Ressam-Heykeltraş BİLTER ANİ Hakkında

Ümit Gezgin

Geçenlerde Bilter Ani’yle tesadüfen Caddebostan Beltur Cafe’de tanıştım. Daha doğrusu o benimle tanıştı.

Bilter Ani’nin yaptığı resimler

Resim çiziyor, boyuyordum. Yanımda da kitaplarım vardı ve resim kurusun diye beklerken de kitaplarımdan birini okumaya daldım.. Başımda beyaz uzun saçlı, beyaz sakallı ve kulağı küpeli, kalın camlı gözlüklü, beyaz elbiseler içinde yaşı seksene dayanmış biri bitti..

Ben Bilter Ani.. Meşhur Ressam-Heykeltraş’ın.. Sizi gördüm de resim çizerken, kitap okurken.. Bu kadar kalabalık içinde kendi dünyasında, herkesten uzak, dalıp gitmişsiniz.. Sanatçı karakteri de zaten böyledir, herkesten uzakta kalmak, durmak.. Tebrik ediyorum sizi, dedi..

Ben doğrusu Bilter Ani’yi tanımıyordum. Tebrik ederim sizi, dedim. Ne diyebilirim ki.. Tanıdığım insanlardan değildi.. Herhalde amatör ruhla, eğitimini almadan yoluna devam edenlerden biriydi.. Nitekim telefonundan yaptıklarını göstermeye başlayınca anladım amatörlüğünü.. Daha doğrusu amatör sanat yapan, ama profesyonelce bunları pazarlayarak satan biri olduğunu… Yaptıkları özgün değildi. Doğrusu da sanat değildi.. Yoksa bu eğitimle ilgili de değildi.. Nice kendini yetiştirmiş özgün sanatçı var sanat dünyasında ve çevremizde.. O gayretliydi. Yoğun çaba gösteriyordu. Sadece kendisi için terapi olmaktan çıkmış, para kazandığı da bir işe dönüşmüştü bu uğraşları…

Böyledir, gerçek sanatçılar kenarda kalır, amatörce bu işe soyunanlar, bu işlerden para da kazanmaya başlarlar..

Bilter Ani de böyle kişilerdendi. Ama gayretliydi.. Emekli olduktan sonra bu işe soyunduğunu ve Urla başta olmak üzere birçok yerde gerek heykel gerekse de resim yapıp sattığını söyledi..

Ne diyeyim ki.. Çok yaşasın sanat…

Bir Cevap Yazın