Ümit Gezgin
Hocalarla birlikte Hatice Arma’nın konuğuyduk ve yola Natulius alış veriş merkezinde buluşarak çıktık.. Ben yoğun yağmur altında Kızıltoprak’tan yola çıktım ve Söğütlüçeşme’de otobüsten indikten sonra Marmaray’la Ayrılıkçeşmesi’ne ulaştım.. ve alış veriş merkezinde de hocaları beklemek üzere, Starbucks Kafe’ye oturdum ve resim çizmeye başladım…

Az sonra Prof. Dr. Nermin Özcan Özer hocamız geldi.. O’nunla otururken, Dr. Alp Özeren ve kız arkadaşı Ayşegül Altıntaş geldiler.. birlikte, Starbucks’tan Mado’ya geçtik ve oradan da taksiye binerek Hatice Hanıma gitmek için yola çıktık.. yağmur dinmiş, kara bulutlar grileşmiş, insanlardaki yoğun telaşlar yerini hafif endişeye bırakmıştı.. bir an önce evlerine gitmek istiyorlar, başka yoğun yağışlara yakalanmak istemiyorlardı.. İstanbul’da birçok yeri su basmış, hatta Üsküdar’daki meydan sahaflar dükkanlarını yağmur suları istila etmiş, kitapların da çoğu telef olmuştu…

Taksi’den evin önünde indik.. yağmur da bardaktan boşanırcasına yeniden başladı.. Allah’tan az ıslanarak kapıya ulaştık ve Hatice hanımın evine ulaştık.. sıcak karşılamayla öpüştük, hal hatır sorduk.. kızı ve damadı, Ebru-Kenan Yüncü de oradaydı, onlar da geleceklerdi.. ayrıca Üsküdar Musiki Cemiyeti’nin müzik hocaları: Ferda-Engin Tarı da oradaydı… Güzel bir buluşmaydı.. müzik yapacak, aynı zamanda da Ayşegül’ün de doğum gününü kutlayacaktık.. ayrıca Hatice hanımın evini de ilk defa ziyaret ediyorduk.. yemekler yenilecek, çaylar kahveler içilecekti…



Masada çok güzel konulardan ve özellikle Üsküdar Musiki Cemiyeti üzerine konuştuk.. Alp hoca da zaten Üsküdar Musiki Cemiyeti üzerine doktora yapmıştı.. bunun da tarihini anlattı.. ben Hato’ya (Hatice hanıma) bir resmimi hediye ettim.. gerek Nermin hocamız ve gerekse de Alp ve Ayşegül de Hatice hanıma çeşitli hediyeler sundular..ilk kez gidiyorduk evine.. bu hediyeler de adetten olduğu için önemliydi.. adet ve ananeleri yaşatmak gerekiyordu.. her güzel şeyi yaşatmak gerektiği gibi…



Alp hoca da son yazdığı mavi kitabını Ebru ve Kenan’a hediye etti.. kitabın içeriği, müzik ve iletişim konuları hakkında kısa da olsa bilgiler verdi ve popüler müzik kültürünün toplumsal yozlaşmaya etkilerini de içeren makalelerin olduğunu, belirtti.. onlar da kitabı dikkatlice okuyacaklarını söylediler… Ayrıca Nermin hocamız da Hato’ya hediyesini takdim etti ve davet ettiği için ayrıca teşekkür de etti.. tekrar görüşmek ve sohbet etmek için mutluluk duyulacağını, belirtti…

Gitme zamanı gelmişti.. tekrar yağmur başlamadan evlere ulaşmak istiyorduk.. tekrar buluşmak ve bu sefer Ebru’ların evinde buluşmak için de ayaküstü sözleştik.. ben de dedim, sizin için de şimdiden resim yapmaya başlayayım.. giderekayak da yine Alp hoca çantalarından çeşitli hediyeler çıkarıyordu.. her birimize tek tek hediye veriyorlardı Ayşegül’le birlikte.. bizler de mahçup oluyorduk.. Alpçiğim sağol, teşekkür ederiz, ama gerek yoktu ki.. falan diyoruz ve bir yandan da Ayşegül’e Alp’in yeni evine taşınmasında, evini düzenlenmesinde yardımcı olması tavsiyelerinde bulunuyorduk… Evden ayrıldığımızda yağmur başlamamış, ama saat de dokuzu geçer olmuştu.. tekrar kendi aramızda vedalaşarak farklı yönlere hareket ettik…






İlk yorum yapan siz olun