İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ressam dünyayı nasıl algılar.. neyi ifade etmek ister…

Ümit Gezgin

Resim, giderek sanat bir var oluş meselesidir.. kendini tanımak, tanımlamak için sanata başvurur insanlar.. yazı yazar, şiir yazar, resim yapar.. sanatla tasarım arasındaki temel fark, biri özgürlüğü hedefler.. diğeri faydayı…

Sıradan insandan elbet farklıdır sanatçı.. yazar, yazı yazmak için yaşar.. kitap okumak onun için yazıya giden ara yoldur.. kafelerde, kütüphanelerde sürekli okuyan ve yazan biri, sıradan insandan elbet farklıdır.. sıradan insan, sıradan duygular, kaygılar ve korkular içinde yaşar.. hayatı boyunca da bu duygulardan kurtulamaz.. oysa yazarın derdi kendini anlatmak, anlamlandırmak için yaşamaktır…

Yolda yürüyordum.. derin bir perspektif arıyordum ressam olarak.. ağaçlar da gittikçe küçülüyor, dalları ve yaprakları belirsizliğe dönüşüyordu.. hatta uzaklardaki ağaçların dalları ve yaprakları görünmüyordu..sanatın bir dönüştürme olduğunu, düşünüyordum.. araçları, gökyüzündeki bulutları ve insanları anlatmanın derdindeydim…

Feneryolu Sitesi’ne bakıyorum.. hemen arkasında yükseliyor yeni ve şekilsiz, zevksiz binalar.. bunların sağlam olduğu söyleniyor ama, ne kadar sağlam kimse bilmiyor.. orda burda ağaçlar.. bazıları asırlık ağaçlar.. onlar binaların yanında yükseliyor.. martılar uçuyor, kargalar çöplerde eşeleniyor.. lüks arabalar geçip gidiyor Bağdat Caddesi’nde…

Cezanne elma resmi yaparken elmanın elmalığını değil, onun hacim ve ışık ve renk ilişkilerindeki varlığını arıyordu.. ben de elmayı, ağacı, sokağı, yolu değil.. bunların estetiğini arıyordum… Gerçekliği kopyalamak değildi derdim.. yorumlamak, anlamak ve anlatmak.. ama nasıl anlatılacak.. artık fotoğraf gerçekliğinin ötesine taşımak gerekiyordu görsel anlatımı.. o da ancak yorumla mümkündü…

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

SANAT TASARIM GAZETESİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin