Fotoğraf Sanatçısı: Nurcan Azaz’dan “Kadıköy’e Dair”…

Ümit Gezgin

Fotoğraf an’ı belgeliyor.. Bazen sayfalar dolusu yazıyı, şiirin mısraları gibi, bir karede anlatıyor.. derinleştiriyor ve anlam katıyor…

Nurcan Azaz’ı yıllardır tanırım. Azimli, kararlı ve sanata gönül vermiş ve fotoğraf sanatında dünya çapında bir sanatçıya dönüşmüş bir insandır.

O adeta, fotoğrafla, kelimelerin yapamadığını, sayfaların anlatamadığı, tam dile getiremediği şeyleri yakalıyor. Bir mekana, bir çevreye, bir dünyaya, öylesi bir-iki kareyle bakıyor ki.. bütün olup biteni en derin detay ve anlamlarına kadar yakalıyor.

Bazen yüzlerce kare, mısra ve sayfa gerekiyor bir şeyi, yeri anlatmak için.. Onlardan biri de Kadıköy.. Her yönüyle övülür, yere göğe sığdırılamaz.. Nurcan Azaz, çektiği fotoğraflarla ondaki başka gerçekliği, başka hayatları ve anlamları yakalamasını çok iyi gerçekleştirmiş..

O çöplerden geçimlerini temin edecek kartonları, plastikleri, atık malzemeleri ve ıvır zıvırı toplayan çöpçü çocukları yakaladığı an’lar.. sayfalar dolusu yazı yazsanız bile, anlattıklarını dile getiremezsiniz…

Nurcan, fotoğraf karelerinin ötesinde, bir kaç satırla da şunları anlatıyor: “Kadıköy yine cıvıl cıvıl ama tabii şehrin inşaatları bitmiyor. Haldun Taner Sahnesi de tadilatta. Ara meydanlardaki oturma alanlarını kaldırmışlar; beş dakika oturup dinlenecek yer yok pahalı kafe ve restoranların dışında.. bir kısım elinde simit-su kaldırım kenarlarında.. Ben de içlerinde malum.. her şey uçmuş…”

İstanbul, Kadıköy.. Çürümüş, dağılmış yanlarının yanında.. güzelliğin, albeninin de merkezi aynı zamanda.. Acizliğin, zıtlık ve kaosun merkezinde yer aldığı kadar.. güzellik ve ulaşılmazlığın da odak noktası olarak duruyor karşımızda…

Nurcan Azaz her ikisinin de hem bilincinde, hem onları bamtelleriyle yakalamasını biliyor…

Bir Cevap Yazın