
Mısır Ülkesi’nden
Tarihlerin not düştüğü
Destansı bir savaş
“TROYA”
Aşkı kim sıkıştırdı araya
Çıkıp biri sormalıydı
“HOMEROS”a
Bir tutku uğruna
”INANNA”
Az mı çektirmişti
Ölümsüzlüğü ararken
”GILGAMIŞ”a
Savaşa son verdi
İki kent
Bir kadın kokusuna
Boşuna mı yazıldı
Koskoca
“LİSİSTRATA”
Zenginlik
Yastık altında saklanan
Para
Bilseydi böyle olacağını
Vazgeçer miydi
Değiş-tokuştan
Uygarlıklar ülkesi
“LİDYA”
Hızla akıp geçer zaman
On binlerce yıl ötesinden
Birileri hesap yapmalı
Neler kaldı günümüze
Yüz kızartıcı savaşlardan
Ve aşktan başka
Ne kalabilir
Yarınlara
‘YÜZYILLAR’dan
BUGÜN(Sabah)
Bugün yağmur yağıyor
Bugün şiir yazmalıyım
Uzatmalıyım ayaklarımı denize
Dalgalar vurmalı dizlerime kadar
Elimi birinin omzuna atmalıyım
Bugün yağmur yağıyor
Sırılsıklam olmalı saçlarım
Elimde olta
Ve küçük bir sandalda
Balık tutmalıyım adalara karşı
Bugün yağmur yağıyor
Sımsıkı tutmalıyım sevdiğimin ellerini
Sonra
Dönüp bakmalıyım gözlerinin içine
Ardından
Doyasıya kucaklamalıyım
Bugün yağmur yağıyor
Evet!…Evet!…
Bugün ben
Şiir yazmalı
Şiir gibi yaşamalıyım
Nusret Karaca






İlk yorum yapan siz olun