İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ağacın ardında İstanbul’u görüyordum…

Ümit Gezgin

Şiir gibiydi Üsküdar’a giderken görmüştüm İstanbul’u uzaktan.. hemen önümde ağaçlar vardı.. dal dal ayrılmış ve çiçeklenmiş, yaprakları yeşillenerek gökyüzüne uzanmıştı ve mavilik de hem Boğaz sularında iyice beliriyor hem de gökyüzü sonsuzluğuna kadar uzanıyordu…

Sonra Kız Kulesi’ni görüyordum, önümüzden de bir kız geçiyordu saçları sarı.. gökyüzünde bulutlar henüz yoktu ve dalgaları Boğaz’ın gemilere, tankerlere, yatlara, vapurlara ve motorlara çarpıyordu…

Üsküdar anacaddelerinde dolaşıyordum ve ağaç gölgeleri esnaf dükkanlarının önüne kadar uzanıyor ve esnaflar yüz yıldır orada, sabahtan akşama kadar müşteri bekliyorlar ve akşam da paralarını sayıyorlardı.. saydıkları paralar onlarda bir hoşnutluk ve güç duygusu uyandırdığı için de sabahın erken saatlerinde yine her türlü zorluğu göze alarak tezgahlarının başında duruyorlardı robotlar gibi…

İstanbul’u görmek her zaman mümkün değildi.. adaları uzaklardan, denizin içinde yüzen tankerler olarak gördüğümde daha iyi anlıyordum.. İstanbul yoktu ve onun uzantıları olan adalar, prens adaları vardı ve Bizans döneminde de bu adalar sürgün adaları olarak karşımıza çıkıyordu.. şimdi ne kadar da yakındı bu adalar.. adaların gerçekliğini ve şiirselliğini bilenler için adalar ne kadar hoştu…

İstanbul’un içinde İstanbul’u arıyordum.. türlü ağaçlar vardı ve bu ağaçların ne tür ağaçlar olduğunu ve ne işe yaradığını da bilmiyordum.. hep, her yerde ağaçlar.. özellikle Anadolu yakası ağaçlarla bezeliydi.. en çok da ıhlamur ağaçları vardı, sararan yaprakları yerleri süpürüyordu bu ağacın sonbaharda ve güzel görüntüler oluşturuyordu…

“Sayısız fırtınayla kendi ekseni etrafında döne döne büyümüş bir bodur dağ çamının ardına çökerek kendisini gözlerden saklamış, adeta görünmez hale gelmişti. Ağacın dalları dört tarafından yerlere kadar sarkıyordu. Burası günlerdir güvenli bir barınak olmuştu ona.” Wolfgang Schorlau

Ağaçları hep görüyorum.. türlü türlü, yaşayan ve çoğalan, varlığını açıktan belli eden ağaçlar ve kuşların da yuvalarını barındırıyor üzerinde.. ayrıca türlü binlerce canlı organizma da ağaçlarla birlikte yaşıyor.. böylece zamanı da aşıyor ağaçlar.. yapraklarıyla aşıyor ve en çok da ağaçları bence kargalar seviyor.. sürekli ağaç dalları ve yapraklarının arasında kargalar…

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

SANAT TASARIM GAZETESİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin