İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Güneş zamanı durduruyordu sanki…

Ümit Gezgin

Güneş zamanı durduruyordu sanki.. yürürken bunu daha derinden hissettim.. ya güneş olmasaydı.. ne olurdu o zaman.. nasıl resim yapardık ve çevreyi, zamanı nasıl algılardık.. işte bunları düşünerek yukarıya, güneş altında ve hafif gölgelerle çevrili kaldırımlarda yürüyor ve aynı zamanda da motorlara dikkat ediyordum çarpmasınlar diye…

Kaldırımlar niye yapılmıştı anlamak mümkün değildi.. çünkü her türden araç, insan ve hayvan da kaldırımlardan geçiyordu.. bakıyordum, güneş altında kaldırımda yürüyen, bisiklete, motora binen insanlara bakıyordum.. sonra bazı insanlar köpek gezdiriyorlardı.. türlü türlü köpekler vardı güneşli kaldırımlarda gezdirilen…

Güneş yükseldikçe yükseliyor ve bazı kafelere çekiliyor insanlar gölgelere sığınabilmek ve çay kahve içebilmek için.. sonra oralarda bol dedikodu yapıyorlar ve sohbet ediyorlar.. ağır adımlarla ilerliyor yaşlılar.. onlar da bir yere oturup sohbet etmek istiyorlar…

Büyük gökdelenleri görüyorum da buralarda kimlerin yaşadıklarını bilmiyordum.. ne iş yapardı onları da bilmiyordum buralarda yaşayan insanların.. gökdelenlerde yaşamanın anlamı ve önemi nedir diye de kendime soruyordum.. sonra sokakların, caddelerin ve kaldırımların…

Feneryolu Sitesi’ni gördüm ışıklardan.. araçlardan bazıları yeni yola çıkıyordu.. ağaçların dal ve yapraklarını, renklerini görüyordum uzaktan.. martılar dolaşıyordu evlerin çatılarında…

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

SANAT TASARIM GAZETESİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin